ARJİN DİLEK ÖNCEL / MA / URFA


Urfa merkeze 10 kilometre kuzeydoğusunda bulunan ve 19’uncu yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Germuş Kilisesi (Gamurc-Kamurc) definecilerin kazıları sonucu yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. 

En son 2013’te ahır olarak kullanıldığı basına yansıyan Germuş Kilisesi, her geçen gün biraz daha zarar görüyor. Yapıya musallat olan defineciler, geriye kalanını da delik deşik etti. Basına yansıyan haberlerden sonra yetkililer harekete geçerek kilise için bekçi görevlendirdi. Kapısına da tarihini anlatan tanıtım tabelası konuldu. Ancak şimdilerde ne bekçi var ne de kilisenin tabelası da. 

 

Kolonların dibi bile kazılmış

Kilisenin etrafında açılan sayısız çukur, tarihi yapıya yeterince zarar verirken, son bir ay içinde kolonların dibinde kazıldığı tahmin edilen içerideki 2 metre derinliğindeki 3 çukur ise kiliseyi yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya bırakıyor. 23 Ekim 2011 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın teklifi, Bakanlar Kurulu kararı ile Germuş Kilisesi ve çevresi “Turizm gelişim merkezi” olarak ilan edilse de, aradan 6 yıl geçmesine rağmen kilise ve çevresinde bir çalışmanın yapılmadığı görülüyor. 


Ermeniler sürgün edilince... 

1915 öncesi Urfa yöresinin en büyük köyü olan Germuş’te, Germuş Kilisesi’nin yanı sıra 100’den fazla öğrencisi olan bir de okulun yer aldığı, köyün etrafında eski manastır kalıntılarının bulunduğu belirtiliyor. Köyün 800 haneli olduğu, kilisenin 1881’de Hagop Ardvisyan tarafından restore edildiği, köy çevresinde yer alan eski manastırların adlarının, Surp Hovhannes, Surp Tadeos, Surp Hagop ve Surp Minas olduğu, Germuş Kilisesi’nin dışında köyde iki kilisenin daha bulunduğu kayıt altına alınmış. Mevcut kilisenin 1915 yılına kadar Ortodoks Ermenileri tarafından ibadet amaçlı kullanıldığı, 1915 yılında Ermeni soykırımıyla kilisenin harabeye döndüğü belirtiliyor. 

1915 yılında Mustafa Kemal’in köyü Hamidiye alayı komutanlarından Sümer paşaya tahsis ettiği, şu anda da köyün Sümer paşanın mirasçılarının elinde olduğu ifade ediliyor.