• Augsburg-Gablingen Ceza İnfaz Kurumu’nun (JVA) gardiyanlarının, mahkumları eğlence olsun diye aşağıladığı ve kötü muamelede bulunduğu iddia ediliyor.
  • Eski Federal Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger, “Bu, Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinde bir ceza infaz kurumunda yaşanan en büyük skandal” dedi.

 

Gablingen’de mahkumların hücrelerde iki haftaya kadar tutulduğu; işkence yapıldığı, aşağılayıcı muameleler yapıldığı; üstelik gardiyanların yaptıklarıyla övündüğü ortaya çıktı.

BR ve Kontraste’nin araştırmalarına göre; 23 Ekim 2024’te Gablingen Ceza İnfaz Kurumu görevlileri, komşu Neuburg-Herrenwörth Gençlik Cezaevi’ne gidiyor. Orada bir uyuşturucu baskınında destek vermeleri isteniyor, ancak Güvenlik Grubu’na (SIG) bağlı bir memur için bu görevin ikinci planda kaldığı anlaşılıyor. Baskından iki gün önce bir sohbet grubunda “Uyuşturucuları bulmakla pek ilgilenmiyorum” diye yazan memur, 6 saniye sonra “Sadece birini fırlatmak istiyorum” diyor. BR ve ARD’nin siyaset dergisi Kontraste (rbb), ilgili sohbet kayıtlarına ulaştı. Andreas Herz, Carla Spangenberg ve Chris Humbs imzalı haberde, bu mesajların Gablingen JVA görevlileri tarafından yazıldığı soruşturma makamlarınca teyit edildiği belirtildi.

Övünerek anlatıyor

Genç mahkumlar aylar önce ARD’ye konuşarak Gablingen SIG görevlileri tarafından boğazlarından sıkıldıklarını ve yumruklarla yüzlerine vurulduğunu söyledi. Görevlinin operasyondan sonra övünerek “Mahkumları fırlattım ve boğazlarını sıktım” dediği belirtiliyor. Bir mesajda ise yardımcısına “Her zaman boynunu sık” talimatı veriliyor. Söz konusu memurun avukatı, soru üzerine yorum yapmadı.

Sarsıcı sohbet kayıtları

O gün etkilenen 5 mahkumdan biri olan Milan, yaşadıklarını bugün hâlâ atlatabilmiş değil. “Her gün hücre kapısından çıktığımda ‘Şimdi biri orada duruyor olabilir’ diye düşünüyordum. Gece bir yerden ses geldiğinde uyanıyor ve ‘Şimdi yine gelecekler’ diye korkuyordum” diyen Milan artık serbest bırakıldı ve psikoterapi görüyor.

Tanıkların ifadelerine göre; görevliler, bu tür saldırılardan keyif alıyordu. Sohbet kayıtları da bunu doğruluyor. Bir görevli, “muhteşem bir gündü, çok eğlendik” diye yazarken, başka bir SIG görevlisi, Gablingen’de bir mahkumu “bitirdiğini” iddia etti.

Dönemin kurum yardımcısı, bir mahkumun “verräumt” (dövülüp halledildiği) yazdığı mesajda, bunun mahkum için acı verici olmasının görevlileri mutlu ettiğini belirtiyor. Sadece “B notu”nda (eğlence puanı) iyileştirme gerektiğini, çünkü memurların bu saldırı sırasında “çok az güldüğünü” yazıyor.

Hasta ve yaralılar da

Olaylar örnek niteliğinde. BR’nin araştırmalarına göre; Gablingen’de Alman ceza infaz sisteminde düşünülemeyecek bir sistem hakimdi: Mahkumlar sistematik ve kısmen kasıtlı olarak aşağılanmış ve kötü muameleye maruz bırakılmış. SIG görevlileri hasta ya da yaralı mahkumları dahi hedef almaktan çekinmemiş. Bir görevlinin, yaralı bir mahkumun yatağını bir saatten fazla sarsarak uyumasına engel olduğu belirtiliyor. Psikolojik olarak ağır hasta olan başka bir mahkum ise cezaevi doktorunun “mutlaka insan teması görmeli” tavsiyesine rağmen tecrit hücresine konulmak istenmiş. Nakil sırasında panik atak geçiren mahkum, doktor tavsiyesine rağmen toplu hücreye yerleştirilmek yerine daha da izole edilmiş ve tamamen çıplak olarak “özel güvenlikli hücre”ye (bgH) atılmış. Bu hücreler tamamen boş, beton bir oda ve sadece tuvalet için bir delik içeriyor.

