Fransa Gündemi


Almanya, Lüksemburg ve İsviçre, Fransa'daki nükleer tesislerin güvenliği konusunda endişeli. Her üç ülke Fransa'da bulunan iki nükleer tesisin Avrupa güvenlik standartlarına uymadığı yönünde uyarıda bulundu. Almanya, Lüksemburg ve İsviçre, "Avrupa güvenlik normlarına uymadıkları" gerekçesiyle Fransa’daki iki nükleer santralin ivedilikle kapatılmasını talep ediyor. Diğer taraftan Fransa Elektrik Şirketi (EDF) hazırladığı raporda durumun vahametinin daha da büyük olduğunu ortaya koyuyor. 

İsviçre'deki Cenevre kantonu Fransız Çevre Bakanı Segolene Royal’in Fransa’daki nükleer santrallerin 40 yıllık kullanım sürelerinin 10 yıl daha uzatılacağını açıklamasının hemen ardından, "kişilerin hayatını tehlikeye attığı ve suların kirlenmesine neden olduğu" gerekçeleriyle Bugey nükleer santralinin kapatılması için Fransız mahkemelerine dava başvurusunda bulundu. 5 reaktörlü Bugey santrali 1972 yılından bu yana hizmet veriyor. Greenpeace başta olmak üzere sayısız çevre örgütü Lyon bölgesinde bulunan söz konusu nükleer santralin kapatılması için yıllardır kampanya yürütüyor. Fransa ise söz konusu tesisin herhangi bir tehlike arz etmediğini savunmanın ötesinde bir yanıt vermiyor. 

İsviçre’nin ardından Almanya ve Lüksemburg da 3 Mart Perşembe günü ortaklaşa Avrupa Komisyonu’na başvurarak Fransa'nın Moselle ili sınırları içinde yer alan Cattenom nükleer santralinde güvenliğin AB normlarıyla uyumu konusunda müdahale talebi ise Alman Yeşiller Partisi'nin uzmanlara hazırlattığı rapora dayanıyor.  

Söz konusu raporda, santralin nükleer güvenlik konusunda uluslar arası normlara uymadığı ve "Eğer bu santral bugün Almanya’da olsa kapatılmış olurdu" ifadesine yer verilirken, Fransa’dan nükleer tesislerin güvenliğiyle ilgili 5 Aralık 2013 tarihli AB direktifini uygulamasını talep ediliyor. 

Fransa’da ve birçok komşu ülkede tartışmalara yol açan nükleer santrallerin güvenliğine dair bir rapor da Fransız Nükleer Güvenliği Ajansı (ASN) ile kamuya ait elektrik şirketi EDF'ten geldi. EDF, Fransa’daki birçok nükleer santralin reaktörlerinde ciddi güvenlik açıkları olduğu belirtiliyor. 

Fransız hükümeti 2012 yılında seçim kampanyası sırasında halka on yıl içerisinde nükleer enerjiye bağımlılığı yüzde 50'lere düşürme vaadinde bulunmuştu. Ama söz konusu vaat tıpkı işsizliği önleme, konut hakkı, eğitim vb başlıklardaki vaatler gibi rafa kalktı ve unutuldu. Çevre örgütleri eylemlerini her fırsatta sürdürürken, söz konusu muhalefete komşu ülkelerin de katılmasına karşın Fransız hükümeti bildiğini okuyor. Fransız nükleer devi Areva 2015 bilançosunu geçtiğimiz günlerde açıklamıştı. Zararda olduğunu belirten nükleer devine Fransız hükümeti 1,1 milyar Euro değerinde yeni bir kredi dilimi açtı.