Mücadeleyi zayıflatan etkenler
Seminerlerde Almanya’daki kadın hareketinin 1990’lı yıllara kadar kadınların hak ve talepleri dillendirmede, kadına karşı şiddet ve toplumsal cinsiyetçiliğin görünür kılınmasında önemli bir rol oynadığı dile getirildi. Toplumsal cinsiyetçilik, kadın cinayetleri, kadınların yoksullaştırılması vb. kadına karşı şiddetin sistematik olarak uygulanmasına rağmen, bu çelişkilerin sanki “kadınların bireysel başarısızlığıymış” gibi gösterilmesi, kadın mücadelesini zayıflatan bir etken olarak tespit edildi. Alman kamuoyu ve siyasetinin “kadın sorununu” ele alış tarzındaki yaklaşımının ise, “kadınlar da iktidar sahibi veya iktidar ortağı olması gerekir” şeklinde, hükümet ve şirketlerdeki yönetim mekanizmalarında kadın oranının yükseltilmesi üzerinden ön plana çıkarıldığı belirtildi. Buna karşı feminist perspektiflerin, iktidar eleştirisi üzerinden toplumsal alternatifleri ve kadınların demokratik öz örgütlenmelerini daha fazla geliştirmeye ihtiyaçları olduğu vurgulandı.
Rojava kadınlarının direnişi örnek gösterildi
Kürt kadınların bu eksende geliştirdikleri çalışmalar ve örgütlemelerin Almanya’daki feminist kadınlar açısından ilham kaynağı olduğu vurgulandı. Özellikle Rojava’daki savaş durumu ve saldırılara rağmen kadın meclis ve kurumlarının geliştirilmesinin önemli bir kazanım teşkil ettiği seminer katılımcıları tarafından dile getirilerek, Rojava’daki kadınların direnişi selamlandı.
Son bölüm tartışmalarında ise Alman kadın kurumlarının farklı göçmen kadın kurumlarıyla ortak çalışmalar yapması, kadın dayanışmasının arttırılması, kadına karşı şiddetle daha fazla mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Seminerlerin sona ermesinin ardından kadınlar için gezi ve kültürel programlar düzenlendi. Ortama dair beğenilerini ifade eden kadınlar, Ekim ayında bir buluşma daha gerçekleştirmeyi planlayarak ayrıldılar.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA/LİNZ