Çoğunluğu İstanbul’dan olan ve akademisyenlerden, çeşitli kurumlardan oluşan feminist kadınlar, bugün Qileban’da (Uludere) olacak. Qileban ziyaretleriyle ilgili gazetemize bilgi veren Doç. Dr. Ayten Alkan, Roboskî katliamının üzerinden yaklaşık 1,5 ay geçmesine rağmen, hükümetin aralarında çocukların da olduğu 34 Kürt’ün uğradığı saldırıya kayıtsız kaldığını söyledi. Alkan, devletin adeta bir ‘doğal afet’miş gibi yaklaştığını ifade ederek, en çok da bu tutumu protesto etmek için Qileban’a gideceklerini vurguladı.
‘Katliam örtbas ediliyor’
Ziyarete gidecek grubun arasında yer alan Doç. Dr. Ayten Alkan, gazetemize yaptığı açıklamada, “Sorumluların derhal bulunup, yargılanması gerekiyor. Sözde şeffaf bir soruşturma sürdürüleceği ileri sürülürken, mahkemeden çıkarılan gizlilik kararıyla katliamın örtbas edilmeye çalışılmasına öfkeliyiz” dedi.
Roboskî katliamıyla, uzun yıllardır sürdürülen savaşta bir kez daha sivil halkın hedef olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Alkan, katliamdan en yoğun olarak da kadınların etkilendiğine değindi: “Katliamın mağdurları, hayatını kaybeden -kendi deyişleriyle sınır ameleleri- Kürt köylülerinin yanı sıra, Kürt kadınlardır da. Kürt halkının, haklı taleplerle yürüttüğü mücadeleye sadece ve sadece savaş ve şiddet siyasetiyle cevap veren devlet kurumları ve hükümetler, bir halka baskı uygulamakla kalmıyor aynı zamanda Kürt kadınlara savaş politikalarının en acı sonuçlarını yaşatıyor.”
‘Savaşın sona ermesi bizlerin de çıkarına’
Doç. Dr. Ayten Alkan, Kürtlere dönük savaşın sona ermesinin, ülkedeki tüm kadınların çıkarına olduğuna da, şöyle işaret etti: “Feministler olarak, savaşın bitmesinin ve Kürt halkının haklarına kavuşmasının, yapılan katliamların sorumlularının hesap vermesinin, biz Türkiyeli ve Kürt bütün kadınların çıkarına olduğunu düşünüyoruz. Sadece Kürt halkı ve özel olarak Kürt kadınlara destek, dayanışma göstermek için değil birlikte özgürleşeceğimize inandığımız için Uludere’ye gidiyoruz. Biliyoruz ölenleri geri getirmek mümkün değil; gecikerek de olsa acıları paylaşmak ve birbirimize sözlerimizi iletebileceğimiz bir buluşma gerçekleştirmek istiyoruz.”
ALİ BARIŞ KURT/İSTANBUL