Kuzey İrlanda’nın göller bölgesi olarak bilinen Fermanagh’da dün başlayan 39. G8 Zirvesi’ne dünyanın en büyük ekonomisine sahip 8 ülkenin lideri katılıyor. İngiltere Başbakanı David Cameron’ın ev sahipliği yaptığı iki günlük zirveye, ABD Başkanı Barack Obama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Kanada Başbakanı Stephen Harper, Japonya Başbakanı Shinzo Abe, İtalya Başbakanı Enrico Letta, AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ile AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso katılıyor. Liderler zirvede ağırlıklı olarak Suriye’deki iç savaşı ile ABD-AB serbest ticaret anlaşmasını ele aldı.


Obama ailesiyle geldi

ABD Başkanı, eşi Michelle ve kızlarıyla Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’a geldi. Zirve öncesi burada gençlere hitap eden Obama daha sonra G8 Zirvesi’nin yapıldığı Fermanagh’a geçti. Suriye’de muhalifleri silahlandıran Obama’nın öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada “Kuzey İrlanda’nın dünya liderlerini ağırlayacak böyle bir zirveye ev sahipliği yapacağını eskiden kimse tahmin bile edemezdi. Hayırlı Cuma Anlaşması’nın imzalanmasından ve bu halkın barışı tercih etmesinden bu yana 15 yıl geçti. Barış politikayla ilgili değildir, yaklaşımlarla ilgilidir” demesi dikkat çekti. Obama’nın konuşma yaptığı merkezin önündeki gösteriye ise polis müdahale etti. Polis yüzlerinde siyah maskeler bulunan gruptan bazı kişileri gözaltına aldı.

Temel gündem Suriye’ydi

Obama, Belfast’taki konuşmasında değinmese de G8 Zirvesi’nin ana gündem maddesi Suriye’ydi. ABD’nin Esad rejiminin kimyasal silah kullandığına ilişkin iddiaları açıklamasının ardından yeni yol haritasının oluşturulması bekleniyor. Ancak bu konuda Rusya diğer ülkelerle aynı görüşte değil. Muhaliflerin silahlandırılmasına tepki gösteren Rusya, “uçuşa yasak bölgeye izin vermeyeceğiz” diyor. Rusya ayrıca ABD’nin muhaliflere silah yardımı kararının Ortadoğu’da çatışmaları artıracağı uyarısında da bulunuyor.

Obama-Putin görüşmesi

Bu nedenle zirvede gözler, ABD Başkanı Barack Obama ile Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in görüşmesine odaklandı. Suriye’deki iç savaş ile tarafların masaya oturtulmasını amaçlayan Cenevre Konferansı da Obama ve Putin’in gündemindeydi. Ancak ABD ile Batı destekli muhaliflerin ısrarla katılım için Esad’ın istifası ile Hizbullah’ın Suriye’den çıkmasını şart koşması ve Esad’ın gittikçe daha fazla İran ile Rusya’dan destek alması nedeniyle önümüzdeki haftalarda Cenevre’de yapılması planlanan uluslararası konferanstan bir sonuç çıkmasının beklenmediğine dikkat çekiliyor. Lübnan’daki Hizbullah militanlarının Suriye ordusu saflarında savaşmaya başlaması üzerine Fransa’nın açıkça İran’ı suçlaması ise bölgesel gerilimi iyice tırmandırıyor. Putin ile Obama görüşmesinde nükleer silahsızlanma, ‘terörle’ mücadele ve İran’daki Cumhurbaşkanlığı seçimini Hasan Ruhani’nin kazanması gibi konular da gündeme geldi.

Putin’den Batı’ya uyarı

Önümüzdeki yıl G8 dönem başkanlığını İngiltere’den devralacak olan Rusya’nın Devlet Başkanı Putin, Obama ile görüşmesinden bir gün önce İngiltere Başbakanı Cameron ile biraraya geldi. Önceki gün Başbakanlık binasında gerçekleşen görüşme sonrası yapılan ortak basın toplantısında Putin, Suriyeli muhaliflerin silahlandırılmaması için Batı ülkelerini uyardı. Putin, “Düşmanlarını öldürmekle kalmayıp, organlarını yiyenler Avrupa’nın insani değerlerini küçümsemektedir” dedi. Cameron ise Suriye konusundaki tek ortak noktalarının “çatışmaları sona erdirme” olduğunu söyledi. Putin de buna karşılık hem Suriye hükümetinin hem de muhaliflerin “elinde kan olduğunu” söyleyerek, meşru Suriye hükümetine silah satmalarının hukuka aykırı olmadığını savundu.

AB ülkeleri beklemede

ABD de geçen hafta Suriyeli muhaliflere doğrudan silah yardımı yapacağını açıklamıştı. AB’nin muhaliflere silah ambargosunu kaldırma sının ardından Avrupa ülkelerinin atacağı adımlar ise henüz belli değil. AB üyesi ülkeler şimdilik Cenevre Konferansı’nın sonuçlarını bekleme eğiliminde.

Ekonomik güç onlarda
G8 Zirvesi sırasında, küresel ekonomideki sorunlar da masaya yatırıldı. Ekonomik konuların başındaysa, Avrupa Birliği ile ABD arasındaki serbest ticaret anlaşması ve vergi şeffaflığı geliyor. Dünya nüfusunun yüzde 14’ünü oluşturan G8 ülkeleri küresel ekonomide yüzde 65’lik bir paya sahip bulunuyor. Bu 8 ülke dünyanın ekonomik gücünü de yönetiyor.

