Kuzey Suriye’den 7 kişilik bir heyet, Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Elysée Sarayı’nda kabul edildi. Efrîn’e yönelik desteğini ifade eden Macron, Türk devletinin Minbic’e yönelik tehdidine karşı bu kente asker göndereceklerini söyledi. Heyet üyelerinden Rêdûr Xelîl, Efrîn ve diğer konularda uluslararası garantiler üzerinde durduklarını söyledi.
SELMA AKKAYA / PARİS
Kuzey Suriye yönetimini temsilen bir heyet önceki akşam Paris’te Elysée Sarayı’nda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüştü. Görüşme sonrası, Fransa’nın Efrîn konusunda diplomatik, insani yardım girişiminde bulunacağı, Türk devleti ve çetelerinin saldırıları sonucu topraklarından ayrılmak zorunda kalan Efrînlilerin yeniden topraklarına dönmesi konusunda derhal harekete geçeceği ve Türk devletinin işgal tehdidine karşı Minbic’e asker göndereceği açıklandı. Fransa’nın Efrîn konusunda diplomatik girişimi, Fransa’nın, QSD güçleri ile Türk devleti arasında arabuluculuk girişimi kapsıyor.
Fransa’nın Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) özgürleştirdiği tüm topraklar konusunda Irak sınırına kadar askeri anlamda işbirliğinin sağlanacağı da ifade edildi.
Kürt, Arap ve Süryani temsilcilerin yer aldığı Kuzey Suriye heyeti Perşembe akşam saatlerinde Elysée Sarayı’nda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir görüşme yaptı.
Kuzey Suriye Heyeti’nde TEV-DEM Eşbaşkanı Asya Abdullah, Efrîn Kantonu Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Hêvin Reşîd, Cizire Kantonu Dışilişkiler Konseyi Eşbaşkanı Siham Qiryo, Cizirê Bölgesi Yürütme Konseyi Üyesi Faner Gaêt, Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Dışilişkiler Sorumlusu Rêdûr Xelîl, YPJ Sözcüsü Nesrin Abdullah ve Kuzey Suriye Özerk Yönetimi Fransa Temsilcisi Dr. Xalid İsa yer aldı.
Kuzey Suriye Heyeti bir buçuk saatlik görüşmenin ardından Paris Suriye Araştırmalar Merkezi’nde çok sayıda basın mensubuyla bir araya geldi. Heyet görüşmenin “Efrîn, Minbic ve DAİŞ’e karşı geliştirilen işbirliği” olmak üzere üç temel başlık etrafında gerçekleştiğini ifade ederek, Kuzey Suriye yönetimini resmi anlamda kabul eden ilk ülkenin Fransa olduğunu vurguladı.
Macron Efrîn desteğini yineledi
Heyet adına basın mensuplarının karşısına geçen Asya Abdullah “Sayın Macron ile olumlu ve önemli bir görüşme gerçekleştirdik. Fransa daha önce de Kuzey Suriye’deki DAİŞ’e karşı mücadeleye ve özellikle de QSD’ye desteğini açıklamıştı. Efrîn’e yönelik saldırı konusunda da Sayın Macron olumlu bir tavır gösterdi. Biz kendilerine teşekkürlerimizi ilettik. Bu görüşmede, Efrîn’e yönelik saldırı, Efrîn halkının kendi topraklarına geri dönmesi, DAİŞ’e karşı mücadele ve Kuzey Suriye’deki durumu konuştuk. Rojava ve Kuzey Suriye’deki tecrübe, olumlu bir model olarak görüldü. Sayın Macron desteğini yineledi. Kuzey Suriye ve Efrîn için desteğini tekrarladı” dedi.
QSD ile işbirliği güçlenecek
Fransa’nın Efrîn için diplomatik girişimlerini sürdüreceği beyanında bulunduğunu ifade eden Abdullah şöyle devam etti: “Minbic’teki Fransa güçleri ile şimdiye kadar ortak bir çalışma yürütüldü. Daha güçlü bir ortaklaşmaya ihtiyaç var. Çünkü DAİŞ tehlikesi devam ediyor. Efrîn saldırısıyla DAİŞ biraz güçlendi ve yeniden kendini toparlamak istiyor. Türk devleti de terör gruplarını Efrîn’e yerleştirmek istiyor. DAİŞ herkes için tehlikeli. Onun için birlikte çalışmalıyız. Sayın Macron da Demokratik Suriye Güçleri ile çalışmak istediklerini ve bu işbirliğinin güçleneceğini ifade etti.”
