
9 Ocak'taki katliamın ardından tutuklanan tek katil zanlısı Ömer Güney'in Türkiye bağlantılarına ilişkin bilgiler ortaya çıkamaya devam ediyor. Güney'in Türk istihbaratı ile cinayet planları yaptığı ses kaydı ile MİT yöneticilerinin imzasını taşıyan gizli bir belgenin yayınlanması ardından, Fransa'nın Türkiye'de istediği bilgilere ilişkin belge de dün Vatan gazetesinde yayınlandı. Öge Demirkan imzalı haberde Türk makamlarına yazılan "yardım" (uluslararası istinabe) belgeye yer verildi. Paris İstinaf Mahkemesi tarafından gönderilen yazıda soruşturmanın numarasının 409/13/2 olarak geçtiği belirtiliyor. Türkiye’ye gönderilen resmi belgenin içeriğinin üç bölüme ayrıldığını yazan gazete, "İlk bölümde Güney hakkında elde edilen bilgiler paylaşılıyor. İkinci bölümde Güney’in Türkiye bağlantıları ve telefon numaraları hakkında bilgi isteniyor. Üçüncü bölümde ise Güney hakkında bazı bilgi taleplerinde bulunuyor" diye kaydetti.
Konuştuğu telefonlar
Gazeteye göre, Türkiye’ye gönderilen yazıda Güney hakkında edinilen bilgiler şöyle: “Ömer Güney’in Fransa’da kullandığı cep telefonu 06 58 46 62 20. 11 Aralık 2012 tarihine kadar en çok kullandığı hat bu. Bu telefon ile Türkiye bağlantılı 13 numara tespit edildi. NOKIA marka ve SIM kartı ihtiva etmeyen başka bir telefonu ele geçirildi, bu telefonun hafızasında başka Türk numaraları bulundu. Güney’in ikinci bir numarası daha tespit edildi: 06 69 64 75 91. Bu hat ile sadece bir Türk telefon numarası ile bağlantıya geçilmiş. O da 0 538 274 58 49. Güney’den bu iki SIM kart dışında bir de Türk şebekesine ait SIM kartı ele geçirildi. 0 538 274 58 49. Bu kart ise 3 farklı IMEI numarası olan telefondan kullanıldığı görüldü."
Kimlere ait?
Fransa'nın verdiği bu bilgilerin ardından Güney’in telefonlarından elde edilen Türk numaraları hakkında bilgi talep ediliyor. Fransız makamlarının Güney ile bağlantısı olabilecek toplam 57 numara tespit ettiğini yazan gazete, Fransız savcının Türkiye’ye, “Bu telefon numaraları kimlere ait ve fatura bilgileri nedir” diye sorduğunu belirtti.
Akrabaları hakkında bilgi
Yazının üçüncü bölümünde ise Güney ve akrabaları hakkında bilgi istendiğine dikkat çekiliyor. Katil zanlısı Güney’in anne, baba, büyükanne, büyükbaba, dayıları, teyzeleri, amcaları hakkında nüfus bilgileri istenirken, akrabalarıyla hangi sıklıkta görüştüğünü, en son görüşme tarihleri soruluyor.
Gazeteye göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bu konu hakkında çalışıyor, önümüzdeki günlerde Fransa adli makamlarının istedikleri bilgi ve belgeler gönderilecek.
Av Beştaş: Türkiye bilgi vermiyor
Gazetede çıkan bilgileri sorduğumuz BDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Av. Meral Danış Beştaş, "Fransa'da yürütülen soruşturmaya ilişkin Ömer Güney'in Türkiye'yle ilişkileri, telefon görüşmeleri, iletişim içerikleri konusunda Türkiye'nin bilgi vermediğini biliyoruz. Bu yeni bir bilgi değil" dedi. "Burada dikkat çeken başka bir tablo var" diyen Beştaş, "Vatan Gazetesi belge ele geçirdiğini iddia ediyor. Güney'in görüştüğünün tespit edildiği 57 telefon numarası var. Aslında Fransa sormadan, Türkiye'ye ait telefonları Türkiye rahatlıkla soruşturabilir. Kimlerle iletişim kurmuş, hangi sıklıkla gidip geliyor. Aile bireylerinin konumu nedir, bir bütün olarak bunların değerlendirilmesi gerekiyordu. Bu adli makamların görevi ve sorumluluğudur" dedi.
'İlk adım bu olmalıydı'
Failin devlet, devlet içi güçler olduğu kanısının çok güçlü olduğu dosyalarda her şeyin yazışmalarla olmadığını da dikkat çeken Beştaş, "Bu kadar yoğun diplomatik ilişki içinde olan iki ülke arasında bu bilgilerin bilinmediğini kim söyleyebilir? Dosyadaki gizlilikten ötürü bu talep yeni mi yoksa daha önce mi iletildi bilemiyorum. Ancak, Fransa'daki savcıda Türkiyedeki savcı da ilk araştırması gereken noktanın bu olduğunu gayet iyi biliyor. Bu onun görevi, bugüne kadar yapmamışsa, bu bir şeylerin tekrar gizlenmek, örtünmek çabası olarak görülmeli" diye konuştu.