Aşağılama ve itaat

Suçlamalara göre bu özel hücreler, Gablingen’de ceza ve taciz amacıyla kullanılmış; mahkumları aşağılamak veya itaat ettirmek için. Augsburg Savcılığına göre; 117 olayda mahkumlar hukuka aykırı şekilde bu hücrelere, çoğunlukla çıplak ve yastık-minder olmadan konulmuş. BR ve Kontraste’nin elindeki sohbetlerde bu durum alaycı yorumlarla anlatılıyor.

Teşvik ve koruma

Sadece yerde yatmanın etkilerini bir bilirkişi kendi üzerinde test etmiş. Sonuç: İki saat sonra ağrılar o kadar şiddetlenmiş ki uyumak imkânsız hale gelmiş. Dört saat sonra ise kalıcı hasar riski nedeniyle deneyi yarıda bırakmış. Gablingen’de mahkumların bu hücrelerde iki haftaya kadar tutulduğu iddia ediliyor. Buna ağır şiddet iddiaları da ekleniyor; mahkumların boğazı sıkılmış, yumrukla yüzlerine, tekme ile göğüslerine vurulmuş, bazı durumlarda cop kullanılmış. Bir olayda mahkumun elleri arkadan kelepçelenmiş. Yardımcı müdürün bazı saldırılara bizzat katıldığı veya hazır bulunduğu belirtiliyor.

Mahkumlara ayrıca aşağılayıcı muameleler yapılmış. Bir mahkum tamamen çıplak halde SIG görevlilerinin önünde mekik çekmeye zorlanmış. Başka birine saldırının ardından teşekkür etmesi emredilmiş. Bir diğeri ise kolları arkadan bükülerek kapı ve korkuluklara vurulurken görevliler tarafından güldürülmüş.

Kurum yardımcı müdürü kendisi fiziksel saldırı yapmamış olsa da, SIG görevlilerini bu tür saldırılara teşvik etmek ve sonrasında korumakla suçlanıyor. Olayları onaylamayan personel ise “Hadi hadi, defol” gibi ifadelerle başka görevlere atanmış veya uzaklaştırılmış.

Çok rahat davranmışlar

Saldırılar sırasında SIG görevlilerinin tanık olmamasına özen gösterdiği, diğer personele görüşün engellendiği veya kamera olmayan alanlarda (örneğin asansörlerde) saldırı yapıldığı iddia ediliyor. Bir mahkumun şiddetle baskı altına alınarak kurum aleyhine şikayetini geri çekmeye zorlandığı da öne sürülüyor.

Yardımcı müdürün bir sohbette “Sınırlar aşıldığında dışarıya karşı ‘anständig’ (dürüst ve saygın) görünmeli” yazdığı belirtiliyor. Başka bir mesajda ise kendisi ve SIG görevlilerinin “hukuka aykırı” davrandıklarını kabul ettiği kaydediliyor.

Savcılığa göre; eski kurum müdürü de mahkumların hukuka aykırı şekilde bgH hücrelerine konulduğunu biliyordu. Soruşturmalar, müdürün büyük ölçüde evden çalıştığını gösteriyor. Avukatları yorum yapmadı. Yardımcı müdür ise bir mesajda Gablingen Cezaevi’ni kendince “yaratmak” istediğini yazmış. Daha sonra “mutlak diktatörlük” ifadesini kullanmış ve yanında gözlerini kapatan maymun emojisi koymuş.

13 iddianame

Eski Federal Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger, “En ağır temel hak ihlalleri söz konusu. Bu, Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinde bir ceza infaz kurumunda yaşanan en büyük skandal” dedi.

Augsburg Savcılığı, Gablingen JVA’da görevli 13 personele karşı iddianame hazırladı. Bunlar arasında “görevde tehlikeli yaralama” suçlaması da yer alıyor. İddianameler eski kurum müdürü ve yardımcısını da kapsıyor. Avukatları soru üzerine yorum yapmadı, ancak önceki yazışmalarında yardımcı müdürün avukatları, müvekkilinin yasalara uygun davrandığını vurgulamıştı. Beklendiği gibi bir dava açılırsa, eski mahkum Milan duruşmanın “başından sonuna” kadar orada olmak istediğini belirterek, “Adaletin yerini bulmasını umuyorum. Eğer görevlilerden biri özür dilemek isterse, o özrü kabul edeceğim” dedi.

Eski Federal Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger, “En ağır temel hak ihlalleri söz konusu. Bu, Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinde bir ceza infaz kurumunda yaşanan en büyük skandal” dedi. HABER MERKEZİ