Doğu Kürdistanlı devrimci öğretmen Ferzad Kemanger, İran rejimi tarafından 2010 yılında idam edilmeden önce yazdığı son mektubunda, son isteğini şöyle yazmıştı:

“Hangi dili konuşuyor olursa olsun, kalbimin bir başkasının göğsünde atmasına izin verin. Tek istediğim, onun, nasırlı ellerinin kalınlığı eşitsizliklere karşı öfke kıvılcımlarını canlı tutacak bir işçinin çocuğu olmasıdır. Kalbimin, çok uzak olmayacak bir gelecekte, çocuklarının onu her sabah güzel gülümsemeleriyle selamlayacağı ve birlikte bütün neşe ve oyunları paylaşacakları bir köy öğretmeni olacak bir çocuğun göğsünde atmasına izin verin.”

İran rejimi Ferzad Kemanger’in kalbinin bir çocuğa bağışlanmasına izin vermedi belki; ama Kuzey Kürdistanlı eğitimciler ve anne-babalar, onun kalbinin yüzlerce (birgün milyonlarca) çocuğun göğsünde ve gözlerinde atması için devasa bir adım attı 2 sene önce. Kürt çocuklarına kendi anadilleriyle eğitim göreceği Ferzad Kemanger Özgür Okulu’nu kurdular Amed’de. Zaten Kemanger’in bahsettiği kalbi, “bağışlanabilecek” bir organdan ziyade “aktarılacak” bir hakikatin yeni nesillere teslim edilmesiydi muhtemelen. Ancak İran rejiminin ruh ikizi ve kan kardeşi olan Türk devleti, Ferzad Kemanger’in hatırasıyla ve kalbinin ışığı ile aydınlanan okulun kapısına mühür vurdu geçen hafta. Sebebi çok açık. İran rejimi Ferzad Kemanger’i ne için astıysa Türk devleti de Ferzad Kemanger Özgür Okulu’nu o yüzden kapattı. Diğer bir deyişle kendi çizgisi dışında ve kendine boyun eğmeyen herkese ve kesime yaptığı gibi, zor kullanarak bastırmak ve ortadan kaldırmak istedi. 

Öncesinde OHAL bahanesiyle, Kürtçe çift lehçeli yayın yapan Zarok TV, beraberinde birçok Kürt ve demokrat televizyon kanalı ve radyo istasyonu ile beraber kapatılmıştı. Binlerce Eğitim-Senli öğretmenler, savaşa karşı barışı savundukları için açığa alınmış, onlarcası tutuklanmıştı. Amed’de, Wan’da, Dersim’de ve daha birçok kentte Kürt siyasetçilere, belediyelere, kurumlara saldırılar devam ediyordu ve duracak gibi de gözükmüyordu. Ve bunların hepsi, bir sene öncesinde birçok Kürt kentinin yerle bir edilmesinin devamıydı. Aslında, kimse için şaşırtıcı değildi Ferzad Kemanger Özgür Okulu’na yönelik saldırı. Bundan önceki saldırılara karşı yeterince güçlü ve etkili bir direnç gösterilemediği için baskı rejimi hergün yeni bir hamle yaparak ilerliyor.

Peki Ferzad Kemanger Özgür Okulu tam olarak ne anlama geliyordu, önemi neydi?

Herşeyden önce, Kürt çocuklarının kendi anadilleri ile komple bir eğitim aldıkları ilk örnekti. Çocuklar burada, devlet okullarında olduğu gibi aşağılanmadan, kimlikleri ve benlikleri taktir ve destek görerek, mutlu ve güvende hissettikleri bir ortamda eğitim alıyordu. Nitelikli bir eğitim için olmazsa olmaz koşullar bunlar. Burada okul-veli ilişkisi ideal bir eğitim ortamında olması gerektiği gibiydi; Veliler okulun önemli ve önemsenen bir parçasıydı ve sadece çocuklarını getirip okula teslim eden aracılar değil, eğitimin bizzat bileşeniydi. Diğer bir deyişle, okul sadece çocukları için değil, aynı zamanda kendileri içindi. Okulun müfredatı, toplumsal cinsiyet özgürlükçü, ekolojik ve çok kültürlü bir anlayışa sahipti. 

Okulda kullanılan ders kitapları, müfredata uygun olarak ve öğretmenler tarafından hazırlanmış, öğrencilerin kendi gündelik hayatlarını yansıtan materyallerdi. Bir yıl anaokulu ve 8 yıl da ilköğretim şeklinde düşünülmüş olan okulda, çocukların kendi anadilleri olan Kurmancî dışında kademeli olarak hem Kirmanckî/Zazakî hem de İngilizce öğrenecekleri çokdilli bir eğitim öngörülmüştü. Kısacası, Kürt halkı nasıl bir nesil yetiştirmek istiyorsa ona göre bir eğitim veren bir okul kurulmuştu. Özgürlükçü, toplumsal cinsiyet duyarlı, ekolojik, çokdilli ve çok kültürlü bir nesil. 

Peki, okulun kapatılmasıyla, bu mücadeleyi başlatan eğitimciler ve ebeveynler amaçlarından vaz mı geçecek? Aksine, herkes işin daha çok başında olduklarını biliyor. Okulun ilk açıldığı gün, bunun uzun soluklu bir mücadele olduğu belliydi ve bu süreçte çok çeşitli engeller, baskılar, kesintiler olacağı biliniyordu. Şimdi yeni bir aşamaya geldi. Bundan sonra ne olacağını kestirmek çok kolay değil, zira çok fazla mikro ve makro etken var hesaba katılması gereken. Ancak şurası kesin; belli bir hedefe ulaşmak üzere yola çıkan kararlı her yolculuk amacına ulaşır. Ferzad Kemanger’in kalbi yolculuğuna devam ediyor, edecek.