Bir gazetecinin “nasıl bir işbirliği” sorusu üzerine Abdullah, Fransa’da 23 Mart’ta gerçekleşen DAİŞ saldırısını hatırlatarak, “Ne kadar ortak çalışırsak halklarımızı o kadar DAİŞ’den koruruz. Bunun birçok yöntemi var. Bunları güçlendirme imkanı vardır” demekle yetindi. Macron’un “Minbic’e asker göndeririz” açıklaması hatırlatması üzerine Abdullah, “Bu olağan bir durum. Geçmişte de oldu, gelecekte de olacak” dedi.
Efrîn’e dönüşte rol oynayacak
Açıklama ardından heyet üyeleri basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Le Figaro adına basın toplantısına katılan gazetecinin, “Fransa, Efrîn konusunda somut olarak ne yapmayı planlıyor” sorusuna Kuzey Suriye Özerk Yönetimi Fransa Temsilcisi Dr. Xalid İsa şu yanıtı verdi: “Efrîn konusunda Fransa ilk günden bugüne diplomatik görüşmelerini sürdürdü. Bu anlamda bölgedeki diğer aktörleri Efrîn işgalinin olmaması için diplomatik anlamda göreve çağırdığını biliyoruz. Fransa bu çabasını sürdürüyor. Bugünkü görüşmede Efrîn konusunda Fransa diplomatik anlamda çabasını sürdürerek Efrînlilerin geri dönüşü için rolünü oynayacağını ifade ederken, göç nedeniyle bölgeyi terk eden halka insani anlamda desteğini sunacağını ifade etti. Aynı zamanda bunun içerisinde acil olan tıbbi yardım da söz konusu olacak” dedi.
Diplomatik görüşmeler sürüyor
Basın toplantısına katılan Ortadoğu uzmanı Gérard Chaliand ise Asya Addullah’a “İki aydır bölgede Türk saldırısı var. Bölgede aktör olan ABD söz konusu saldırı karşısında sustu. Bundan sonrası için Erdoğan’ın Kuzey Suriye güçlerine saldırması durumunda aynı tutumu sergilemeyeceğinin garantisi var mı?” sorusunu yöneltti. Abdullah, “Bölgede ABD, Rusya çeşitli aktörler rol oynuyor. Suriye’ye dair herkesin bir planı var. Bu anlamda hiçbir şeyin garantisi var diyemeyiz. Kuzey Suriye’deki yerel güçler öncelikli olarak kendi gücü üzerinden öz savunmasını geliştiriyor. Elbette bölgedeki aktörlerle de diplomatik temaslarını sürdürüyor” yanıtını verdi.
Fransa Minbic’e asker gönderecek
Basının Fransa’nın bundan sonra Kuzey Suriye güçleri ile ilişkilerinin niteliği konusundaki ısrarlı sorularını ise heyete eşlik eden Fransız yazar Patrice Franceshi tarafından yanıtlandı. Franceshi, Fransa’nın olası bir Türk işgalini de bloke etme amacıyla Minbic’e ABD ile birlikte asker gönderecekleri bilgisi paylaşırken, Elysee’nin Kuzey Suriye güçleriyle diplomatik, insani ve askeri olarak doğrudan ilişki kuracağını ifade etti.
Öte yandan Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Dışilişkiler Sorumlusu Rêdûr Xelîl’in basın toplantısı sonrasında gazetemize konuştu. Rêdûr Xelîl, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un davetlisi olarak Elysée Sarayı’na gittiklerini belirterek “Efrîn’in eski haline dönmesi ve halkının geri dönüşünün sağlanması için uluslararası garantilerin gerekliliği üzerinde durduk” şeklinde konuştu.
Xelîl, devamla şu ifadeleri kullandı: ”Uluslararası koalisyonun içinde yer alan ve Avrupa’da da önemli etkisi bulunan bir ülke olarak Fransa’nın Efrîn konusunda yardımcı olacak. Görüşmede Kuzey Suriye Özerk Yönetimi’nin, Suriye’deki sorunların çözümü için örnek olduğu vurgulandı. Ayrıca, Türk devleti tarafından tehdit edildiği bu süreçte özerk yönetimin savunulması gerektiği belirtildi. Minbic’ten Qamişlo’ya, Amude’den Derik’e ve Irak sınırına kadar QSD güçlerinin kontrol ettiği tüm bölgeler Türk devleti tehdidi ile karşılaşıyor. Fransa Cumhurbaşkanı’nın tavrı, genel olarak resmi duruşları, bu bölgelerin desteklenmesi, savunulması ve garanti altına alma yönünde idi. DAİŞ ile mücadelenin sonuçlandırılması için de askeri yardımların devamı konusu konuşuldu. Görüşme genel olarak bu gündem üzerinden yapıldı.”
