Erbane kursları veren sanatçı Sosin ve erbane grubu, 16 Haziran’da Gelsenkirchen’de yapılacak olan 8. Zîlan Festivali’ne hazırlanıyor. 5 aydan beri özel olarak festivale hazırlanan Sosin ve erbane grubu, ritimleriyle İç Anadolu ve Botan yöresine ait otantik ezgileri çalıp, söyleyecek. Sanatçı Sosin ve grup çalışanları, başta kadınlar başta olmak üzere bütün Kürtleri festivale katılmaya çağırdı. 
Sanatçı Sosin çalışmalarına ilişkin şunları söyledi: “Genel anlamda 9 ay ve festivale özel de bu 5 aydır çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sadece ritimleri çalışmıyor ayrıca stran da söylüyoruz. Zîlan Festival’inde hem çalacağız hem de söyleyeceğiz.
Kadınlara çağrıda bulundu
Sosin, festivalde unutulmayla yüzyüze kalmış erbanenin ritimleriyle ve kadının rengiyle “biz de varız” diyeceklerini belirtti. Sosin, “Erbanenin duyulmayan çığlığını kadının çığlığıyla birleştirip, tüm gerici ve baskıcı zihniyete karşı duruşumuzun mesajını vereceğiz. Festival için tüm kadınlara çağrımız da; bu etkinliği sadece bir festival olarak görmeyip kadının inançlı ve kuvvetli duruşu, kadının rengi ve özellikle sanat alanında farklı ve inançlı  duruşu olarak görmeleri,  sahip çıkmaları ve yer almalarını bekliyoruz” çağrısında bulundu.

9 aydır hazırlanıyorlar
Başlangıçta 15 kişi ile festivalde sahneye çıkmayı düşündüklerini belirten Sosin, “Başlangıç için gene de az bir sayı değil ve sadece kadınlar olarak çıkacağız. Festival için 5 aydır çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kimi yerde haftada bir, kimi yerde de haftada iki kere çalışma yürütüyoruz. Sadece ritimleri çalışmıyor ayrıca stran da söylüyoruz. Zîlan Festival’inde hem çalacağız hem de söylüyeceğiz” diye konuştu. 

EVÎN AKSOY / KÖLN





‘Festivalde özgürlüğü haykıralım’


Almanya’nın Hamburg ve Lohne kentlerinde yaşayan Kürt kadınları, Zîlan Kadın Festivali’ne hazırlanıyor. Görüşlerine başvurduğumuz kadınlar, festivalin kadın kırımına karşı önemli bir cevap olduğunu belirtiyor.
Ayten Vural: Hamburg’da yaşayan Kürt kadınları olarak festival hazırlıklarımız tamamlandı. İki otobüs tutuldu. Kadın kırımına karşı verilebilecek en iyi cevap, böylesi etkinliklere katılmaktır. Onurlu ve şiddete karşı olan her kadının mutlaka festivalde olması gerekir.
Türkan Bilin: Ben de Kürdistanlı bir kadın olarak isyanımı haykırmak için festivalde olacağım. Savaşın en büyük faturası kadınlara çıkarılıyor. Ölen bizim evlatlarımız olurken kimse bizlerin acısını görmek istemiyor. Avrupa’da yaşayan bütün Kürt kadınlarına çağrım şudur; rengimizle, sesimizle özgürlük çığlığımızı bütün dünyaya haykırmak için Gelsenkirchen’de olalım.
Şükran Bitkin: Ben de bu uğurda bir evladını şehit vermiş bir anne olarak festivale katılacağım. Biz anneler artık çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Kadına karşı işlenen her cinayet insanlığa karşı işlenmiş bir cinayettir. Zîlan Festivali’nin barışa ve kardeşliğe vesile olmasını diliyorum.
Emine Tural: Festivale mutlaka kendi arkadaşlarımızı ve çevremizdeki insanları da katmalıyız. Böylesi festivaller kadının özgürleşmesi için önemli adımlardır. Emeğimizi görünür kılmak ve festivalin coşkusunu yaşamak için mutlaka orada olmalıyız.
Zozan Tural: Ben de Kürdistanlı bir genç kadın olarak festivale katılacağım. Festivale katılmamak için bence hiçbir neden olmamamalıdr. Kendimizi dört duvar arasına hapsederek sorunlarımızı çözemeyiz.
Kinem Altürk: Biz Lohne’de yaşayan Kürt kadınları festival gününü büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. Ne yazık ki bu festivale hazırlandığımız sürede bile birçok kadın şiddete maruz kalıyor. Özgürlüğe olan inancımızla mutlaka festivale katılmalı ve katılmaları için kadınlarımızı teşvik etmeliyiz.
Zeynep Ruha: Her gün binlerce kadının şiddete maruz kaldığı bir ortamda böylesi festivallerin yapılmasını çok anlamlı ve değerli buluyorum. Kadının örgütlü bir güç haline gelmesi için emeğini ortaklaştırması lazım. Festivalin coşkusuna ortak olmak için mutlaka orada olacağım. 

M. ZAHİT EKİNCİ/ HAMBURG