Tarifi imkansız acılar içindeyim/ Boğulmak üzereyim
Beynim zonkluyor, ruhum daralıyor, yüreğim paramparça...
Bugün de sürgünde akşam oldu/
Sürgün hayatıyla doluyorum her akşam
üşüyorum, iliklerime kadar üşüyorum Ağustos’un orta yerinde
Kendimi arıyorum, arıyorum kendimi oralarda, dünümü, geçmişte bıraktığım izlerimi arıyorum, mumla arıyorum her akşam Mem û Zîn’in aşkını/ Orada bıraktığım acılarımı arıyorum mercekle her akşam...
Sürgünde akşam oldu bugün yine/ Yurdumdan uzak yabancı ellerde vuruluyorum her akşam/ Artık dayanamıyorum yurdumdan uzak, sürgün ellerinde/ Bedenim Avrupa’da sürgünde, ruhum Amed’de, adımlarım Avrupa kaldırımlarında, kalp atışlarım Botan’da...
Üşüyorum, güneşin tutsak oluşundan, vatansızlık hasretinden üşüyorum Ağustos’un orta yerinde.
Sürgünü reddeden bir ruhun en derin halindeyim bu akşam, vazodan çıkıp vatanımın en derinliklerinde tohum olup yeniden filizlenmek istiyorum bu akşam…
Götürün beni, vatanıma götürün, berfînlerime, asmînlerime, şehitlerimin uzandığı mezarlıklarıma götürün beni, Amed’e, Hayriler diyarına götürün beni/ Vazolar, suni çiçekler, poşetten sunulan hayat senin olsun/ Merhaba vatanım, merhaba halkım, merhaba Amed...
FUAT KAV: Sürgün hayatıyla doluyorum her akşam