SELMA AKKAYA / PARİS


Fransa, sosyal güvenlik sistemi konusunda yarım yüzyıl, dünyaya örnek bir modele sahipti. Ta ki bir önceki Sosyalist Parti iktidarına kadar. 

1945 yılında temelleri atılan sistem, daha önce eski Cumhurbaşkanı François Hollande hükümeti, ardından da geçtiğimiz Mayıs ayından bu yana iktidarda olan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti tarafından tırpanlandı. Mevcut durumda mecliste bir komisyon aylardır sosyal güvenlik sistemi üzerine çalışma yürütüyor. Bu kez geçmişten farklı olarak köklü geriye gidişlerin olacağı sağlık bakanının basına vermiş olduğu demeçlerden anlaşılırken, yeni reform paketinin 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girmesi için komisyonun çalışmalarına hız verdiği belirtiliyor. 


3 milyar euro kesinti yapılacak

Macron hükümetinin ilk hedefi önümüzdeki yıl sosyal güvenlik alanında 3 milyar euro kesinti yapmak. Sosyal güvenlik hakkına saldırının kapsamı bu kesintiyle sınırlı değil elbet. Hastahane ödemeleri, personelde kısıtlamaya gitme, çocuk paralarında kesinti, doğum izni sürelerinin ve ödemelerinin kısıtlanması, sosyal konutlarda kalanlara ödenen kira yardımlarının kısıtlanması, işsizlik sürecinde verilen ödeme ve sürelerinin kısıtlanması gibi... Liste uzayıp gidiyor. 

Fransa, İkinci Dünya Savaşı’ndan çıktığında o güne kadar var olan sağlık, sosyal gibi alanları tek bir sosyal güvenlik sistemi (régime général) altında toplamıştı. Bu sistem o tarihten bu yana kendi içerisinde çeşitli reformlar, ekler içerse de her defasında hak gasplarına karşı geliştirilen işçi ve emekçi eylemleri sonucu sosyal güvenlik sistemleri arasında dünyada sayılı bir model olarak kendini korumayı başardı. Fransa’da özellikle 2012 yılından bu yana derinleşen neo-liberal kapitalizmin kriziyle birlikte alanda çok sayıda değişim yaşandı.  

Mevcut durumda yapılan değişimler sonucu bugün, Fransa’da kişi çalıştığında işverenlerin verdiği sosyal güvenlik primleriyle kişinin sağlık sigortasının yüzde 70’i devlet tarafından karşılanıyor. Yüzde 30’luk kısmı ise sigortalının ya kendisi ya da prim ödediği özel sigorta şirketleri tarafından karşılanıyor. Hem hastahane hem de ilaç alımı sırasında geçerli olan bu sistem çalışmayanlar için ise ücretsizdi. Aylık geliri tek başına olan sigortalı için 700’ün altında ya da aile olunca 1200 euronun altında olanlar için geçerli olan bu sistemde; yılda bir kişinin ya da kişilerin gelir durumlarının olmadığını belgeleyip sigortaya göndermesi yeterli oluyordu. Aynı sistem Fransa’ya yeni giriş yapmış oturum başvurusunda bulunan kişiler için işlemleri bitene kadar geçerliydi. İster çalışsın ister ise çalışmasın zorunlu aşılar, kronik hastalıklara dair ilaçlar ücretsiz hastaya sunuluyor. 

Genel sistem (régime général) yani hastalık sigortasını, annelik sigortasını ve genel sakatlık sigortasını kapsıyordu. 

Bu ise kendi içerisinde alt başlıklarda yaşam sigortasını, yaşlılık sigortasını, dulluk sigortasını, iş riskleri sigortasını ve aile yardımları sistemini kapsamaktadır. Bakıma muhtaçlık, aynı şekilde güvencelenmişti. İşsizlik sigortası, İş Yasası’nda ayrı olarak yer alıyor.  


Özel sektöre peşkeş çekiliyor!

