
Onbinlerce Kürdistanlı ve Kürt dostu, 5 Eylül Cumartesi günü 23’ncüsü yapılan geleneksel ‘Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nde bir araya geldi. ‘Özgür Önderlikle Demokratik Ulusu İnşa Edelim, Faşizme Geçit Yok’ şiyarıyla Almanya’nın Düsseldorf kentinde gerçekleşen bu yıl ki festivalde, AKP’nin katliamları kınandı ve özyönetim ile Kürt halkının, Cizre, Silvan, Varto ve Gever’de ortaya koyduğu direnişler selamlandı. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Erdoğan ve AKP’nin savaş politikalarını tırmandırarak seçimi kazanamayacaklarını vurgularken, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise 1 Kasım seçimlerinde zafer sözü verdi.
Zaman zaman yağan yağmur ve soğuk hava, katılımcıların coşkusuna engel olamadı. Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi (ABDEM) ile Navenda Civaka Demokratîk ya Kurdên Almanyayê (NAVDEM) tarafından ortaklaşa düzenlenen festivale başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinden on binlerce insan katıldı. Düsseldorf kentinde Ren nehri kenarındaki Kaiser-Wilhelm-Ring alanında gerçekleştirilen coşkulu festivale 5 Eylül Cumartesi sabahından itibaren otobüsler ve trenlerle onbinlerce insan akın akın gelmeye başladı. Çok yoğun güvenlik önlemi alan Alman polisinin değişik ülkelerden gelen 4 Kürt gencini KCK bayrakları taşıdığı nedeniyle geçici olarak gözaltına almasının dışında herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı festivalde, alanın dört bir tarafında halaya duruldu ve marşlar söylendi.
Rengarenk bir festival
Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, Hollanda, Avusturya, İsviçre olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinden onbinlerce Kürdistanlı ve dostlarının bir araya geldiği festivale, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, KNK Eşbaşkanı Tahir Kemalizade, Şengal Kurucu Meclisi Temsilcisi Hayri Mahlü, ABDEM ve DİDF Temsilcisi Yücel Özdemir ve Demokratik Güç Birliği yöneticilerininde aralarında olduğu çok sayıda şahsiyet ve siyasetçi katıldı. Yoğun yağmurun altında gerçekleşen festivalde alana, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterlerinin yanı sıra KCK, PKK, PYD, KJAR, TJK-E, HPG, YPG flamaları asıldı. Festival alanına Şervan, Ekin Wan, Erdal Nuda, Tolhildan Fırat, Harun Raman olmak üzere çeşitli tarihlerde yaşamını yitiren HPG gerillalarının posterleri asıldı.
Festival alanında Kürdistan ve Türkiye halklarının renklerini taşıyan pankartlarda yer aldı. Kürdistanî ve Türkiyeli kurum ve Alman devrimci demokrat parti ve örgütlerin açtığı standlarla kendi çalışmalarını anlattılar. Festivalde ana sahnenin yanı sıra alanda kurulan iki küçük sahnede, Kürt dengbêjler ve Kürdistanlı genç sanatçılar da sahne alarak halkla buluştu.
Festival programı çoktan başlamış olmasına rağmen Ren nehri üzerindeki köprülerden insanlar hala akın akın festival alanına gelmeye devam ediyorlardı. Saat 12:00’de Aram Tigran çocuk korosunun ‘Ey Raqip’ marşını seslendirmesiyle başlayan festivale, ulusal kıyafetleriyle katılan kadınlar sık sık slogan atarak Kuzey Kürdistan’daki öz yönetimi selamladı.
NAVDEM’den direnen Kürt halkına mesaj
Festivalin açılış konuşmasını yapan NAVDEM Eşbaşkanı Fatoş Göksungur, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın halkların birliğini esas alan pradigması doğrultusunda bu yıl ki festivali Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılar, Aleviler, Türkler, Çerkezler, Lazlar ve diğer halklara adadıklarını söyledi. Göksungur, Demokratik Ulus perpektifi doğrultusunda yapılan festival için devamla şunları söyledi: “Bu yıl 23’ncüsünü yapılan festivalde Kürdistan’da direnen halkımızı selamlıyoruz. Biz her şeye rağmen, 40 yıldır nasıl kimliğimiz, onurumuz için direndiysek, taviz vermediysek, bu seçimde de taviz vermeyeceğiz” dedi.
