
Fişleme 2007’den beri uygulamada
ABD’deki 11 Eylül 2001 saldırılarını gerekçe gösteren zamanın Federal Hükümeti 2007 başında aldığı bir karar ile güvenlik makamlarının bilgi paylaşımına yarayacak olan ‘Antiterör Veri Tabanı’nı oluşturmuştu. Veri tabanının en önemli gerekçesi, ‘olası terör saldırılarının önlenmesi’ olarak açıklanmıştı. Şu ana kadar veri tabanında 18 bin kişiye ait bilgilerin saklandığı basında yer alan haberler arasında. Veri tabanında Almanya’da federal ve eyaletler düzeyinde iç güvenlikten sorumlu 38 birimin elindeki bilgiler bir araya getiriliyor. Veri bankasına ellerindeki bilgileri aktaran en önemli birimler polis, federal iç istihbarat teşkilatı ile eyaletlerdeki kolları, dış istihbarat teşkilatı ve askeri istihbarat. Veri bankasında güvenlik birimleri tarafından ‘şüpheli’ görülenlerin yanısıra komşularına, akrabalarına hatta iş arkadaşlarına ait verilerin de toplandığı tahmin ediliyor. Veri bankasında kişilerin isimleri, doğum tarihleri, ikametgah adreslerinin yanı sıra banka bilgileri, telekomünikasyon bağlantıları, dini aidiyetleri ve özel becerileri gibi bilgiler de bulunuyor.
Anayasa Mahkemesi haklarında bilgi toplanan kişilerin sadece şüphelilerin değil, suçsuz tanıdıklarının da olmasını anayasaya aykırı buldu. Mahkeme, veri tabanında sadece ‘istekli olduğu tahmin edilen şüphelilerin’ yer almasının gerekli olduğunu ve hükümetin bu durumu 2014’e kadar düzeltmesi gerektiğini belirtti.
Jelpke: Fişlemeye anayasal teminat
Sol Parti milletvekili Ulla Jelpke konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Anayasa Mahkemesi kendi koyduğu kriterlerin gerisine düşmeye devam ediyor. Polis teşkilatı ile gizli servislerin ayrılığı ilkesi bu veri tabanında tamamen kaldırılmış durumda ve mahkeme bu durumu onayladı“ dedi. Jelpke, mahkemenin anayasaya aykırı bulduğu uygulamaların 31 Aralık 2014’e kadar devam etmesinde bir beis görmemesini eleştirerek, “Anayasaya aykırı fişlemelere anayasal güvence verilmiş oldu” diye konuştu.
Neskovic: Hükümete anayasayı çiğneme izni verildi
Eski Anayasa Mahkemesi hakimlerinden bağımsız milletvekili Wolfgang Neskovic ise, “Federal Anayasa Mahkemesi sadece detaylarda bazı değişiklikler isteyerek, yürütmenin açıkça anayasayı çiğnemesine izin vermeye alıştı” diyerek, mahkeme kararını eleştirdi.
Uzmanlar: Karar hayli sorunlu
Anayasa hukuku uzmanları arasında karar “hayli sorunlu” olarak nitelendirilmekte. Uzmanlar, mahkemenin yasada yer alan detayların yasa koyucu tarafından değil, bizzat gizli servisler ve veri tabanını kullanan güvenlik güçleri tarafından ‘düzeltilmesini’ beklemenin, gerçekleri göz ardı etmek anlamına geldiği vurguluyorlar.
Çakır: Karar polis devletine destektir
Yazarlarımızdan Murat Çakır gazetemize yaptığı değerlendirmede, kararı eleştirerek şöyle dedi: “Anayasa Mahkemesi’nin bir burjuva hukuk organı olduğunu unutmamalıyız. Her ne kadar demokratik hukuk devletinden bahsetsek de egemen hukuk egemen sınıfın hukukudur ve mahkeme de burjuva devlet aklının çerçevesinde kararlarını almaktadır. Antiterör Veri Tabanı Yasası tamamen siyasi bir tanımlama olan ‘terörizm’ tanımına dayanmaktadır. Mahkeme, devlet aklının bu tanımına uygun olarak kişisel bilgilerin korunması, kuvvetler ayrılığı, sanık ve şüphelilerin haklarının korunması ilkeleri gibi Federal Anayasa’da korunan ilkeleri çiğneyerek, Alman devletinin uzun vadeli dış politikasına anayasal güvence getirmektedir. Anayasa Mahkemesi, Almanya’nın otoriter polis ve güvenlik devletine dönüşümüne bu şekilde destek çıkmaktadır. Alınan kararın asıl sorunlu olan yönü budur.”
HABER MERKEZİ