Fransa’nın önde gelen basın kuruluşları, Erdoğan’ın rakipleri karşısında devlet imkanlarını sonuna kadar kullanarak 24 Haziran seçimine gittiğini belirtti. Fransız gazeteleri ülkeyi büyük bir sosyal ve ekonomik krize sürükleyen Erdoğan’ın kendisine en güçlü rakip olarak HDP ve Demirtaş’ı gördüğü ve onlara savaş açtığını yazdı.
SELMA AKKAYA
PARİS
Fransa’da 24 Haziran seçimleri için seçmenler sandık başına giderken, Fransız basının gündeminde de Türkiye’deki seçimler var. Le Monde, Le Point, Le Figaro, Liberation, L’humanite gazeteleri başta olmak üzere TV kanalları ve radyolar Türkiye ve seçim gündemine dair haber ve yorumlara yer veriyor.
Suruç’ta yaşanan katliamı gündemine alan Fransız basını Erdoğan’ın Kürtleri ve HDP seçmenini hedef gösterdiğine dikkat çekiyor. Fransız basınında çıkan bazı makaleler şöyle:
Le Figaro: Erdoğan OHAL’in gücünü kullanıyor

Le Figaro gazetesinden Thierry Oberle: “Ben Erdoğan’ın kendi siyasi takvimini uygulamak için seçimleri öne aldığını düşünüyorum. 15 Temmuz olaylarının ardından OHAL’in kendisine sağlamış olduğu gücü kullanıyor. Amacı, ekonominin kötü gidişinin üzerini kapatmak ve Efrîn operasyonu sırasında kazandığı milliyetçi kesimlerin oyunu elinde tutmak. Fakat Paris’ten baktığımızda Türkiye’de ekonomi daha da hızlı bir şekilde kötüye gidiyor. Türk parası değer kaybediyor, borsa kayıplar veriyor. AKP açısından bu durum beklenilmiyordu. Seçimler adaletsizlik ve eşitsizlik içerisinde yürüyor. Bu da muhalif adayların kazanma şansını büyük ölçüde etkiliyor. Ekonominin kötüye gitmesi Erdoğan’ı zayıflatarak seçmeninin azalmasına yol açıyor. Şimdi Erdoğan milliyetçilerden daha fazla milliyetçilik yapıyor. Buradan görüyoruz ki Erdoğan seçimleri kazanmak için elinden gelen her şeyi deneyecek ve oldukça zorlanacak.”
Le Monde: Erdoğan, HDP üzerinden kaos yaratıyor
Le Monde gazetesinden Marc Simon’un yazdığı makalede şu ifadeler yer alıyor: “Türkiye seçimleri eşitsizlik altında geçiyor. Anketlerde de Erdoğan’ın oy oranı yüzde 45-46 olarak görülüyor. Yani Erdoğan birinci turda seçilemeyebilir. 24 Haziran’da gerçekleşecek olan seçimlerde, HDP’nin cumhurbaşkanı adayının resmi olarak aday olmasına karşın halan hapiste tutuklu bulunması bile bizlere seçimlerin eşitlik içerisinde gerçekleşemeyeceğini gösteriyor. Erdoğan, bir kaos üzerine oynayarak ‘ben ya da kaos’ diyecek. Yani seçim Erdoğan için zor ve tehlikeli görünüyor. Erdoğan’ın önceki seçim propagandalarına baktığımızda; dindar, sol ve Kürt seçmenleri üzerine propaganda yaparak seçimleri kazandığını görüyoruz. Şimdi ise milliyetçilik üzerine propaganda yapıyor. Seçimler kesinlikle bir eşitlik içerisinde değil. Ülkenin neredeyse bütün televizyonları ve gazeteleri Erdoğan’ın kontrolü altında. HDP üzerinde kaos yaratarak ve baraj altına itmek isteyerek kendisine 70-80 milletvekili kazandırmak isteyecektir. Yani Erdoğan’ın savaşı HDP ile olacaktır.”
Demirtaş: Geri adım atmayacağız

