Fransa’da belediye seçimlerinin önümüzdeki Pazar günü yapılacak ikinci turu sağ karşısında hezimet yaşayan sol partiler kadar Kürtler için de önemli. Zira seçimlerde belediye meclislerine girmek için Komünist Parti, Yeşiller ve Sosyalist Parti'den aday olan 15 Kürt'ten 4'ü birinci turda seçilirken geri kalan 11'i ikinci turda yarışa devam edecek.


Seçilenler kutlandı

Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu (FEYKA) farklı partilerden belediye meclis üyeliğine seçilen Seve Arpacı, Seyran Saltık, Zeliha Nesanır ve Cemile Renkliçay'a başarılar dilerken bir de çağrı yaptı.
FEYKA, 30 Mart Pazar günü gerçekleşecek olan yerel seçimlerin ikinci turunda Bobigny, Blanc Mesnil, Ville Le Bel, Trappe ve Champny, Orleans bölgelerindeki belediye meclislerine girebilmek için yarışacak olan 11 Kürt adaya destek verilmesini istedi. FEYKA açıklamasında, "Bu adaylarımızı yalnız bırakmamak gerektiğini belirtiyoruz. Kürt halkının bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz. Fransız vatandaşı olan Kürdistanlılar  mutlaka sandık başına gitmeli ve adayları için oy kullanmalıdır" dedi.

İkinci tur 30 Mart'ta

Belediye seçimlerinin birinci turunda ana muhalefetteki merkez sağ-muhafazakar eğilimli Halk Hareketi Birliği (UMP) yüzde 48, iktidardaki Sosyalist Parti yüzde 43, aşırı sağcı Ulusal Cephe (FN) ise yüzde 7 oy almıştı. Merkez sağın kaderini, merkez sol için olduğu kadar, ülkenin yükselen yeni siyasi gücü aşırı sağ eğilimli Ulusal Cephe (FN) tayin edecek. Çünkü FN, Yeşiller, Komünistler ve merkez partileri açık farkla geride bırakarak ülkenin üçüncü siyasi gücü haline geldi. Hezimete uğrayan Sosyalist Parti ise ikinci turda Yeşiller Partisi ve Komünist Parti ile ittifak yapmak durumunda.

Ha Sarkozy ha Hollande

Belediye seçimlerinin ikinci turundan çıkan sonuç ne olursa olsun Fransız siyasi yaşamında parametreler değişiyor. Uzmanlar, ülkede iki kutuplu politik sistemin yerini sağ, sol ve aşırı sağ olmak üzere, üç partili bir yapıya bırakmaya başladığına dikkat çekiyor. Ayrıca Fransa’nın genel olarak AB politikalarında kayma yaşanabileceği savunuluyor. Özellikle Hollande iktidarında Türkiye'nin AB adaylığına yönelik yumuşak bir söylem tutturan Fransa yönetiminin, FN'nin Mayıs’ta Avrupa Parlementosu seçimlerinden başarıyla çıkması halinde sertleşebileceği belirtiliyor. Zira Sarkozy döneminde iki ülke arasında gerilen ilişkiler, Hollande iktidarında yerini ekonomik, istihbarat ve siyasi alanda daha fazla işbirliğine bıraktı. Ancak hem Sarkozy hem Hollande Kürt karşıtı politika yürüttüler. Sarkozy döneminde Kürtler kriminalize edilerek soruşturmalardan geçirilip, hapse atılırken, Hollande döneminde Paris'in ortasında 3 Kürt siyasetçi katledildi. 2013’ün Ocak ayında Paris'te katledilen Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan'ın katliam soruşturmasında Fransız makamları da Türkiye'dekiler gibi "3 maymunları" oynuyor. İki ülkede yürütülen soruşturmalarda arada geçen iki yıla rağmen sonuç alınmış değil. Soruşturma safhasının ne durumda olduğu konusunda ne katledilen Kürt siyasetçilerin ailesi ve avukatlarına ne de kamuoyuna açıklama yapılmıyor. Kürt kadınların her Çarşamba "Adalet istiyoruz" sloganıyla yaptıkları 3 siyasetçinin katledildiği yerde yaptıkları gösterilerde yasaklanmaya çalışılıyor. 

HABER MERKEZİ