Almanya’da Başbakan Angela Merkel Hükümeti’nin onayıyla Türk ordusunun İHA’larda kullandığı füzelerin başlıklarının Alman silah firması TDW tarafından tasarlandığı ortaya çıktı. ‘Katil füze sistemi’ olarak adlandırılan bu iş için söz konusu firma, sadece bir kalemde Türkiye’den 300 bin euroya yakın para aldı. Erdoğan iktidarının baskıcı bir rejime dönüşmesi ve özellikle de Türk ordusunun uluslararası hukuku çiğneyerek Efrîn’e yönelik başlattığı işgal sonrası, Angela Merkel’in başbakanlığındaki Almanya Federal Hükümeti, Türkiye ile silah anlaşmalarının azaltıldığını öne sürülmüştü. Ancak Merkel hükümetinin kamuoyunda yükselen “Türkiye’ye silah ambargosu uygulansın” çağrıları karşısında açıklamaları sembolik kalmıştı. Berlin yönetiminin Ankara rejimiyle “Silah dostluğu” ise son dönemlerde derinleşerek arttı. Örneğin Federal Hükümet’in, Sol Parti’nin bu yılın ilk 6 ayında onaylanan silah anlaşmalarına ilişkin Federal Meclis’e sunduğu soru önerisine verdiği yanıtta bazı ayrıntılar dikkat çekti. ‘Yerli’ denilen füzelerin tasarımı Almanya’dan Ekonomi Bakanlığı’nın verdiği yanıtta 2018 yılının Ocak ve Haziran ayları arasında ‘akıllı füzeler’ üreten TDW firmasının Türk devletiyle yaptığı iki silah anlaşmasını onayladığı görüldü. Her iki anlaşmanın toplam tutarı ise 290 bin euro. TDW Avrupa merkezli bir füze sistemi geliştiricisi olan, Fransız ve İtalyan ortakları bulunan MBDA şirketinin Almanya’daki yan firması. ANF’nin araştırmasına göre TDW’nin Alman hükümetinin aldığı onayla Erdoğan iktidarının “yerli üretimimizdir” dediği OMTAS, füzelerinin tasarım işini üstlendi. Tanksavar füzesi olarak geliştirilen OMTAS’ın, TDW’nin ürettiği “tandem harp başlığı” sistemiyle, Türk ordusuna ait İnsansız Hava Araçları (İHA) tarafından da kullanmasına uygun hale getirildiği belirtiliyor. 35 kilogram ağırlığındaki orta menzilli söz konusu bu füzelerin Alman teknolojisinin yardımıyla “at güncelle” özelliğiyle donatıldı. Bu özellik, sayesinde atış sonrasında bile füzenin hedef noktasını değiştirmesi mümkün. TDW ‘katil füzeler’ üretiyor İHA’lar dışında üç ayak ile karadan atılabilen ve 4 kilometreye kadar gidebilen OMTAS füzelerinin üretimine yardımcı olan Alman firması TDW ise savaş karşıtı uluslararası kuruluşların hedefinde. Çünkü TDW’nin sadece Türkiye değil, baskıcı rejimlerin hiçbir denetime tabi tutulmadan ‘katil füzeler’ denilen silahları üretmesine yardımcı olduğu belirtiliyor. Her ne kadar TDW silahları için ‘akıllı füze sistemi’ dese de Türk devleti gibi baskıcı yönetimlerin bu füzeler sayesinde rahatlıkla ‘yargısız infazlarda’ bulunduğu ifade ediliyor. Üstelik merkezi Bayern Eyaleti’nin Schrobenhausen kentinde bulunan TDW, tasarladığı füze başlıklarının lisans haklarını rahatlıkla yabancı firmalara veriyor. Lisans haklarının ödenmesiyle örneğin Türk devleti istediği kadar füzeleri, TDW’nin teknolojisiyle üretebilecek. Bu yöntem sayesinde Alman firmaları kolaylıkla hükümetin kontrolüne girmeden para kazanır hale geliyor. Merkezi Berlin’de bulunan Transatlantik Araştırmalar Enstitüsü (BITS)’nin “Alman sorumluluğundaki cephane ihracatı” adlı raporda TDW de dikkat çekiliyor. Almanya’nın ürettiği veya tasarladığı silahlar yüzünden dünyadaki insan ölümlerinde payı olduğu anlatılan raporda, TDW firmasının dünya çapında cephane üretiminde önemli bir role sahip olduğu belirtiliyor. Raporda bu firmanın tasarladığı güdümlü füzelerin mağara ve yer altındaki sığınakları delecek özeliklere sahip olduğu, bu yönüyle daha fazla insan ölümüne yol açtığı hatırlatılıyor. Lisans Almanya’dan üretim Türkiye’den Geçtiğimiz günlerde ise yeni Merkel hükümetinin işbaşı yaptığı 14 Mart 2018’den 30 Haziran 2018 gününe kadar onay verdiği silah anlaşmalarından bazılarının Türkiye ile yapıldığı ortaya çıkmıştı. Merkel hükümeti, o dönem Türkiye’ye 418 bin 279 euro değerinde toplam 5 silah ticaretine onay verdiğini duyurmuştu. Efrîn’e yönelik saldırı ve işgalin başladığı 1 Ocak 2018-13 Mart 2018 tarihleri arasında ise Türkiye ile yaklaşık 10 milyon euro değerinde 34 silah anlaşmasına onay verilmişti. Geçtiğimiz yıl ise Berlin yönetiminin Ankara rejimiyle 34 milyon euro değerinde 138 silah anlaşması yapmıştı.  2016 yılında bu rakam 83,9 milyon euro civarında kalmıştı. Şüphesiz Erdoğan rejimiyle ile silah ticaretinin gözle görülür şekilde azalmasın nedeni Merkel hükümetinin Türkiye’de yönetimin baskıcı hale gelmesinden dolayı alabilecek eleştirilerden korktuğu için değil. TDW firmasıyla yapıldığı gibi Türk ordusunun Almanya’dan lisans ve tasarımları alarak silahlarını Türkiye’de üretmeye başlamasından dolayı silah anlaşmalarının azaldığı belirtiliyor. Kürtlere dönük soykırım saldırılarında kullanılan bir çok silahın Alman malı olduğu biliniyor. Örneğin, Saddam rejiminin 1988’de Halepçe’de kullandığı kimyasal gazın meteryali ve teknolojisinin, Almanya tarafından tedarik edildiği belirtiliyor. ANF/BERLİN