Flormar fabrikası önünde haklarını almak için 135 gündür eylemde olan kadınlar, mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde (GOSB) yer alan Flormar Kozmetik Firması’nda çalışan 132 işçi, Türkiye Petrol Kimya Lastik İşçileri Sendikası’na (Petrol-İş) üye oldukları için işten çıkarıldı. Hakların talep etmek için 15 Mayıs’ta fabrika önünde eylem başlatan kadın işçiler, 135 gündür eylemde. Sabah saat 09.00’dan akşam 17.30’a kadar işe gider gibi fabrika önünde eylem yapan kadınlar, hem evde hem de direnişte yaşadıkları sıkıntıları anlattı.
Flormar işçisi Zuhal Ertaş, 3 buçuk yıldır Flormar’da çalıştığını belirterek, şunları paylaştı: “İçeride zorlu durumlar vardı. İş güvenliğimiz tehlikedeydi. Ben maskara bölümünde çalışıyordum. Havada kazanlar vardı. Bir keresinde patlama olayı yaşadık. İş kazası geçirdim. Bir şey olmadı ama çok tehlikeliydi. Bazı maskaralar çıkmadığı için aseton ve alkol kullanmak zorunda kalıyorduk. Kalıplar sıkıntı oluyordu. Ellerimiz sıkışıyordu. İş kazaları çok olmaya başlıyordu bu sefer. Haksızlıklar ve para sıkıntılarından kaynaklı sendikalı olmaya karar verdik. Sendikalı olunca da bizi işten çıkarttılar. O günden bu yana da burada direniş alanındayız.”
Eşini trafik kazasında kaybeden Ertaş, “Şu sıralar hayatım direnişle geçiyor. Hem iş yerinde hem de hayata karşı direniyorum. 2 çocuk annesiyim. Çocuklarımdan biri 6’ncı diğeri ise 8’inci sınıfa geçti. 8’inci sınıfa giden çocuğumu kursa göndermem gerekiyor. Bir sürü okul masrafı var. Bu yüzden maddi anlamda zorluk çekiyorum. Fakat hayatın bir gerçeği de var. Mücadele etmeden hiçbir şey başarılmaz. Hem çocuklarımın geleceği için hem de kendi hayatım için burada direnmek benim için önemli” ifadelerini kullandı.
Haklarını alana kadar fabrika önünde direnmeye devam edeceklerini belirten Ertaş, “Havalar soğumaya başladı. Bu yüzden işimiz biraz daha zorlaşacak. Ama bunun da üstesinden geleceğimizi umuyorum. Sendikamızın da bu konuda elinden geleni yapacağını düşünüyorum” diye konuştu. Direnmenin kendisine çok şey kattığını söyleyen Ertaş, şöyle devam etti: “Çok cesaretli bir insan değildim. Cesaretimi toplamaya başladım. Bu mücadele yaşlansam bile unutmayacağım bir anı olacak benim hayatımda. Torunlarım olursa da onlara anlatacağım en güzel hayat deneyimim bu olacak. Yaşadığımız şu dünyada haksızlığa uğradığımız her yerde dimdik durabilmeliyiz. Amacımıza ulaşabilmek için elimizden gelen her türlü mücadeleyi verebilmeliyiz.”
Bir diğer Flormar işçisi Sultan Kılıç da sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkarıldığını ve 9 yıllık emeğinin karşılığını bu şekilde aldığını söyledi. Eşinden ayrılan ve iki çocuk annesi olan Kılıç, “Burada direnmek bizi maddi anlamda zorluyor. Çocukların ihtiyacı oluyor. Karşılayamıyorsun. Daha küçük oğlumun formaları eksik bir tanesini alabildik ancak. Ama bir şekilde yürütüyoruz. Büyük oğlum üniversiteye gidiyor. Onun masrafları daha yüksek ama burada da kendi hakkımızı savunuyoruz. Anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Onlara kötü bir şey yapmadık. Zarar vermedik. Sürekli biz onlara kazandırdık. Onların cebi doldu. Biz hiçbir şey alamadık. Bizim verdiğimiz emeklere karşılık olarak bizi dışarıya attılar. Hakkımızı alacağız” dedi.
3Sendikalı olmadan önce haklarından bihaber olduğuna işaret eden Kılıç, “Buraya çıktıktan sonra çok şey öğrendik. Haksızlığı, hukuksuzluğu ve daha sonra kendi hakkımızı nasıl savunacağımızı öğrendik. Burada bir aile olduk. Hiç tanımadığımız iş arkadaşlarımızla kardeş gibi olduk. Birbirimize kenetlendik. Burada olduğum için mutluyum. Bence herkes kendi hakkını savunmalı. Hele de kadınlar buna daha çok önem vermeliler” şeklinde konuştu.
Flormar’da 2017’de kendi isteğiyle ayrılan ve bir yaşındaki çocuğuyla arkadaşlarına destek vermek için fabrika önüne gelen Kübra Taşer ise “Arkadaşlarım sonuna kadar haklılar ve ben de bu yüzden onların yanındayım” dedi.
İSTANBUL