ZABEL MİRKAN

Filistinli feminist Milletvekili Halide Cerrar, 2015’in Nisan ayında İsrail tarafından gözaltına alındı ve herhangi bir ceza verilmeden tutuklu kaldı. Cerrar’ın ya yargılanması ya da serbest bırakılması için uluslararası baskıyla karşılaşan İsrail Askeri Mahkemesi, Cerrar’ı Filistin Meclisi’nde yaptığı siyasi çalışmaları bahane ederek 12 ayrı suçla yargılamak istedi. Uluslararası çağrılara rağmen Cerrar suçlu bulundu ve 15 ay İsrail cezaevinde hapse mahkûm edildi. Ayrıca beş yıl şartlı tahliye ve 2 bin 600 dolarlık para cezası aldı.

‘Bu adalet değildir’

“Bence mahkemede yapılan ayıptı” diyen Cerrar şunları kaydetti: “Bana karşı yapılan suçlamalar Filistinli mahkûmlara destek için yer aldığım eylemlerle bağlantılı. Mahkûmları ziyaret ediyordum, üniversitelerdeki öğrenci etkinliklerini ziyaret ediyordum, bir meclis üyesi için normal bir şeydir bu. Sonuç olarak bir askeri mahkemeydi ve adalet o tür mahkemelerde nasıl işliyorsa öyleydi –hele de işgal altındaysan– bu adalet değildir.” Cerrar, 3 Haziran’da hapishanenin kalabalık olması sebebiyle bir ay erken serbest bırakıldı. Şimdi ise yeniden hapse gönderilmesi isteniyor.

Askeri mahkeme tutukluluğunun 4 ay daha uzatılmasına karar verdi ve bu karar 2 Temmuz’da onaylanacak. Cerrar idari tutuklu. İdari tutukluluk ise İsrail’e özgü bir uygulama. Üzerine atılı herhangi bir suçlama ve yürütülen bir yargılama olmamasına karşın tutuklanabiliyor Filistinliler.

13 yaşından bu yana direniyor

Cerrar, Birzeit Universitesi’nde ‘İnsan Hakları ve Demokrasi’ başlıklı yüksek lisansına devam ederken İsrail güçleri tarafından 8 Mart 1989’da ilk defa tutuklandı. Tutuklanma gerekçesi ise Dünya Kadınlar Günü eylemine katılmak. Halide Cerrar, yine mahkûm haklarını savunduğu için İsrail cezaevinde bir ay kaldı. Cerrar, daha sonra Batı Şeria’da bulunan Addameer adlı Filistinli mahkûm haklarını savunan grubun yöneticisi oldu. 2006’da milletvekili olarak seçildi ve daha sonra meclisin mahkûmlar komitesini yönetti. Meclisteki temsilciliği kapsamında cinsiyet eşitliği, mahkûm hakları için ve Filistin idaresinde demokratik bir sürece dönebilmek için çalışıyor. İsrail devletini Uluslararası Suç Mahkemesi’ne taşıyan harekete öncülük etmiş, Filistin’i Avrupa Konseyi’nde temsil ediyor ve Addammer’in yönetim kurulu üyesi ve tekrar hapishaneye girme ihtimaline rağmen geri durmaya niyeti yok. Üzerindeki kırmızı tişörtte de yazdığı gibi ‘Ölürüz ama eğilmeyiz’ şiarıyla 13 yaşından bu yana Batı Şeria’daki işgale ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine direniyor.

* Haber, BDS Türkiye’de yayınlanan Halide Cerrar röportajından derlenmiştir.