Ferman; yıkımdır, kıyımdır, açlık ve susuzluktur, acıdır, daramdır, trajedidir. Ferman Kürt çocuklarının dağlarda açlık ve susuzluktan kırılmadır, kadınların ruhsal olarak vahşice katledilmesidir...
Ferman; dönüşü asla mümkün olmayan duyguların öldürülmesi, korkunun ruhlara sinmesi, aklın ve beynin dondurulmasıdır...
Ferman; babanın tecavüze uğrayıp sonsuz acıları çekmemesi için kızlarını kendi elleriyle öldürmenin, annelerin, çocuklarının susuzluktan ölmemesi için taşlarla ezdirdiği parmaklarından akan kanı onlara içirmenin, tecavüze uğramamaları için el ele tutuşarak kendilerini uçurumlardan atan kadınların , kirlenmemek için erkek evlatlarına “beni öldür oğul, beni öldür, yoksa namusumuz kirlenir” deyip, evlatlarının kurşunlarıyla yaşamlarını yitiren annelerin kanlar içinde kalan cansız bedenlerinin en trajik halidir...
Ferman; kandır, gözyaşıdır, şiddetle yoğrulmuş yaşamdır, çöllerde, dağlarda, kışta ve yazda yalın ayakla günlerce, aylarca bıkıp usanmadan, durmadan nefes nefese bazen koşarak, bazen yürüyerek ölüm fermanının hayata geçirildiği yerden uzaklaşmaktır. Ferman çocukların çığlığı, kadınların hawarı, erkeklerin feryadıdır...
Ferman; Êzîdî Kürtler için zulümdür, talandır, yıkımdır, göçtür, çıplak ayakla dağları-taşları-ovaları-ırmakları aşmak için gece-gündüz demeden koşmaktır...
Ferman; zalimlerin, Zerdüşt’ün ocağını yıkma, kutsal eteşini söndürme, cana can katan güneşini batırma, hayat kaynağı olan toprağı zehirleme, yaşamın güvencesi, güzellik ve iyiliğin ruhu Tavusi melekin başını ezme harekatıdır...
Ferman; Dewrêşê Ebdê ve Edulê’nin özgürlük bilincini, Kürdistan’a olan sevdalarını ve Kürtlerin anlam bulduğu Çiyayê Şengalê’yi ruhsuz bırakma, kutsallığın en temiz hali olan Laleş’i virana çevirmenin en ahlaksız halidir…
Ferman ve katliamın, kırım veya Enfal’ın renkleri, halleri, tarzları, yol ve yöntemleri birbirine çok benzer ve kanlı saldırılarının değişik isimlerle adlandırılmasıdır. Kürtler için hepsi de aynıdır. Hepsinin kapsamı Kürtlerin kırımdan, katliamdan, soykırımdan geçirilmesidir. Adları ne olursa olsun hepsi de Kürtler için kandır, gözyaşıdır, cansız bedenlerdir, ruhlarının öldürülmesidir. Sürgündür, çocukların açlık ve susuzluktan yavaş yavaş, dakika dakika, hücre hücre sessizce ölmeleridir, kadınların vahşice toplu halde tecavüzden geçirilmeleridir…
Kısacası Kürtler için Ferman katliamdır, katliam kırımdır, kırım Enfal’dır, Enfal soykırımdır. Tüm bunların toplamı Şeyh Sait kırımıdır, Zilan katliamıdır, Dersim Soykırımıdır, Amûde’de 283 Kürt çocuğunun Sinema salonunda cayır cayır yakılarak katledilmesidir, Dr.Qasimlo ve bir grup arkadaşı ile kalleşçe vurulmasıdır. Güney’de Enfal ve Şengal’dır.
Ferman veya Enfal Kürt kapanıdır. Tecavüze uğramaması için annesinin ısrarı üzerine bedenindeki canı alan 42 yaşında bir erkeğin dramıdır. Tecavüze uğramasın diye iki kızı ve eşini öldürdükten sonra son kurşunu da kendine sıkan bir babanın duruşudur. Geri gönderilen iki kız kardeşinin utancından dolayı el ele tutuşarak kendilerini uçurumdan aşağıya atan iki genç Kürt kadının yaşadığı trajedidir…
Ferman ve Enfal kararını çıkartanlar, kırım ve katliamlarla, açlık ve susuzlukla Kürtleri bitireceklerini sananlar, kundaktaki bebelerinin kafalarını dipçikle ezenler, kestiği başları çocuklarının eline verip poz çektirenler bilsinler ki Kürtleri bitiremeyecek, Kürtlerin sonunu getiremeyecek, Kürtlere diz çöktüremeyecek, onları savunduğu inanç ve değerlerinden koparamayacaklardır. Her bir katliamın ardından yeniden doğacaklar, Zerdüşt’ün ocağını, güneşin ışınlarını, ayın şevkını söndüremeyecek, toprağın bereketini yok edemeyeceklerdir. Çünkü artık Kürtleri savunacak, onları koruyacak binlerce SLAV ve GENCO’ları vardır…
Ferman ya da Enfal