Xelîl, Fransa’nın Minbic’e asker gönderilmesine ilişkin de soruya da “Doğrudur o konuyu da açıkça dile getirdiler, Biz de dillendirdik. Bölgenin savunulması için sonuna kadar destek sunacaklar. Minbic’ten diğer bölgelere kadar” ifadesini kullandı.
Elysee Sarayı: QSD’yleyiz
Kuzey Suriye ve Rojava’dan üst düzey yetkililerden oluşan heyeti kabul eden Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı da görüşmeden kısa bir süre sonra yazılı bir açıklama gerçekleştirdi. Elysee’den yapılan açıklamada, QSD’ye olan destek yinelenirken, çetelerle mücadelenin öncelikli olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Cumhurbaşkanı, halen devam eden terörist (DAİŞ) tehlikesiyle mücadelenin öncelikli olduğunu yineledi” denirken, Fransa’nın QSD güçlerine desteğini ilettiği kaydedildi. Suriye’nin kuzeydoğusunda kapsayıcı ve dengeli bir yönetimin Suriye’de bir siyasi çözüm bulunana kadar önemli olduğu da belirtildi.
Fransız basını anında duyurdu
Fransız basını da söz konusu gelişmelere geniş yer ayırdı. Açıklamadan hemen sonra, Le Parisien gazetesi “Emmanuel Macron, Minbic’e Fransa’nın güçlerini göndereceğini açıkladı” başlığıyla söz konusu görüşmeyi haberleştirdi. Le Parisien aynı zamanda Kuzey Suriye delegasyonunun yapmış olduğu basın toplantısına da yer verdi.
Le Monde gazetesi ise haberi “Macron, Fransa’nın Suriyeli Kürtler ile Elysee toplantısında Fransa’nın ‘desteğini’ güvence altına aldı” başlığıyla haberi duyurdu. Reuters ve AFP haber ajansları da abonelerine anında söz konusu görüşmeyi geçti.
Minbic’e saldırı kabul edilemez
Öte yandan Fransa’dan dün de yeni açıklamalar geldi. Reuters’in Fransa Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına dayandırdığı haberinde Fransa’nın, Uluslararası DAİŞ ile Mücadele Koalisyonu’nun faaliyeteri dışında Kuzey Suriye’de yeni bir askeri operasyon amacı olmadığı, Türkiye’nin ise Minbic’e dönük herhangi bir saldırısının kabul edilmeyeceği vurguladı. Reuters’in geçtiği bilgiye göre Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee’den bir kaynak yaptığı açıklamada Fransa’nın Suriye’nin kuzeyinde DAİŞ’in yeniden ortaya çıkma riski gördüğünü belirtti. Habere göre kaynağın açıklaması şöyle: “Fransa, Türkiye’nin Minbic’e yönelik herhangi bir askeri operasyonunu kabul etmez. Bu anlamda Fransa ABD ile görüş birliği içinde.”
Erdoğan’dan tehdit
Elysée Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Macron’un Kuzey Suriye Heyeti’ni kabul etmesi hem Fransa’da hem de uluslararası diplomasi alanında büyük yankı yaratırken, Türk devletinin tepkisi beklendiği gibi tehditkar, saldırgan ve diplomasi nezaketinden uzaktı. Türk tarafı özellikle de Fransa’nın “QSD ile Türk devleti arasında arabulucu olabiliriz” önerisine içerlendi. AKP’li Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan “Türkiye ile SDG arasında arabulucu olabiliriz lafı doğruysa, bunu söyleyen kişinin haddini ve boyunu çok aşan bir beyandır. Siz kim oluyorsunuz ki bir terör örgütüyle Türkiye arasında arabuluculuk ifadesini ağzınıza alabiliyorsunuz” dedi.
Erdoğan daha önce olduğu gibi yine Fransa’yı tehdit etmekten geri durmadı. Erdoğan “Bu tavrından sonra Fransa’nın hiçbir teröristten, hiçbir terör eyleminden şikayetçi olma hakkı kalmamıştır. Her an bizim şu anda yaşadığımız sıkıntılar onların da başına gelebilir. Bizim bu konuda şakamızın olmadığını, en küçük müsamahamızın bulunmadığını anlamak için daha ne söylememiz lazım bilmiyorum” dedi.
Türk Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da Erdoğan gibi Fransa’nın arabuluculuk talebine saldırgan bir üslupla cevap verdi.
Fransa sorumluluk aldı