
Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in Fransa’nın başkenti Paris’te katledilmelerinin üzerinden 35 gün geçti. Cinayetle ilgili açılan soruşturmada Ömer Güney adlı sanığın tutuklanması dışında henüz ciddi bir ilerleme görülmüyor. Katliamdan bu yana soruşturma ile ilgili tatmin edici bilgilerin kamuoyuna açıklanmamış olması da Kürtlerin katliamın arkasındaki güçlerin gizlendiğine yönelik kaygılarını arttırıyor.
Paris Katliamı’nda dikkat çeken bir diğer nokta ise, ilk günler ‘örgüt içi infaz’ tezine sarılan Türk ve Fransız medyasının, Ömer Güney adlı baş sanığın Türk milliyetçisi geçmişinin açığa çıkmasından sonra bu tezleri terketerek, muğlak haber ve değerlendirmelere yer vermeleri.
Ömer Güney’in Türkiye seyahatleri ve son olarak Murat Şahin adlı MİT elemanının ifadeleri de Paris’teki soruşturmaya dahil oldu. Alınan bilgilere göre, Fransız yetkililer Murat Şahin'in itirafları ve verdiği bilgileri de yakından takip ediyor. Güney hakkında Türkiye'de de soruşturma açılmış olduğu belirtilse de şu ana kadar Güney'in peş peşe gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretlerinin nedeni, burada bağlantılı olduğu ilişkiler ve kimlerle görüştüğüne yönelik ne Fransa ne de Türkiye tarafından hiçbir bilgi verilmedi. Bu da Kürtlerin katliama yönelik devlet arasındaki uzlaşmayı ve gerçek güçlerin gizlendiği yönündeki endişelerini her geçen gün arttırıyor.
Soruşturma dosyası inceleniyor
Paris katliamı soruşturma dosyaları ise ailelere ve avukatlarının yanı sıra, Kürtleri savunan bazı avukatlara da iletilmiş durumda. Soruşturma sürecini değerlendiren Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu (FEYKA) Başkanı Mehmet Ülker, avukatlarının şu anda soruşturma dosyasını incelediklerini ve bilgi toplamaya çalıştıklarını kaydetti. Ülker, kendilerinin de dosya üzerinde durduklarını söyledi. Soruşturmayı yürüten Fransız yetkililerin de görüş ve bilgilerine başvurduğunu belirten Ülker, kendilerinin ve avukatlarının olabildiğince yardımcı olmaya çalıştığını ifade etti.
Bilgiler yansıtılmıyor
Katliam sonrası gelişmeleri takip eden Kürtler gibi FEYKA Başkanı Ülker de bazı konulardaki şüphelerini gizlemiyor. Ülker, Fransız yetkilileri ve avukatların katliama yönelik bilgileri paylaşmadığını vurgulayarak, “Avukatlar henüz tam olarak bilgi veremiyor. Bildiğimiz şu ki, baş zanlı olarak bilinen Ömer Güney suçu üstlenmiyor. Tabii ona isnat edilen ve medyada çıkan her ifadenin doğru olup olmadığını bilemeyiz. Manipülasyonlar olabilir. Fransız polisi mutlaka biliyor, ya soruşturmanın selameti için ya da başka nedenlerden ötürü bilgiler yansıtılmıyor.”
Fransa arkadaki güçleri biliyor
Ömer Güney’in Kürt toplumu içerisine sızdırılmış bir kişi olduğunun artık kendileri için kesin olduğunu söyleyen FEYKA Başkanı Ülker, Fransız yetkililerinin Güney'in geçmişi ve bağlantılarına ilişkin de daha çok bilgiye sahip olduğu kanısında. Ülker bu konudaki düşüncelerini de “Ömer Güney’in arkasında olanları Fransa biliyor. Paris’in ortasında olan bir şeyden bahsediyoruz. Bu siyasi bir cinayettir. Hüseyin Çelik’in ve daha katliam öncesinde Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Sakine Cansız Fransa’da demesi, biçimindeki açıklamaları tabii ki bizleri şüphelendiriyor. Yine Mehmet Ali Şahin’in ve Erdoğan’ın Almanya’ya yönelik açıklamaları da dikkate değer” ifadeleriyle açıkladı.
Kürtler aydınlatılmasını istiyor
Kürt halkının katliama yönelik tepkileri sürerken, katliamın aydınlatılması için girişimler ve eylemler de devam ediyor. Katliam ardından Avrupa ve tüm Kürdistan'da gerçekleşen ve halen devam eden protesto gösterilerinde katliamın tüm yönleriyle aydınlatılması Kürtlerin en temel talebi oldu. FEYKA Başkanı Mehmet Ülker de katliamın aydınlatılmasına yönelik umutlarını korumak istediklerine dikkat çekerek, katliamın arkasındaki güçler ortaya çıkarılarak ve kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılıncaya kadar başta Paris ve Avrupa şehirleri olmak üzere, Kürt halkının eylemlerinin devam edeceğini vurguluyor. Her Çarşamba günü katliamın yaşandığı Kürdistan Enformasyon Merkezi önünde gerçekleşen eylemlerin yanı sıra katliamın aydınlatılması talebiyle Avrupa kentlerinde düzenlenen adalet yürüyüşü ve mitinglerin de arttırılması planlanıyor.
ANF/PARİS