Şengal’den Avrupa’ya selam
Bu arada, Wuppertal’den festival öncesi yürüyüp, festival alanına gelen gençler de alanda bulunan onbinlerce kişi tarafından ‘Bijî Serok Apo’ sloganları ve zılgıtlarla karşılandılar.
Festivale Şengal’den konuk olarak katılan Şengal Kurucu Meclisi Temsilcisi Hayri Mahlü ise Kürtçe yaptığı konuşmasında, “Şengal’den sizlere direnişin ve özgürlüğün selamlarını getirdim” dedi. Şengal Katliamı’nın üzerinden bir yıl geçtiğini, bir yıl önce insanlıktan nasibini almamış canilerin Şengal üzerine saldırıp insanlarını katlettiklerini söyleyen Mahlü, “Analarımızı, bacılarımızı kaçırıp götürdüler. Binlerce Êzîdî Şengal dağında çaresiz durumda kaldı. Çocuklarımız, yaşlılarımız açlıktan öldü. Onların imdadına yetişen gerillalar oldu. YPG ve YPJ’nin yollarını açması sonucu bu insanlar kurtuldu. Onları da selamlıyoruz” dedi.
KCD-E: Son çırpınışlarıdır
KNK Eşbaşkanı Tahir Kemalizade ile PYD Eşbaşkanı Salih Müslüm ile ABDEM ve DİDF Temsilcisi Yücel Özdemir’in birer konuşma yaptığı festivalde daha sonra KCD-E Eşbaşkanı Dilşah Osman sahneye geldi.
Kürt halkının Kobanê zaferi ve Kuzey Kürdistan direnişini selamlayan Dilşah Osman, “Geçen yıl bu zamanlarda Kobanê’de DAİŞ çetelerine karşı büyük bir direniş vardı. Bir yıl aradan sonra YPG/J büyük bir direniş göstererek, Rojava ve Kobanê’de büyük zafer elde etti” diye konuştu. Türk devletinin ve başka güçlerin saldırılarına rağmen ve Kürt halkı ve özgürlükçü halkların iradesinin büyük bir zafer elde ettiğini söyleyen Osman devamla şunları söyledi: “Erdoğan ve müttefikleri son çırpınışlarını yaşıyor. Buradan tüm Avrupa’ya da sesleniyorum, hem Türkiye ile aralarındaki siyaseti gözden geçirsinler, hem de Avrupa’daki Kürt siyasetçilere, arkadaşlarımıza karşı politikalarını gözden geçirsinler.”
Onbinlerin renk cümbüşünü oluşturdukları festival alanında sürekli ‘Bijî Serok Apo’, ‘Bijî PKK’, ‘Bijî YPG’, ‘Katil Erdoğan’ sloganlarını yankılandı. Sinevizyon gösterimi coşku ve öfkesi doruğa çıkardı.
Daha sonra Koma Berxwedan ve TEV-ÇAND kadın korosu sahne aldılar. Sahneye Almanca yazılı ‘Kobanê’ye Özgürlük’ pankartı ile çıkan ICOR tugayları (Uluslararası Devrimci Partiler ve Organizasyonlar Koordinasyonu) adına Gabi Gärtner konuşmasında 48 organizasyondan üyelerin ‘Kobanê’nin yeniden inşası için dayanışma tugayları’ adıyla başlattıkları kampanyaya değindi. Dayanışma tugayları olarak Kobanê’de bir sağlık merkezinin kurulmasını kararlaştırdıklarını söyleyerek, herkesin destek vermesini istedi, ayrıca Almanya’nın PKK yasağını sonlandırması gerektiğini dile getirdi.
