Daha çok şeyler söyler, yazar, çizeriz. Dil dökümü değil; yanan yüreğimiz, acımızdır. Ben de bir birey olarak hüznümü, aldığım yaranın ağırlık ve derinliğince yansıtacağım.
23 Ekim 2011 Pazar günü, Van’dan Tokat T Tipi Cezaevi’ne sürgünümüzün henüz beşinci günüydü. İçte bir sıkıntı, ukde tepkidir. Saatler, öğleden sonra 13:00. Televizyon karşısında haberleri izler dinlerken, ekranda 13:40 civarı "son dakika” haberi, olarak Van depremini gördük. Donakaldık, aklımız hep Van’da. Ailelerimizden tüm insanlarımıza dek düşünmeye başladık. Dakikalar ilerledi. Ayrıntılar çıkmaya başladı. Saatler geçtikçe ayrıntılar çoğalmaya başladı. Televizyon haberleri doyurmadı; merak-telaş arttı hepimizde. Telefon açıp öğrenelim diyoruz ama malum hapishanedeyiz ve bu olmuyor. Bir ihtimaldi, talep ettik ama olmadı.
Ertesi gün pazartesi yani telefon hakkının olduğu bir gün. Telefon açtık, bir şeyler öğrendik. Üç-dört gün geçti. Televizyonu ve gazeteleriyle medyadan bir şeyler öğrenmeye devam ettik. Her öğrendiğimiz yeni haberde bir kez daha yaralandık! Biz acılarımızı bastırmaya çalışırken, bir spiker, kalkıp "Haber her ne kadar Van’dan gelse de bizi üzdü” diyebiliyor. Ardından kargo ile deprem bölgesine yardım diye gönderilen kolilerin içinden taş ve sopalar, hatta hakaret içerikli notlar da çıkıyor.
Fırsat, bilinçten yoksun birinin eline geçti mi, içindeki kini iyice körelten gözlerle yürür yansıtır; sağa sola çarpar dağıtır, yıprattı, yıkar. Değerlere karşı katliamcıdır. Yarası derin depremli halka koliyle taş gönderecek kadar zalimleşebiliyor nitekim.
Kamuoyunda "taş atan çocuklar” diye tarif edilen TMK mağduru çocukların ruh halini, demek ki hiç anlamadınız. Onların aileleri hakkında, yakılan köyleri hakkında ya hiç bilginiz yok ya da olup bitenleri umursamıyor, hatta doğru buluyorsunuz demek ki.
Sahi bu nasıl bir mantıktır. Kolilerin içine koyduğunuz Türk bayraklarıyla, deprem bölgesindeki halka hakaret edeceğinizi düşünüyorsunuz. İnsan kendi bayrağını hakaret unsuru olarak kullanabilir mi? 12 Eylül’de İstiklal Marşı’nı işkence için kullananlara benzediniz. Deprem bölgesinde yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyor ve en iyi samimi temennilerimizi iletiyoruz…
Tokat F Tipi Cezaevi