
Aram Tigran jest yaptı
Filmin, Almanya ve Fransa'dan destek almasına karşın Türkiye'den destek alınamadığını ifade eden yönetmen Karabey ise "Sonuçta bu film ortak bir film ve dışarıda gösterildiğinde menşeinin belli olması için Türkiye'nin de destek sunması gerekiyor. Destek gelmeyince, halkımıza başvurduk. Destek anlamında biletlerin ön satışına başladık. Aram Tigran Konservatuvarı hocaları ve öğrencileri kendi aralarında para toplayıp gönderdi. Bizim için büyük bir jest yaptılar. Biz de film tamamlandıktan sonra orada özel bir gösterim yapmayı düşünüyoruz" dedi.
Filme politik yaklaşıyorlar
Kültür Bakanlığı Sinema Destekleme Kurulu'nun şeffaf incelemelerde bulunmadığını ifade eden yönetmen Karabey, şunları aktardı: "Filmler kuruldan sanatsal ve teknik yönleri göze alınarak incelenmiyor. Tamamen filme karşı politik yaklaşılarak bir nevi sansür uygulanıyor. Daha önceden Kültür Bakanlığı, Gitmek, Sonbahar benzeri filmlere destek sundu. Ancak kurul kimi zaman bu durumu manipüle ederek siyasi kararlar veriyor. Almanya ve Fransa gibi filmlerin sanatsal ve teknik olarak değerlendiren kurullardan geçen bir filme buradan destek çıkmaması düşündürücüdür. Sonucun filmin konusuna ilişkin olduğunu düşünüyoruz. Bu sinemanın uzun vadede gelişmesini engelleyecek bir adımdır."
Sansürden kurtuluyor
Sinemaseverlerin "http://www.indiegogo.com/projects/sesime-gel-come-to-my-voice-were-denge-min/x/3352812" isimli site üzerinden destek sunabileceklerini belirten Karabey, "Siz de bize bu son adımı atmamızda yardımcı olarak bu maceranın bir parçası olabilirsiniz. Ama daha önemlisi yeni bir yöntemin önü açılacak sizin de izlemek istediğiniz sansürsüz hiçbir baskıya uğramadan sizin sayenizde sinemaya ulaşmayı sağlayacak. Bize burada belirtilen biçimler dışında destek olabileceğinizi düşünüyorsanız eğer bizimle doğrudan iletişime geçebilirsiniz: hkarabey@asifilm.com" şeklinde konuştu.
Asıl olan barış süreci
Filmin barışa katkı sunabilecek bir proje olduğunu ve ne yazık ki herkes tarafından bunun berraklıkla görülemediğini dile getiren Karabey, "Kesinlikle bu film barışa bir katkı sunacak ama belli ki, bunu herkes aynı berraklıkta göremiyor. Üstelik ben bu filmi 4 yıldır çekmeye çalışıyorum. Çatışmaların en yoğun olduğu dönemde çekimleri bitirdik. Ben devletin içinde herkesin aynı oranda bu süreci kabullendiğini düşünmüyorum. Bence asıl olan barış sürecidir. O kesintiye uğramasın yeter. Varsın filmimiz desteklenmesin" diye belirtti.
Berfe ve Jiyan'ın hikayesi
Kürdistan'ın karlı bir dağ köyünde yaşayan yaşlı bir kadın Berfe ve onun torunu Jiyan kendilerini büyük bir sıkıntının ortasında bulurlar. Kadının oğlu, diğerinin de babası ve evin tek erkeği olan Temo köydeki diğer erkeklerle birlikte silah sakladıkları iddiasıyla askerler tarafından gözaltına alınır. Aileleri sakladıkları iddia edilen silahları getirip teslim etmedikçe tutuklananlar serbest bırakılmayacaktır. Ama Berfe ve Jiyan'ın esas sıkıntısı şudur; bu iki masum kadının ne ellerinde silah vardır ne de bildikleri bir yerden silah edinebilirler. Bütün umutsuzluğa rağmen bu iki kadın bir silah bulup sevdikleri Temo'yu kurtarmak için yollara düşerler.
DİCLE MÜFTÜOÐLU/DİHA/AMED