'Bir yıl beklemeye gerek yok'
Türkiye'de faili "devlet, devlet içi güçler, paralel, kontra, JİTEM" olan dosyalarda sürekli olarak "gizliliğin" karşılarına çıktığına vurgu yapan Beştaş, "Fransa'da da bu durumun bilinmemesi mümkün değil. Fransa, Türkiye'nin soruşturmalarda nasıl bir pratik izlediğini biliyor. İlk günden itibaren biz diyoruz ki; Ömer Güney Türkiye'ye gidip gelmiştir, Türkiye'yle iletişimi var, telefon görüşmeleri var. Ve bir hukukçunun ilk aklına gelecek soru, 'kiminle görüştü, nerede görüştü, ne zaman görüştü, ne konuştu' olacaktır. Bunları araştırmak için bir yıl beklemeye gerek yok. Ama hala bu konuda adım atılamadığından ziyade bir iradi tutum var. Koruma mekanizması işliyor" diye belirtti.
'Belgelerin izi takip edilmeli'
Geçtiğimiz hafta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na dosyayla ilgili gizlilik kararının kaldırılması talebiyle başvuru yaptıklarını hatırlatan Av. Meral Danış Beştaş, "Bu katliamın arkasındaki güçlerin ortaya çıkması, açıklanması konusunda birçok başvurumuz oldu. En son ses kayıtları, MİT belgesi yansıdı. Bu konu, çok rahat bir soruşturmayla, çok kolay bir işlemle bu ortaya çıkarılabilir. Islak imzanın olduğu metin, ses kayıtlarının hangi bilgasayardan gönderildiğinin tespit edilmesi, IP numaraları tespit edilerek asıl güçlere gidilebileceğini söylüyoruz" dedi.
'Somut adım ve açıklama bekliyoruz'
"Savcılık bu konuda gerekli işlemleri yapacağını sözlü olarak beyan etti ama maalesef Türkiye'de gizli soruşturmalarda failin ortaya çıkarılması değil gizlenmesi amaçlanıyor" diyen Beştaş, şu noktalara vurgu yaptı: "Adalet Bakanı iftira diyor, MİT reddediyor ama bunun hukukta karşılığı yoktur. Bu iftira değildir demekle iftira olmuyor bir iddia. Ya da bu belge bize ait değildir demekle yok olmuyor bir belge. Onların sorumluluğu ortadan kalkmıyor. Şu anda hem Fransa'nın hem Türkiye'nin, Türkiye alt başlığında MİT ve Adalet Bakanlığı'nın bu konularda somut açıklama yapması ve arkadaki güçlere dair adım atması gerekiyor."
'Fransa ve Türkiye iyi anlaşıyor!'
"Fransa ve Türkiye bu soruşturmada bence çok iyi anlaşıyorlar. Ancak ortaya çıkarma değil çıkarmama konusunda" diyen Beştaş, "Onlar kabul etmese de, 1 yıl boyunca Ömer Güney'in Fransa istihbaratı tarafından izlendiğini biz biliyoruz. İstihbarat neden bilgilerini açıklamıyor?" diye sordu.
Avrupa'nın göbeğinde işlenen bu cinayetlerin hala arka planının açığa çıkmamış olmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını ifade eden Beştaş, "Çözüm süreci ortasında, bu suikastlarin, bu katliamların artık daha fazla faillerinin gizlenmemesi gerekiyor. Ben bilinmiyor demiyorum, istenirse birkaç yazışmayla, birkaç ifadeyle ortaya çıkartılabilecek bir şey. Bundan kaçamazlar, mutlaka ortaya çıkarmaları gerekiyor. Bu süreç daha fazla uzatılmamalı" dedi.
Fransız medyası da yazmıştı
Paris'teki soruşturmayı Fransız sorgu yargıçları Jeanne Duye ve Christophe Teissier yürütüyor. Ömer Güney'in telefon görüşmelerine ilişkin bilgiler daha önce Fransız medyasında da yayınlanmıştı. Express dergisi geçtiğimiz 9 Ocak günü yayınladığı bir haberde Ömer Güney'in Türkiye'deki alışıldık bağlantıları etrafında yoğunlaştığını belirterek şöyle diyordu: "Polisler Fransa'dan bir Türk telefon hattı üzerinden 2012'nin ikinci yarısında 214 aramayı ayrıştırdı. Bunlardan bazıları 'fonksiyonu veya kökeni belirlenmesi mümkün olmayan teknik numaralara gibi görünebilen atipik numaralara' yönleniyor. Bu numaralar klasik kişisel veya idari numara listesiyle uyuşmuyor. Olayın anahtarı Türkiye'de bir yerlerde bulunuyor."
HABER MERKEZİ