Fransa Gündemi
Fransa'da büyük tartışmalara neden olan "terör suçundan mahkum olanların vatandaşlık hakları ellerinden alınması"nı öngören anayasa reformu, mecliste kabul edilirken Fransa Dışişleri Bakanı görevinden ayrıldı.
İktidardaki Sosyalist Parti hükümeti tarafından hazırlanan anayasa reform paketi bütün tepkilere rağmen mecliste 162 evet (148 karşı) oyu ile onaylandı. Fransa'da doğduğu için ya da sonradan Fransız vatandaşlığını elde etmiş 'çifte vatandaş' kişileri hedef alan yasanın kapsamı da genişletilerek yasada 'çifte vatandaş' ifadesi de kaldırıldı. Mecliste 287 sandalyesi bulunan Sosyalist Parti milletvekillerinin 90'ı reform paketine karşı çıktı. 68 milletvekili oylamaya katılmadı. Cumhuriyetçiler Partisi'nden de 32 milletvekili "evet", 30 milletvekili ise "hayır" dedi. 128 vekili ise oylamaya katılmadı. Kasım ayında Paris'te gerçekleştirilen aş zamanlı saldırılar sonrası ilan edilen olağanüstü halin 3 ay daha uzatılması da yine mecliste görüşülen konular arasında yer alıyordu. Pazartesi yapılan oturumda söz konusu OHAL uygulaması konusunda karar Bakanlar kurulu yetkisine bırakıldı.
Fransa'da iktidarda çalkantılara yol açan reform tartışmaları nedeniyle geçtiğimiz haftalarda Adalet Bakanı Christiane Taubira istifa etmişti. Hükümetteki çalkantılar nedeniyle kabinede çeşitli değişiklikler olması beklenirken Fansa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, bakanlık görevini bıraktı. Bakanlık görevini bırakan Fabius'un, Anayasa Konseyi Başkanlığı görevine atanması bekleniyor. Fabius'dan boşalan Dışişleri Bakanlığı koltuğuna kimin oturacağı ise henüz netleşmezken 2017 Mayıs'ında düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar bakanlık koltuğu için Ekoloji, Çevre ve Enerji Bakanı Segolene Royal'in yanı sıra, eski Başbakan Jean-Marc Ayrault isimleri geçiyor.
Fabius, Türkiye dostu olarak bilinen bir politikacı. Zaten görevi boyunca bu stratejik ortaklığa "büyük" hizmetler sundu. Gider ayak Kürdistanlıların Bordeaux, Paris ve değişik kentlerinde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle bir açıklamaya yaparak, eylemlere katılanlar hakkında işlem yapılacağı konusunda tehditkar tukumunu sürdürdü.
Fransa siyasetinde bu çalkantılar yaşanırken Fransa'da Kürdistanlılar Cizre'de yaşanan katliam karşısında ayaktaydı. Demokratik tepkilerini dile getirmek için eyleme geçen Kürdistanlılar, Paris başta olmak üzere Fransa'nın değişik kentlerinde gerçekleştirdiği eylemler sırasında polis tarafından saldırıya uğradı. Yapılan saldırılar sırasında onlarca gözaltı yaşanmış, çok sayıda Kürdistanlı ve Türkiyeli devrimci hareket üyesi ağır yaralanmıştı. Çenesi kırılan, darp edilen eylemcilere emniyet binalarında da aynı saldırganlıkla polis şiddet uygulamaya devam etmiştir. Bütün bu saldırganlıklar ise Bordeaux'da Kürdistanlıların yapmış olduğu eylem gerekçe gösterilerek, Türkiye'nin Fransa'dan talebi üzerine gelişiyor. Fransa, 60 Kürdün katledilmesini görmeyerek, stratejik ortağı Türkiye'yi memnun etmek için Kürtlere saldırmayı tercih etmiştir. Fransa'da 13 Kasım saldırıları olurken, insan hakları kavramı etrafında katliamların lanetlenmesi uluslar arası boyutlara taşınırken, Kürtler katledilirken Fransa bütün insanlık değerlerini unutmayı yeğledi.