Türk Başbakan önceki gün Rize’den tek devletin kutsallığına halel getirecek örgütlenmelere müsaade etmeyeceklerini, paralel devlet olarak adlandırdığı Kürt siyasetini bertaraf edeceklerini tekrarlarken İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin de Ordu’dan eşlik etti.
Rize’de partililerine hitap eden Türk Başbakan Recep T. Erdoğan, savaşa devam ettiklerini ve devam da edeceklerini belirterek, asker ve polisin birlikte iyi mücadele ettiklerini buna zarar verecek yorum ve açıklamalardan kaçınılmasını istedi. KCK adı altında sürdürülen siyasi kırımı da tavizsiz devam edeceklerini belirten Türk Başbakan, sivil toplum örgütleri, medya ve aydınları tehdit etti.

‘Teröre destek veriyorsunuz’
Erdoğan, „KCK’nın nereye vardığını bilmeden, bu işin içerisinde kimlerin ne tür rol üstlendiğini bilmeden yaptığınız açıklamalar, ister medyada olsun, ister şurada-burada olsun, nerede olursa olsun, açıkça söylüyorum, teröre destektir, teröre hizmettir.“ açıklamasında bulundu.

‘Atalarımız hep böyle yürümüşler’
Devletin içinde, devlete paralel bir devlet anlayışına müsaade etmeyeceklerini kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: „Türkiye’de tek devlet vardır, o da Türkiye Cumhuriyeti devletidir. İkinci bir devlet olamaz. Bu ifadelerim sebebiyle beni devletçi diye ifade eden, milliyetçi diyen varsa, bu ifadeleri kullanmak devletçilikse, milliyetçilikse evet devletçiyim, milliyetçiyim. Biz, birbirini bu vatan için seven bir milletiz. Tarih boyunca bunun için mücadele vermişiz. Atalarımız hep böyle yürümüşler.“

Her parti önce devleti kutsayacak!
Türk İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ise AKP Ordu İl Başkanlığı’nda partililerine seslendi. Şahin, şöyle girşi yaptı: ‘’Devlet, ülke, bayrak bizatihi milletin kendi varlığı, her partinin olduğu gibi doğal olarak AKP’nin de üzerinde ki değerlerdir. Bu değerler siyasi partilerin ilkeleri ve varlıklarının da üzerindeki değerlerdir. Dolaysıyla bu ülkedeki her siyasi parti öncelikle, ön kabul olarak bu ülkenin hepimiz için olmazsa olmaz değerlerinin önemini kabul ederek ondan sonra kendi siyasetlerini şekillendirmek durumundadırlar.“

Sinek de BDP oluyor!
Şahin, giriz gahin ardından kendi sorup kendi cevaplayarak konuyu BDP’ye getirdi. Şöyle:
„Böyle midir?
İlke olarak böyledir.
Böyle olmuş mudur?
İstisnaları vardır.
Bugün var mıdır?
Bu gün de maalesef vardır.“
İşte devlet ve AKP Hükümeti olarak karşı karşıyı kaldıkları ayrımı „Bir tarafta bu ülkede milletin birliğini, bölünmezliğini, misak-ı milliyi kabul eden siyasi partiler, bir tarafta da bu ülkede, bu ülkenin özgürlüklerinden, demokrasisinden, hukukundan yararlanarak, bu ülkeyi varlığı ile birliği ile sıkıntılı hale getirmek isteyen siyasi partiler de vardır“ şeklinde formüle eden Bakan İdris Naim Şahin, tarihi son iki sorusu ve önemseme derecesiyle BDP konusu kapattı:
„Bu partiler toplum tarafından benimsenirler mi?
Bana göre mümkün değil, 200 yıl geçse yine benimsenmez.
O halde sıkıntı nedir?
Sinek küçükse de mide bulandırıyor.’’

PKK pek sinek gibi değilmiş!
Bakan Şahin, hitabetinin KCK/PKK faslına geçiş yaparak, ‘kan dökmek için oluşmuş şebeke’ tanımını şöyle destekledi: „Uzaklardan, sınır ötesinden sınır içerisine, dağlara, tenha yerlerden son zamanlarda şehir merkezlerine kadar toplumun farklı kesimlerine kadar, üniversitelerine, bir kısım basın kurumlarının içerisine, ekonomik yapıya, sokağa kadar inmek suretiyle,gündüz külahlı gece silahlılardan oluşan bir büyük yapıyı adeta ahtapotun kolları gibi bu devletin varlığına kastetmek için oluşturmuş durumdalar.“

Bertaraf ve def kolkola

Bakan Şahin, pek de sinek olmayan bu yapının tasfiyesi konusunda ise iyimser, referansı da kendi devleti: „Böyle bir yapıyı, geçmişte de bu millet, bu devlet bertaraf etti. Bunun nice benzerleri cebelleş oldu. Yerel tabiriyle bela oldu. Her defasında, belki hızımızdan gücümüzden kaybederek bu belalar defedildi, bugün yine defedilecek. Def edilmeye de başlandı mı? Başlandı. Devam edebilir mi? Edecek’’
Arıyor ama sorunu bulamıyor!
Bakan Şahin, Kürt insanının esas itibariyle herhangi bir sorunu olmadığından o kadar emin ki, ‘’Sorun sorun diyorlar. Sorun ne? Ben arıyorum sorunu bulamıyorum.’’ dedi ve tarihi Ordu nutkunu şöyle sürdürdü: ‘’Sorun yol mu? Sorun şarkı mı? Sorun kıyafet mi? Sorun ibadet mi? Sorun hastane mi? Havadan geziyorum bölgeyi, bir şantiye halinde. Karadan geziyorum bölgeyi, her taraf imar halinde. Bir şey eksik, halka zorla sandık başına yönlendirilerek verdirilen oylarla seçilmiş belediyelerin pislikleri ortada dolanıyor o bölgede.“

Medeni kurtarıcı devlet!

Bakan Şahin, konuşmasının devam eden bölümünde yeniden tarihsel Türk egemenliğinin zihnine enjekte ettiği kodlardan yararlandı: „Dersim’i medenileştireceğiz“ ve „Köylüleri ağa/şeyh/pir köleğinden kurtaracağız“ gayreti. Bakan Şahin’e göre KCK „Kürtleri cebren köleleştirme hareketi“ ve başta Hakkari’de olmak üzere  „İnsanlar gayri medeni bir şekilde yaşıyorlar.“ Bakan Şahin işte bu gayri medeni insanları, KCK/PKK/BDP zulmünden kurtarıp medeni bir yaşam ihsan eyleyeceklerini belirterek, konuşmasını şu cümlelerle bağladı: „Örgüt, farklı ırklardan bir araya getirilerek dinsizlik ve inançsızlık ortak paydasında oluşturulmuş.’’


Şahin’e tek cümlelik cevap

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Kürt sorununu bulamayan Türk İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e tek cümleyle cevap verdi: „Kürt sorunu aramakla bulunmaz; sorunu görmek için göz değil, akıl ve vicdan gerekir.“

HABER MERKEZİ