Muslim: İnsanlık mücadelesi veriyoruz
Festivalin konukları arasında PYD Eşbaşkanı Salih Muslim de vardı. Muslim, "Kürtler her şeye hazırlıklıdır. Kürtler Şengal’de, Kobanê’de DAİŞ çetelerine karşı direnerek, zafer kazandı. Bugün bu zaferle Rojava’da bütün halklar eşit ve özgürce birlikte yaşıyor. Biz Şengal’ın, Kobanê’nin ve Qamişlo’nun sahibiyiz. Biz Mezopotamya’nın sahibiyiz. Köklü bir tarihe sahibiz. Bizim Rojava’da savaşımız insanlık düşmanlarına karşıdır. İnsanlık mücadelesi veriyoruz" dedi. Muslim, AKP’nin Kuzey Kürdistan’daki saldırılarına ilişkin ise "AKP seçim zaferine tahammül edemedi. Onun için saldırıyor. Biz Kuzey Kürdistan’ın özerklik talebini selamlıyor ve destekliyoruz. Kürt halkı er geç özgürlüğüne kavuşacaktır her kes bunu çok iyi bilmelidir. Kürtler bugün, Ortadoğu’da özgürlük ve demokrasi mücadelesine öncülük ediyor. Bu gücünü de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın felsefesinde alıyor" ifadesini kullandı.
Yücel Özdemir de "Sayın Öcalan’ın 'silahlar sussun fikirler konuşsun' sözü tekrar devreye girmesi gerekiyor. Fikirleri olmayanlar silaha sarılmışlar. Buna karşı herkesin mücadele etmesi gerekiyor" diye konuştu.
HDP milletvekilleri katıldı
Düsseldorf’taki 23. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’ne HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile HDP milletvekilleri Mithat Sancar, Ahmet Yıdırım ve Feleknas Uca da katılarak halkı selamladı.
Demirtaş sahneye çıktığında alanın dört bir yanında ‘Bijî Serok Apo’ sloganları yükseldi. Festivalin coşkusunun doruğa çıktığı ve onbinlerce insanın dakikalarca ‘Bijî Serok Apo’ sloganlarını kesmediği alanda konuşan Demirtaş konuşmasında AKP ve Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’a yüklenerek, savaş politikalarını sert bir dille eleştirdi. Demirtaş, diasporada yaşayan Kürtlerin barışa özlemlerini selamladıklarını belirterek, “Ülkemizde kanın aktığı, savaşın dayatıldığı bir dönemden geçiyoruz. Böylesi bir ortamda barış mücadeleniz önemli ve kutsaldır. Her ne kadar fiziken uzakta olsanız da ruh ve düşünce olarak ülkenizdesiniz. Bugünkü duruşunuzda bunun ispatıdır” dedi. Cizre’deki katliamlara da dikkat çeken Demirtaş şunları söyledi: “Şu saatlerde onurlu bir direnişi ortaya koyanlar katliamlara ve savaş konseptine karşı bir bütün olarak bedenlerini siper eden Cizre, Silopi, Varto, Silvan, Şemdinli Nusaybin’e selam gönderiyorum.”
‘1 Kasım’da zafer sözü veriyoruz’
HDP’nin Türkiye partisi olduğunu belirten Selahattin Demirtaş, “Sizler nasıl yıllardır geri adım atmadıysanız biz de HDP olarak bütün baskılara karşı asla geri adım atmayacağız. HDP Türkiye’deki bütün halkların kimliğidir, bütün renklerin partisidir. Biz de bu sözü vermiş bir parti olarak 1 Kasım’da sandıklar açıldığında bir zafer sözü daha veriyoruz. 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi savaşı dayatanlara karşı özgürlük ve barıştan yana olacak olanlar bir kez daha kazanacak. 7 Haziran’da büyük bir ders verdiniz anlaşılıyor ki bundan ders çıkarmadılar. Sizlerin iradesine saygı duyacaklarına saldırıda bulundular. Yıllardır analar ağlamasın diye çözüm süreci yürütüyoruz. Ancak AKP kendi çıkarları için Kürtleri kullanmaya çalışıyor. Baktılar ki Kürtleri, Sayın Öcalan’ı kandırmak mümkün değil, bundan vazgeçip açık bir şekilde silaha sarıldılar. Sandıkta yenemediğini, savaş ile tank ve silah ile yok etmeye çalışıyor. Silvan, Varto, Cizre, Silopi, Yüksekova’da yaptıkları budur” diye konuştu.
