- ABD donanmasının sınırlı uçak gemisi kapasitesi, Ortadoğu’daki operasyonların uzamasıyla darbe aldı. Uzayan görevler, gemilerde yorgunluk ve bakım sorunlarını artırırken Pasifik’teki ABD varlığını da zayıflatıyor.
- Lille Katolik Üniversitesi’nden Rachid Chaker, İran savaşının ABD ordusunun uzun süreli ve yüksek yoğunluklu savaşları sürdürme kapasitesini sorgulattığını belirterek, füze ile mühimmat stoklarındaki azaldığını vurguladı.
George Washington Uçak Gemisi Filosu, ABD’nin Ortadoğu’daki operasyon bölgesine ulaştı. Gemi, dokuz aydır denizde bulunan USS Abraham Lincoln’ün yerini alacak. Lincoln’deki denizcilerin yaşam koşulları ailelerin tepkisine yol açarken, asker intiharları da basına yansımıştı. Donald Trump yönetimi her ne kadar bu durumun gerçek olmadığını savunsa da Abraham Lincoln, ABD’nin taahhütlerini uzun vadede yerine getirmekteki zorluklarını ortaya koydu.
Abraham Lincoln’ün San Diego’ya dönüşü, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana bir ABD uçak gemisinin gerçekleştirdiği en uzun görevlerden biri oldu. ABD’nin Ortadoğu’daki savaş ve caydırıcılık faaliyetleri, uçak gemilerinin aşırı kullanımını da yeniden gündeme getirdi. Lincoln, son 27 ayın yaklaşık 14 ayını görevde geçirerek Donanmanın 36 aylık döngüde öngördüğü 7-8 aylık görev süresinin çok üzerine çıktı.
Lincoln’ün yanı sıra USS Gerald R. Ford da 11 aylık görev yaptı. Nisan ayında üçüncü uçak gemisi USS George H.W. Bush da Ortadoğu’ya gönderildi. Ford’un Mayıs ayında geri dönmesiyle ateş gücündeki azalmanın müzakereleri zayıflatacağına dair endişeler oluşurken, Lincoln’ün dinlenme ve ikmal için bölgeden ayrılmasına da izin verilmedi.
Son yıllarda uçak gemilerinin görev süreleri sürekli uzatılırken, gemilerde bakım, personel yorgunluğu ve malzeme sorunları büyüyor. “Çift görevlendirme” uygulamaları da giderek yaygınlaşıyor. Bu durumun en büyük bedellerinden biri ise Pasifik’te ödeniyor.
George Washington, savaş için operasyon bölgesine ulaşırken şu anda Pasifik’te ABD’ye ait hiçbir uçak gemisi bulunmuyor. Ancak Pasifik, ABD için stratejik bir bölge. Çünkü Washington burada Çin ile rekabet ediyor. Ortadoğu’ya gönderilen her Batı Kıyısı uçak gemisi, Çin’i caydırmak ve Asya’daki müttefikleri desteklemek için kullanılabilecek bir geminin eksilmesi anlamına geliyor.
‘Ordu aşırı yük altında’
Lille Katolik Üniversitesi’nden araştırmacı Rachid Chaker, bu gelişmelerin Amerikan ordusunun farklı cephelerde aşırı yük altında olduğunu gösterdiğini belirtti. RFI’ya konuşan Chaker, “Bu durum ayrıca İran’daki savaşın çıkmaza girdiğinin kanıtıdır” dedi ve ekledi: “Savaş Şubat ayının sonunda başlamıştı. Şu anda Ağustos ayındayız ve görüyoruz ki bugün Amerikan kuvvetleri hem ekipman sıkıntısı çekmeye başlıyor hem de silahlı kuvvetlerde bir yorgunluk yaşanıyor. Askerlerin yorgun düştüğüne tanık oluyoruz.”
Uçak gemilerinin altı aydan fazla bir süre görevde kalamayacağına dikkat çeken Chaker, “Abraham Lincoln’un 8 aydan fazla bir süre boyunca görevde kaldığını görüyoruz. Gemideki mürettebatın tükenmiş durumda olduğu, intihar girişimleri, gıda ve diğer ekipman eksikliği gelen bilgiler arasında. Bu da aslında çıkmaza giren bir çatışmada Amerikan kuvvetlerinin son derece zor durumda olduğunu gösteriyor” dedi.
Uzun vadeli savaşa hazır değil
İran savaşının ABD’nin uzun vadede yüksek yoğunluklu bir çatışmayı sürdürmekte zorlandığını ortaya koyduğuna işaret eden Chaker, şöyle devam etti: “Her iki füze önleme hem de füzelerde kıtlık yaşandığı görüldü. Bu durum, Amerikalıların yüksek yoğunluklu bir çatışmayı sürdürebilme kapasitesini gerçekten de sorgulatıyor. Ve özellikle de Çin gibi bir süper güçle olası bir çatışma durumunda şu soru ortaya çıkıyor; ‘ABD, uzun vadede ayakta kalabilmek için bu kadar çok asker ve gemi seferber edebilecek, yeterli mühimmata sahip olabilecek mi?’ İran’da yaşananların ortaya çıkardığı en önemli meselelerden biri. ABD başkanının bu çatışmaya kesinlikle son vermek istediği görülüyor. Ancak gerçekte bu durum, ABD ordusunun hem insani hem de maddi kaynaklarını tüketiyor.”
Füze stokları yetersiz
Füze stoklarının üzerinde özellikle duran Chaker, “Ukrayna savaşı sırasında Avrupa’da savunma sanayisinin barış dönemine göre yapılandırıldığı belirtilmişti. Ancak nihayetinde ABD’de de durumun aynı olduğu anlaşılıyor. 6 aydan fazla süredir devam eden bir savaşta önleme füzeleri ve balistik füze stoklarının tükenmeye başladığı görülüyor. ABD savunma sanayisi, uzun vadede Amerikan orduları için yeterli miktarda üretim yapmaya hazırlıklı değildi. Bu durum, ABD hükümetini savunma sanayisine baskı yapmaya itti. Böylece ABD ordusunun silah ihtiyaçlarını karşılayabilmek için üretim hızını artırmaları istendi. Sonuçta, savunma sanayisinin gücü ne kadar büyük olursa olsun, ABD’nin bile uzun süren bir çatışmada gerçek zamanlı olarak ikmal sağlamakta zorlandığını görmek şaşırtıcı bir gerçek” dedi.
ABD’nin mevcut gemi inşa planı uçak gemisi sayısını artırmıyor. Yeni Ford sınıfı gemiler, eski Nimitz sınıfının yerini alacak. Uzmanlara göre sorun yalnızca gemi sayısının azlığı değil, Washington’ın uçak gemilerini ABD askeri gücünün temel sembolü olarak aşırı kullanması. Sonuç olarak, uçak gemilerinin sürekli uzatılan görevleri Donanmayı yıpratırken, Çin’e karşı stratejik öncelik olarak görülen Pasifik’teki ABD gücünü de zayıflatıyor. HABER MERKEZİ