
Almanya'ya geldikten sonra ilk işi 'Durmaz' olan soyadını, 'Melke' olarak değiştirmek olmuş. Tarihi yakından takip eden ve çok okuduğunu belirten Melke'nin evinde, Mezopotamya'nın tarihini anlatan sanat eserlerini görmek mümkün. Almanya'nın Gütersloh kentinde yaşayan Melke ile kendi evinde sohbet etme imkanını bulduk.
Fırçayla Mezopotamya
Resimle ilk olarak nasıl tanıştığını sorduğumuz Melke şunları söyledi: "1976'dan beri Almanya'da yaşıyorum. Resim yapmaya çocukluğumdan bu yana ilgim var. Babam bıçakla ilgili her şey yapardı. Atölyesi vardı. Ben onun zanaatından çok şey öğrendim. Aynı zamanda heykel de yapardık. Taştan, ağaçtan heykeller yapardık. Böylece resme ilgim başladı. Herşeyin resmini yapardım. Büyüdükçe sevdalandım resme. Hele bir de Mezopotamya gibi bir coğrafyada büyüdükçe tarihi öğrendikçe sevdam daha da büyüdü. Sanat insanın kanında vardır. Mezopotamya medeniyetin beşiğidir. Sanat burada başladı." Çok iyi Kürtçe konuşan ve ülke hasretinin çizdiği resimlere de yansıdığını söyleyen Melke "Ülkemizi yaktılar, yıktılar, insanları katlettiler" derken, kardeşinin de yakılarak öldürüldüğünü öğreniyoruz kendisinden. Melke hüzünlü bir dille sürdürüyor konuşmasını: "Ben Almanya'ya geldikten sonra ülke hasreti daha da derinleşti. Evlere nasıl saldırıyorlar? Nasıl yakıyorlar? Nasıl yere atıp öldürüyorlar? Ben oradayken kardeşimi öldürdüler. Kardeşim Midyad ile Xerabiya Köyü arasında dolmuşçuluk yapardı. 1993 yılında Lata Keşo denen noktada içinde bulunan Kürt Êzîdî 11 yolcusu ile birlikte dolmuşunu ve kendisini yakarak öldürdüler. Tam bu tabloyu ve Mezopotamya topraklarında yapılanları fırçamla anlatmaya çalıştığım resimlerim de var."
Her göçmenlik bir ölümdür
Yerinden kalkarak bir çırpıda yaptığı resimleri ve fotoğraflarını bir bir göstermeye başlıyor Şerro Melke. Resimlerinde Mezopotamya'nın tüm renklerini, yaşam figürlerini bez üzerine fırçası ile hayat verdiğini söyleyerek çizdiği Gılgameş, Zerdüşt, Ermeni ve Asuri Katliamları, ilk silah, Asur Kralları'nın resimleri ve resimlerde hangi konuları işlediğini paylaşıyor bizimle. Ressam "Resimlerimde ülke hasreti, Mezopotamya tarihi, barış, savaş, müzik, liderlik, sanat, dini motifler, kadın, doğa, katliam konularını görebilirsiniz. Kısacası Mezopotamya'da ne yaşanmışsa çizmek istiyorum. Mesela şu an göçmen olarak buralarda yaşıyoruz. Özellikle Avrupa'nın bizleri nasıl kıskacına alarak öldürdüğünü işliyorum. Bu nedenle daha önce söylediğim bir cümleyi sizinle de paylaşmak istiyorum: Her göçmenlik bir ölümdür. Memleket, insanın anasıdır. Kimse anasını bırakamaz. Hiçbir şeyle değişemez. Göçmenlik üzerine çizdiğim resimlerim çalışmalarım arasında önemli bir yer tutuyor" diyor.
Amed, Nisêbîn, Mêrdîn gibi Kürdistan kentlerinde, Almanya ve İsveç'in değişik kentlerinde resim sergileri açan Şerro Melke, sergilerine büyük ilginin olduğunu söylüyor.
Resimsiz yaşanmıyor
Bir yandan resme olan sevdasını ve ilgisini anlatıyor, bir yandan da resimlerindeki figürlerin anlamını anlatıyor Melke: " Bir insanın hedefi ve lideri yoksa o insan yeryüzünde bitmiştir. Benim de bir hedefim var. Ben ölümden korkmuyorum. Ama fırçamı alıp düşmana karşı resim çizememekten korkuyorum. Gece uyurken kağıt kalem başucumdadır. Aklıma bir şey geldiğinde saat kaç olursa olsun kalkıp çizerim. Artık öyle bir hale gelmişim ki resimsiz yaşayamam." Peki sanatçı nasıl bir çizgide olmalı? sorusuna ise Asuri sanatçı Şerro Melke, "Bir sanatçı dürüst olmalı. Bugün gerçek sanat insanları ya tutuklu, ya sürgün ya da sindirilmiştir. Mesela gerçekleri yazanlar hapse atılıyor. O yüzden sanatçı gerçeklerden taviz vermemelidir. Tarihte katliam yapanlar bugün özür dilemelidir. Zihniyet değişmelidir.
Mezopotamya'da Öcalan'ın rolü
Bir ressam olarak bundan 30 yıl öncesi ile bugünkü Mezopotamya arasında çok büyük değişimlerin olduğunu belirten Şerro Melke, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın rolüne değinerek şöyle konuşuyor: "Topraklarımız hiç güzel gün görmedi. Hep kan, savaş, meydan muharebeleri ile yaşamış tarihte. Bizans, Roma, Osmanlı, Abbasiler, Araplar geldi geçti topraklarımızdan. Kan içinde kaldı hep. Yıllar önce tüm halklarla komşuyduk. Sistemler bizi birbirimize kırdırdı. Katlettirdi. Ama her şey Öcalan'ın gelmesiyle değişti. Öcalan sadece Kürtlerin haklarını istemiyor. Ama Öcalan tüm Mezopotamya halkları için hak verilmesini, tüm halkların barış içinde yaşamasını, kardeşliğin ebedi temellerde kurulmasını istiyor ve mücadele ediyor. İnsanlarımız bunları görmeli. Mezopotamya halkları, Öcalan'ın değerini iyi bilmelidir."
Sanata ilgi
Şerro Melke resmin yanında küçük heykeller de yapıyor. Asuri ressam Şerro Melke'nin Kürdistan'a ve Mezopotamya halklarına bir de çağrısı var: "Tarihe, sanata ilginin yeterli olmadığını görmek beni üzüyor. Yaptığım her resim benim evladım gibidir. Onları çok seviyorum. Bir resmim bir şehirde olduğu zaman bir evladım orada var diyorum. Şu an Almanya'nın Gütersloh kentinde sergim var. Nisêbîn'de sergim var. Kürdistan'ın neresinden davet gelirse orada sergi açmaya hazırım. Önümüzdeki süreçte İstanbul, Êlîh, Cizîr ve Paris'te sergilerim açılacak."
Kandil özlemi
Şerro Melke'nin en büyük özlemlerinden biri Kürdistan gerillalarının yanına gitmek. Şerro Melke bu özlemini şöyle dile getiriyor "Her gün onlarla yaşıyorum. En büyük hayalim bir gün Kandil'e gidip oralarda gerillaları görmek ve o dağların resmini yapmaktır. Onlar insanlık için canlarını feda ediyorlar. Yaşamları benim için çok kıymetlidir. Bu vesile ile bugüne kadar şehit düşen gerillaları saygı ile anıyorum."
MURAT MANG/GÜTERSLOH