Öte yandan Le Monde gazetesi, HDP’nin Cumhurbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın makalesini yayınladı. Edirne Yüksek Güvenlikli Cezaevi koşulları ve çevresini tarif ederek makalesine başlayan Demirtaş “Bedeli ne olursa olsun, ben kendi adıma, halkım uğruna hiçbir şekilde durduğum muhalif konumdan geri adım atmayacağımı söyleyebilirim. Benim gibi, Türkiye’de barış ve demokrasi mücadelesi veren on milyonlarca insanın da bu otoriter gidişat ile hiçbir şekilde uzlaşamayacağını biliyorum. O yüzden, seçim sonuçları ne olursa olsun, bizler eşitlik, adalet ve özgürlük için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
Demirtaş, Avrupa Birliği kurumları ve Avrupa hükümetlerine de Erdoğan diktatörlüğüne karşı mücadele eden Türkiyeli vatandaşlara yeteri kadar destek vermediği eleştirisini yöneltti.
Le Point: Böyle seçim mi olur?

Le Point gazetesinden Romain Gubert de Erdoğan’ın HDP’ye yönelik baskıları ve eşitsiz koşullarda yapılan seçimi ele almış:
“Türkiye’de olağanüstü hal yönetimi devam ediyor. Devletin tüm olanakları ve medya Erdoğan’ın elinde. Yüzlerce gazeteci hapiste. Avukatlar, savcılar, üniversite profesörleri, muhalif milletvekilleri, muhalif olanların birçoğu ve HDP’nin resmi adayı hapiste. Böyle bir seçim olur mu? Bu avantajları arkasına alarak seçime giren hangi lider seçimleri kaybeder? Ben bile bu avantajlı ortamda gidip aday olsam kazanırım. Onun için biz buna seçim diyemeyiz. Erdoğan’ın dışında kalan adayların kendini halka anlatma olanakları kısıtlıysa, medya sadece bir liderin propagandasını yapıyorsa, seçmen özgürce tercih yapamıyorsa demokrasi yok demektir.
L’express: Demirtaş Erdoğan’ın gücünü tehdit ediyor

L’express’ten Charle Haquet ise Macar Devlet Başkanı Victor Orban ve Erdoğan arasında paralellik kurmuş: “Geçen ay Macaristan’da yapılan seçimleri izlediğimde, Macaristan Başkanı Victor Orban’da tıpkı Erdoğan gibi muhalefeti bölerek ve bütün medya ile birlikte toplumu baskı altına alarak seçimleri kazandı. Ama Macaristan’da şunu çok açık gördüm. Muhalefet partilerinin değil de, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli dernekler kendi aralarında birleşerek bir güç oluşturarak çalışma yürüttü. Her bölgede Orban’a karşı olan en güçlü muhalif adaylara oy verdi. Bu yöntemle seçimlerden iyi sonucu çıkardılar fakat bu kazanmalarına yeterli olmadı. Türkiye’deki muhalif sivil toplum gruplarında tıpkı Macaristan’da olduğu gibi bir araya gelip güç birliğine gitmeleri gerekir. Çünkü artık demokrasinin de olmadığı bir Türkiye’de Erdoğan’ı tek başına yıkacak bir lider göremiyorum. Erdoğan’ın gücünü tehdit edebilecek bir muhalif lider olarak Demirtaş’ı görüyorum. Şimdi hapiste olmasını mağduriyet üzerine yıkarak hapisten verdiği mesajlar toplum nezdinde daha fazla dikkate alınıyor.”
L ‘Humanite: Demirtaş Erdoğan’ın en güçlü rakibi

L’Humanite gazetesinden Camille Guillot da makalesinde şu ifadeleri kullandı:”2016 yılından bu yana tutsaklık koşullarında kalan HDP Cumhurbaşkanı adayı Demirtaş, Erdoğan’ın en güçlü rakibi. Erdoğan’a bunun farkında. Demirtaş, yüksek güvenlikli bir cezaevinin duvarlarının ardından seçim kampanyası yürütüyor. HDP ve Demirtaş ülkenin en büyük siyasi gücü. Ülkesini ekonomik ve sosyal krize sürükleyen AKP tüm olanaklarla onların sesini kısmaya çalışıyor. “
L’Humanite gazetesi Demirtaş’a avukatı aracılığıyla gönderdikleri röportaj sorularının yanıtını yayınladı.