Bugüne kadar mevcut sistemde var olan doktor ve diş hekimi muayenesi, diş takma, ilaçlar, yardımcı araçlar için yapılan masraflar, ameliyat masrafları, pansuman vb. laboratuvar tahlilleri, hastanede bakım, rehabilitasyon önlemleri, kürler gibi yardımlar ile hastaneye götürülme veya uzman kuruluşlara yatırma için yapılan tüm işlemlerde artık geçmişteki ödemeler yapılmayacak. Örneğin; psikiyatri servislerinde yatan hastalar için yatış ücretleri artık sosyal sigorta tarafından ödenmeyecek. Yüzde yüz kronik rahatsızlıklar için -kişi ister çalışsın ister çalışmasın- yüzde yüz sigorta tarafından karşılanıyordu. Artık aile hekiminin bu konuda verdiği raporlar geçersiz sayılırken, özel heyetlerden geçildikten sonra heyetin inisiyatifi dahilinde ödenip ödenmeyeceğine karar verilecek. 

Bugüne kadar genel baz olarak çalışanların sağlık masraflarının yüzde 70 devlet tarafından karşılanıyordu. Sigortalı bireyler ihtiyaç duyduklarında yüzde 30 için özel sigorta şirketlerine başvuruyordu. Bu durumda artık her sigortalı, aynı zamanda devletin ödemediği bütün bu başlıkları kapsayacak özel sigorta şirketlerine zorunlu olarak yönelecek ama ortalama 50 euro ile başlayan aylık primler artık özel sektör tarafından yeterli görülmeyecek. Çünkü özel sigortalar, devletin ödemeyeceğini düşünüldüğünden, aylık prim taban fiyatlarını değiştirecekleri kesin! 

Hastalık sigortası kapsamında bugüne kadar, üç günlük bir bekleme süresinden sonra ve iş-göremezliğin dördüncü gününden itibaren, ücretin yarısı tutarında günlük hastalık parası ödenmekteydi. Yeni reformda bu rakam kişinin maaşına göre değil, sosyal güvenlik kapsamında belirlenen sabit bir rakama bağlanacak. Uzun süreli bir hastalık söz konusu olduğunda ise üç yıl boyunca yapılan ödemeler artık bir yılla sınırlı tutulacak. Annelik Sigortası (assurance maternité) yani doğum izinleri, sigortası bütünüyle değişiyor.  


Macron’un hedefinde yine kadınlar var!

Fransa’da çalışan sigortalı anne sekiz haftalık bir asgari istirahat süresine uymakla yükümlü olup; doğum öncesi altıncı haftadan itibaren doğum sonrası onuncu haftaya kadar, doğum izni kullanma hakkına sahiptir. Bu istirahat süresi, üçüncü çocuktan itibaren uzayabiliyor. Annelik ücreti ise tıpkı hastalık durumunda olduğu gibi günlük ücretinin yarısı tutarındaydı. Yeni düzenlemede ise istirahat süreci hem doğum öncesi hem de doğum sonrası için kısaltılacak ve hangi maaşla çalışırsa çalışsın anneler, artık reformda ön görülen sabit bir ücrete tabi tutulacak. 

Sakatlık sigortasından yardım alabilmek için; sigortalının en az 12 ay çalışmış olması şartı bulunuyordu. Bu süre yeni reformda iki yıla çıkarılıyor. İş dışında doğuştan bulunan sakatlıklar için yapılan yardımlar ise 600 euro şeklinde verilen yardımla sınırlı olacak. 

Yaşlılık aylığı Fransa’da kural olarak, temel aylık ile zorunlu ek yaşlılık aylığından oluşmakta. Bu konuda, işçiler ile yöneticiler, kamu personeli vb. kategoriler ilgili ek bakım sandıklarına bağlıydı. 65 yaşını dolduran kişi, 40 sigorta yılından sonra, tam oranda bir yaşlılık aylığına hak kazanmaktadır. Macron bu alana da el atıyor. Özellikle kadrolu ücreti yüksek olan işçilerin işverenlerle işbirliği içerisinde yeni çalışma yasası kapsamında işlerini kaybetmesi, yeni sosyal güvenlik yasasında yapılacak değişikliklerle garantiye alınması planlanıyor. Bu durumda 25 hizmet yılının yıllık ortalamasının yüzde 50’si tutarında hesaplanan emekli maaşlarının hesaplanma yüzdeleri de değişime uğrayacak. 

Çocuk yardımları, kira yardımları, muhtaçlık durumunda eşya yardımları vb. bütün alanlarda değişime uğrayacak yeni sosyal güvenlik reformunun kapsamının tamamı açıklanmasa da açıklanan bu boyutları Fransa’yı haklar anlamında 60 yıl geriye götürdü.