‘Kürtler asla boyun eğmeyecekler’
Kürtlerin katliamlara boyun eğecek bir halk olmadığını AKP’nin iyi anlaması gerektiğini söyleyen Demirtaş‚ “Kürtler her yerde ve koşulda barış istiyor ve bunun mücadelesini veriyor. Anneler her yerde kan dursun diye bedenlerini siper ediyor. Kürt gençleri şehirlerde asker ve gerilla ölmesin diye bedenlerini siper ediyor. Bu halk bu kadar barışa hevesli. Böylesi bir halk karşısında bütün silahlar ve ordular çaresizdir. Bu haklı halk karşısında her kes yenilmek zorunda. Sarayın ordusu asla zafer kazanamayacak. Bizler bir kez daha savaştan medet umanın ne olduğunu göstereceğiz. Utanmadan sıkılmadan bize çağrı yapıyorlar. Kendi hallerine durumlarına bakmadan ‘HPD terör ile arasına mesafe koysun’ diyorlar. Orada da söyledim burada söylüyorum: Ey Davutoğlu ve Erdoğan ey AKP asıl siz terör ile aranız mesafe koyun DAİŞ ile mesafe koyun. Silahlara sarılan sizsiniz, bunu bırakın. DAİŞ’e silah sevkıyatları yapan sizsiniz. İlk önce bunu durdurun. Ortadoğu’da ve o barbarları ve tecavüzleri besleyen sizsiniz. Yaptıklarınızda utanın” dedi.
Türk halkına de seslenen ve Türk analarının daha çok isyan etmelerini isteyen Demirtaş, “Biz HDP ile Türkiye halkına, batısın ellerimizi uzattık. Kardeşlik elimizi uzattık. Onlarında buna cevap vermesi gerekiyor. Bu cevap Cizre’de yapılan katliama karşı İzmir’in sokaklara çıkması gerekiyor. Samsun’un Silopi’deki katliamlara tepki göstermelidir” dedi.
Festival programı sanatçılar Rojan, Grup Vardiya, Rebell müzik grubu ve Êzîdî Platformu Korosu’nun şarkıları ile devam etti.
Bayık: Savaşla seçimi kazanamazlar
Festivale görüntülü mesaj sunan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Erdoğan ve AKP’nin Kürtlere karşı yoğunlaştırdığı savaşla seçimi kazanamayacağını dile getirdi.
Kürtler ve demokratik çevrelerin HDP çatısı altındaki başarılarına da dikkat çeken Bayık, AKP’nin savaşı ve gerginliği öne çıkararak, HDP’yi geriletmeye çalıştığını ifade etti. HDP’nin tüm saldırılara rağmen parlamentoya girmesinin “Türk rejiminin sonunu getirdiğini” ifade eden Bayık, HDP’nin inkar edilen tüm kimlikleri meclise koyduğuna dikkat çekti.
Ortaya çıkan bu sonuçla Erdoğan’ın kendi kurmak istediği rejimi seçimlerle kuramayacağını anladığını ve saldırıya geçtiğini kaydeden Bayık, bu nedenle 7 Haziran seçim sonuçlarını yok sayarak, yeniden seçimlere gitme kararı aldığına işaret etti.
Bayık, “Erdoğan’ın diktatör ve faşist bir rejim dayatması, hareketimize, halkımıza ve demokrasi güçlerine bunun karşısında durma hakkını doğurdu. Bu nedenle halkımız Kürdistan’ın birçok kentinde Demokratik Özerkliği öne çıkardı. Bu faşizme, diktatörlüğe karşı direniştir. Bu demokrasi direnişidir. Eğer diktatörlüğü kendisine bir hak olarak görüyorsa, bu karşı direnmek de bizim hakkımızdır” diye ekledi.
Kobanê ve Girê Spî zaferleri ile demokrasi güçlerinin kazanımlarına dikkat çeken Bayık, Erdoğan’ın bu ilerleme karşısında DAİŞ içerisindeki uzantıları aracılığı ile Pirsûs’ta katliam yaptığını söyledi.
Kürt hareketine yönelik komploların sürdüğüne de dikkat çeken Bayık, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yapıldığı gibi hareketin öncülerine yönelik komplolar tezgahlandığını söyledi. Bayık’ın ifadeleri devamla şöyle: “Bunu da seçim propagandası yaparak, seçimleri kazanmak istediler. Bu şekilde seçimleri kazanamazlar, sonuç alamazlar. Bu taktikleri çok denediler, her denediklerinde de darbe yediler. Bu kez de büyük darbeler yiyecek. Halkımız kazanacak. Sadece kendisi için değil, Türkiye halkları ve Ortadoğu halkları için kazanacak.”
MURAT ALPAVUT/EVÎN AKSOY/ADEM KARAÇOBAN/DÜSSELDORF