Protestolar yapılıyor

Euro bölgesini etkisi altına alan ekonomik krizden ve artan işsizlik ile yoksulluktan sorumlu tutulan G8 liderleri protestolarla karşılandı. Bir grup göstericinin zirveye katılan liderleri aşçı kılığına sokarak yaptığı eylem basının ilgisine neden oldu. Kapitalizm karşıtı gösterilerin zirve süresince devam etmesi bekleniyor. Öte yandan zirve nedeniyle Kuzey İrlanda’da güvenlik seviyesi artırıldı. Zirvenin yapılacağı golf tesisinin etrafı 6 buçuk kilometre uzunluğunde, 3 metre yüksekliğinde metal çitle çevrildi. Zirve boyunca 8 bin polisin görev yapacağı açıklandı.

BELFAST




Zirveye casusluk gölgesi

İngiltere’nin, 2009’da Londra’da yapılan G20 Zirvesi sırasında konuk ülke heyetlerini casusluk yöntemleriyle izlediği haberi G8’e gölge düşürdü. İngiliz Guardian gazetesi, G20 zirvesinde Türkiye Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’in de aralarında bulunduğu bütün katılımcıların İngiliz istihbaratınca dinlendiğini yazdı. Belgelere dayanan haber, zirveye katılanların bütün telefon trafiği ve maillerinin “neredeyse canlı” olarak İngiliz istihbaratı tarafından izlendiğini gösteriyor. Bazı delegelerin ise istihbarat teşkilatının önceden hazırladığı paravan internet kafelere yönlendirildiği iddia edildi. Bu sayede email hesaplarının izlenmesi ve şifrelerin ele geçirilmesinin hedeflendiğine işaret edildi. Pazar günü yayımlanan Guardian gazetesinin haberi, ABD Ulusal Güvenlik Kurumu’nun internet kullanıcılarını ve telefon görüşmelerini izlediğini basına sızdıran eski CIA çalışanı Edward Snowden’ın ifşaatına dayanıyor. Guardian’ın yayımladığı G20’yle ilgili ‘son derece gizli’ ibareli belgede, Maliye Bakanı Şimşek’in dinlenmesindeki hedefin Ankara’nın mali reformla ilgili yaklaşımının yanı sıra Türkiye’nin diğer G20 üyeleriyle işbirliği isteğinde olup olmadığı bilgisine ulaşmak olduğu belirtiliyor.

Başbakan haberdardı

Haberde izlemelerin ardında ABD Ulusal Güvenlik Kurumu’nun (NSA) İngiltere’deki karşılığı olan İngiltere Devlet İletişim Birimi’nin (GCHQ) bulunduğu iddia edildi. 45 analiz uzmanının delegelerin konuşmalarını 24 saat izlediği ve operasyondan dönemin başbakanı Gordon Brown’un da haberdar olduğu belirtildi. Kuzey İrlanda’da yapılan G8 zirvesi öncesinde yayımlanan haber büyük ilgi gördü.

Muhaliflere füze gönderildi

G8 zirvesinde liderler Suriye’yi görüşürken, Suudi Arabistan’ın iki aydır Esad karşıtı muhaliflere, uçaksavar füzeleri verdiği ortaya çıktı. Uluslararası haber ajansı Reuters’a açıklama yapan bir kaynak, Suudi Arabistan’ın muhaliflere gönderdiği uçaksavar füzelerin omuzda kullanıldığını ve “hafif ölçekli” füze sınıfına girdiğini söyledi. Aynı kaynak, Suudi Arabistan’ın söz konusu uçaksavar füzeleri Fransa ve Belçika’dan satın aldığını ve silahların bölgeye nakliye masraflarını da Fransa’nın üstlendiğini ileri sürdü.

Sevkiyat Türkiye üzerinden

Ayrıca CIA’in Türkiye ve Ürdün’deki üslerle muhalefete silah aktaracağı öne sürüldü. ABD’nin, muhaliflere doğrudan silah vereceğine dair açıklaması çatışmalarda dengenin Esad güçlerinden yana değişmesinin ardından gelmişti. Muhalifler ise Washington’un vermeyi planladığı silahların zaten kendilerinde bulunduğunu ifade ederek uzun menzilli silahlar istiyor.
Muhalif grupların ABD’den ve uluslararası toplumdan bir diğer talebi olan ülkede uçuşa yasak bölge ilan edilmesi ise şimdilik kabul görmüş değil.

‘İran 4 bin asker yolluyor’


Öte yandan İran’ın, Esad rejimine destek olmak için Suriye’ye 4 bin asker göndereceği ileri sürüldü. İngiliz The Independent gazetesinde yayımlanan habere göre karar, geçtiğimiz Cuma günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce alındı. Gazete açık bir kaynak belirtmediği haberinde bu gücün “ilk birlik” olduğunu yazarak, İran’ın bölgeye daha başka askeri sevkiyatlar da yapabileceği imasında bulundu. Independent’in tecrübeli muhabiri Robert Fisk’in kaleme aldığı haberde İran’ın Esad rejimini korumakta olduğunu vurgulandı. Bu amaçla İran’ın, Suriye yönetimine İsrail’e karşı Golan cephesinin açılmasını önerdiğini de ifade edildi. Haberde, “Kaynaklar, Rusya ile sürekli irtibatta olduklarını, Hizbullah’ın Suriye’den çekilmesinin yakında tamamlanacağını ancak ülkedeki ‘istihbarat ekiplerinin’ korunacağını aktardı. Ayrıca, Taliban’ın da bir süre önce Tahran’a resmi bir müzakere heyeti yolladığına ve ABD’nin Afganistan’dan çekilirken İran’ın desteğine ihtiyaç duyacağına dikkat çektiler” denildi.