Fransa Gündemi
Fransa-İtalya sınırında neredeyse her giriş noktasına polis kontrolü yerleştirilmiş. Polisin bu kontrolü malum Fransa OHAL'i sanılabilir ama durum farklı. Asıl amaç İtalya'dan son bir aydır giderek artan göçmen girişi. Tıpkı bir ava dönüştürülen kontrollerden sonra göçmenler tekrar geldikleri italya'ya gönderiliyor. Ormanlık alanda daha önce giriş yapmış olanlar ise Fransa'nın değişik kentlerine gitmemeleri için orada bekletiliyor. Aynı yöntem, başta Paris olmak üzere tüm kentlere yayılmış durumda. Bütün bu kontrollere rağmen günlük olarak Paris'e 50 ile 70 arası yeni göçmenin geldiği belirtiliyor.
Paris'in giriş noktaları, La Chapelle, Stalingrad ve 19 bölgesinde öbek öbek kurulmuş küçük çadırlar sizi karşılıyor. Köprü altlarında toplanan göçmen gruplarının her biri yüz ile 200 arasında değişiyor. Günlük polis kontrolü, eşyaları almadan yerinden kaldırılıp emniyete götürülme ve devamında yine sokağa bırakılma hali rutine binmiş durumda. Sınır-dışı kararı olanlar anında tren ya da uçak yoluyla ülkeden gönderiliyor. Geçtiğimiz ay gönüllü kurumların bu alanlarda yaptığı sağlık taramasında verem dahil birçok bulaşıcı hastalık bulundu. Söz konusu hastalıkların tedavi edilmesi şurada dursun, bu gerekçe gösterilerek göçmenlerin toplu kaldığı alanlar iki güne bir polis baskınlarıyla karşı karşıya kaldı.
Göçmenlerin Paris'te toplanma alanlarının başında Stalingrad Meydanı geliyor. Meydan'da bulunan kafelerin şikayeti üzerine göçmenler buradan sökülüp atıldı. Ardından göçmenler bölgede metro gelişlerini sağlayan köprülerin altına sığındı. Yağmurdan korunmak için sığındıkları bu alandan da sökülen göçmenlerin yerine metro altlarına demir bariyerlerle kafesler yapıldı. Geçtiğimiz Salı gününden bu yana 19 Paris Flandre Caddesi üzerinde 200'e yakın göçmen köşe kapmaca oynuyor. Gaz ve cop kullanılan müdahaleler sırasında birçoğu yaralandığı halde hastahaneye gitmeye korkuyor.
Gönüllü birkaç kurumun verdiği yemek ve giyeceklerle yaşam mücadelesi veren göçmenlerin çoğu, Afganistan, Etiyopya, Mısır, Sudan, Suriye vb ülkelerden gelmiş. Hepsinin ortak cümlesi "savaştan kaçtık!" Kaçtıkları savaşın başka bir biçimini Paris gibi dünya metropolünde günlük olarak yaşıyorlar. 26 yaşındaki Sudanlı Jad, "iki aydır buradayım. Orada can güvenliğim yoktu. Burada yine insanlık dışı koşullarda can güvenliğim olmadan yaşıyorum. Polis bizden ne istiyor? Sürekli bize gaz atıyor. Biz kimseye zarar vermiyoruz ki" diye polisten yakasını kurtarmış, nefes nefese gözyaşlarını akıtarak basına bu cümleleri kuruyor. Jad'ın bu sözleri Fransa'da göçmenlere uygulamayı özetler niteliğinde.
Fransız devletinin göçmenlere dönük bir çözüm perspektifi bulunmuyor. Aksine yıldırma ve insanlık dışı koşullara mahkum ederek ülkeyi terk etmelerini sağlama metodunu kullanıyor. Bu nedenle Calais, İtalya sınırı, Paris başta olmak üzere göçmenleri yerinden etme konusunda polise sınırsız yetki tanımış durumda!