
Solun tek tesellisi Paris
Sosyalist Parti, "kale" olarak nitelendirdiği birçok şehirde yerel yönetimleri sağa kaptırdı. Sosyalist Parti, ilk turdaki yenilgisinin ardından yaptığı ittifaklara rağmen, Reims, Saint-Etienne, Pau, Angers, Belfort, Narbonne, Roubaix, Tourcoing, La-Roche-sur-Yon, Brive-la-Gaillarde, Corréze gibi önemli kalelerini sağa kaptırmanın şokunu yaşıyor. Birçok merkezde üstünlüğünü kaybeden Sosyalist Parti'nin tek tesellisi ise Paris Belediyesi oldu. İspanya doğumlu Sosyalist aday Anne Hidalgo Paris Belediye Başkanı seçildi. Hidaldo, Paris'in ilk kadın belediye başkanı olacak.
UMP birinci parti
Fransa'da merkez sağdaki Halk Hareketi Birliği (UMP) Partisi lideri Jean-Francois Cope ise, partisinin seçim grafiklerinde mavi renkle temsil edilmesine atıfta bulunarak seçim sonuçlarının Fransa'da 'mavi bir dalgaya' işaret ettiğini söyledi. Sandıktan birinci parti olarak çıkan UMP, 1912'den bu yana sol partilerce yönetilen Limoges'ın yanı sıra Quimper, Saint-Etienne, Reims ve Roubaix gibi kentlerde ve kasabalarda belediye başkanlığını kazandı.
Asıl galip Ulusal Cephe
Seçimlerin asıl galibi ise üçüncü parti olan Ulusal Cephe (FN) oldu. FN, oyların yüzde 7'sini alarak uzun yıllar solun elinde olan Toulouse, Limoges ve Saint-Etienne gibi en az 10 belediyede açık ara zafere imza attı. 1200 belediye meclis üyeliği de alan Ulusal Cephe, kamuoyunun büyük çoğunluğunca tehlikeli görülüyor. Seçim sonuçlarının ardından televizyon ekranlarına çıkarak zaferini ilan eden Marie Le Pen ise, "Korkularınız gerçek oldu. Kabul etseniz de etmeseniz de zaferimizi görüyorsunuz. 3. partiyiz" dedi.
Komünist Parti de kaybetti!
Seçimlerde Sol Cephe ise iktidardaki Sosyalist Parti'nin yarattığı "sola karşı güvensizlikten" nasibini aldı. Birçok merkezde Sol Cephe'yle birlikte aday gösteren Fransa Komünist Partisi, 20 yıldır belediyecilik yaptığı kentleri sağa kaptırdı. Fransa Komünist Partisi, aldığı oyla genel seçimlerdeki başarısının da çok gerisine düştü.
Kabine değişikliği sinyali
Belediye seçimlerinde Sosyalist Parti'nin ağır bir yenilgi almasıyla ülkede hükümetle ilgili de tartışmalar başladı. Ülkedeki siyasi dengeleri sarsan yerel seçimler ardından Sosyalist Cumhurbaşkanı François Hollande'ın kabine değişikliğine gideceği konuşuluyor. Hollande'ın Başbakan Jean-Marc Ayrault'u görevden alınarak yerine İçişleri Bakanı Manuel Valls'in getireceği belirtiliyor. Yine Sosyalist Parti adına Sarkozy'ye karşı cumhurbaşkanlığı yarışında yer alan Marie Ségoléne Royal'in de Meclis dışından kabineye alınabileceği ifade ediliyor. Başbakan Ayrault da sonuçların belli olmasının ardından yaptığı açıklamada birçok seçmenin hükümetine güvenini yitirdiğini kabul etti.
Değişiklik de kurtarmaz!
Yerel seçim sonuçlarının hükümeti kabine değişikliğine götüreceği, 21 Mart'taki birinci tur sonuçlarından itibaren dillendiriliyor. Ancak vergilerin yükselmesi, küçük esnafın yaşanan krizle birlikte yok olma tehlikesiyle yüz yüze gelmesi, işsizliğin artışı gibi sorunlar, kabine değişikliğiyle giderilemeyecek büyüklükte bir kriz olarak hükümetin önünde. Sağın yükselişi, yabancı düşmanlığının körüklenmesi, krizin faturasının göçmen işçilere kesilmesi ve hükümetin vaatlerinin hiçbirini yerine getirmemesiyle pekişti. Yeni kuşakların solda kendi taleplerini bulamaması da buna eklenince, Fransa siyaset arenasında Ulusal Cephe, bir kitle partisine dönüşmüş oldu. Şimdiyse gözler hükümette. Önümüzdeki dönemde hükümetin nasıl bir politika izleyeceği, herkes açısından merak konusu.
Sağın güçlenmesi hükümetin eseri
Seçim sonuçları, her ne kadar siyasi dengeleri alt üst etmiş olsa da uzmanlar tarafından şaşırtıcı bulunmadı. Sol seçmenin sandığa bile gitmeyerek hükümetin mevcut politikasına karşı tavır geliştirdiğini vurgulayan uzmanlar, "Yoksullaşmanın yanıtı sandıktan çıktı" yorumları yaptı. UMP yöneticileri de çıktıkları televizyon programlarında Ulusal Cephe'nin yükselişini Hollande hükümetinin "politikasızlığına" bağladı. Pazar gününden itibaren seçime kilitlenen Fransız basını da seçim sonuçlarını "Sola bir tokat" gibi manşetlerle gördü.
Sendikal hareket oy kullanmadı
Yerel seçimlerden çıkan sonuçların gösterdiği en temel sonuç ise sağın artık bir kitle hareketine dönüşmüş olması oldu. Toplumun soldan umudunu kestiği ortamda demokrat ve sol geleneğe sahip sendikal tabanın, işçi hareketlerinin yaşanan kriz nedeniyle sandığa gitmemesi de Fransız solunun en büyük kaybı oldu.
Katılım yine düşük
Seçimlerin ikinci turunda da Sosyalistler halkı sandığa gitmeye ikna edemedi. Fransızların sadece yüzde 53'ü seçimlere katıldı. Bu oranla Fransa'da cumhuriyet tarihinin en düşük katılımlı seçimi yapılmış oldu. Yaklaşık 44,6 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu Fransa’da ilk turda da yaklaşık 16 milyon seçmen sandığa gitmemişti.
SELMA AKKAYA/PARİS