
Meclis Milli Savunma Komisyonu’nda AKP, CHP ve MHP ittifakıyla geçen “Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı“ Genel Kurulu’a sevk edildi. AKP hükümeti Kürdistan kentlerine yığdığı asker ve polis sayısında artışa gidiyor. Hali hazırda bölgede binlerce polis ve jandarma özel harekatçı bulunduran hükümet, polis ve özel harekatçı sayısını 40 bine çıkarmayı amaçlıyor. Sayıları 7 bin 800 olan Polis Özel Harekatçıların (PÖH) sayısı hızla 12 bin 800’e çıkarıldı. Ayrıca 4 bin Özel Harekat Polisi de eğitime alındı. Bunların da eklenmesiyle yılsonunda PÖH sayısı 17 bine ulaşacak ve yeni eğitimlerle bu sayı 20 bine çıkarılacak.
12 bin 500 olan Jandarma Özel Harekat (JÖH) sayısı ise 13 bin 500’e çıktı. 4 bin JÖH’ün katılımıyla yılsonu 17 bin 500 kişiye çıkarılırken bu sayı da 20 bine tamamlanacak.
Ayrıca Kürdistan’da tank, havan, savaş uçakları dahil her türlü ağır silah kullanan AKP hükümeti, yeni silah ve teçhizat alımları da yaptı. Edinilen bilgilere göre, 200 adet 40 mm bomba atabilen, 6 kez üst üste seri atış yapabilen tamburalı bombaatar silahı satın alındı. Yine kentlerde ve kırsalda kullanmak üzere zırhlı araçların üzerine monte edilen ve seri bomba atışı yapan MK-19 makineli bombaatarlardan da satın alındığı belirtildi. Bütün bu silahlar Kürdistan’daki yerleşim yerlerinde kullanılacak.
Fazlasıyla vahim
Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) Eşbaşkanı Rotinda Polat, ‘askere vur emri veren yasa tasarısı‘ olarak adlandırılsa da tasarının esasen bunu fazlasıyla aşan vahamette bir hükme sahip olduğu uyarısında bulundu.
‘Sokağa çıkma yasağı’ ilan edilen Kürdistan’ın il ve ilçelerindeki tüm hukuk dışı uygulamaların, o yerin mülki amiri olan valiler eliyle yapıldığını belirten Polat, buna dayanak yapılan İl İdare Kanunu üzerinde durdu. İl İdare Kanunu’na dayanılarak ‘sokağa çıkma yasağı’ ilan edilemeyeceğini ve bu kadar geniş alanlarda, milyonlarca insanı yerinden ederek aylarca süren bir kuşatmanın yapılamayacağını ifade ettiklerini söyleyen Polat, gelinen noktada İl İdare Kanunu’nun dahi hükümete yetmediğini ifade etti. Polat, “Hükümet, İl İdare Kanunu’ndaki yasal dayanağın kendisine artık yetmediğini itiraf etmiş ve başlattığı bu savaşı daha sistematik ve merkezi olarak yürütmek için yeni bir yasal dayanak arayışına girmiştir” dedi.
Eşvali gibi komutan
Hükümetin, bu tasarıyla birlikte genel kolluk kuvvetlerinin (Jandarma/polis) haricinde direk olarak Bakanlar Kurulu tarafından TSK’yi de bu savaşa dahil etmek istediğini söyleyen Polat, devamında şunları söyledi: “Yani yaklaşık 1 yıldır sınır tanımadan sürdürülen ve hukuk devleti ilkelerini yerle bir eden savaş politikalarına artık TSK de kurumsal olarak dahil olacaktır. Bu haliyle TSK’ye ciddi bir yetki devredilerek yeni bir görev alanı tanımlanmıştır. Bu tasarı yasalaşırsa illerde valilerle birlikte artık TSK personeli olan, alandaki en kıdemli komutan da karar mercii haline gelecektir.”
Darbe yasallaştırılıyor
Polat, bu haliyle hükümetin istediği bölgede istediği gibi bir yönetim uygulaması ve hukuksal rejim yaratacağını kaydederek, “Üstelik Meclis’in bunu denetlemesinin de önüne geçilmiş olacaktır. Yargı ve yasama erklerinin minimize edilerek, sadece yürütmenin söz sahibi olacağı, OHAL benzeri alanlar yaratılmak istenmektedir. Bir anlamda darbe dönemi uygulamalarını yasal hale getiren bir tasarıdan söz ediyoruz” dedi.
Toplumunu üzerine salınıyor
Yine yasa ile birlikte TSK’nin yaşanan artık hukuk dışı uygulamaların faili olarak tutulmayacağının altını çizen Polat, hükümetin TSK ve kolluk birimlerini sınırları belli olmayan bir yetkiyle donatıp toplumun üzerine saldığını ve dahil oldukları her türlü suç eylemi için de cezasızlık vaat ettiğini söyledi.
“Bu yasa tasarısının Kürt illerinde aylardır fiili olarak devam eden uygulamalara yasal bir kılıf bulmanın ötesinde bir anlama sahip değildir” diyen Polat, fiili olarak hukukun askıya alındığı günlerden geçtiklerini, bu fiili durumun yasal bir meşruiyete kavuşmasının ise hukukçular olarak kendilerini fazlasıyla kaygılandırdığını söyledi.
Dışişleri de dizayn edildi
Ahmet Davutoğlu’nu başbakanlıktan kovan Türk Cumhurbaşkanı recep T. Erdoğan, yeni başbakan, kabine ve AKP yönetimi ile valilerin ardından Dışişleri’nin de dizayn etti.
Türk Dışişleri Bakanlığı’nda yeni atamalar belli oldu. Uzun süredir Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı olan Feridun Sinirlioğlu Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği’ne atanırken, Tokyo Büyükelçiliği’ne atanacağı iddia edilen MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ismi listede yer almadı. Savaş uçağının düşürülmesi sonrası ilişkilerin kopma noktasına geldiği Rusya’da görev yapan Moskova Büyükelçisi Ümit Yardımcı’nın merkeze çekildiği atama listesine göre, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, Belgrad Büyükelçiliği’ne atandı. Yeni görevlendirmeler şöyle:
Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu: BM Daimi Temsilcisi.
Bakan Yardımcısı Naci Koru: BM Cenevre Daimi Temsilcisi.
Müsteşar Yardımcısı Murat Esenli: Roma Büyükelçisi.
Bağdat Büyükelçisi Faruk Kaymakçı: AB Daimi Temsilcisi.
Fatih Yıldız: Bağdat Büyükelçisi.
Eski Libya Büyükelçisi Ali Kema Aydın: Berlin Büyükelçisi.
Almanya Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu: Merkeze geliyor.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç: Belgrad Büyükelçisi