HDP, iktidarı üç belediyenin gasp edilmesi karanını geri almaya, belediye eşbaşkanlarını görevlerine iade etmeye çağırdı.

HDP Sözcüsü Günay Kubilay, “Diyarbakır, Van ve Mardin ile İstanbul, Ankara ve İzmir’in kaderi aynıdır” diyerek, er ya da geç gasp edilen belediyeleri kayyumlardan geri alacaklarının altını çizdi.

HDP Sözcüsü Günay Kubilay, Genel Merkez’de basın toplantısı düzenledi. Kubilay, kayyum atamanın, bir Saray’a darbesi ve gasp olduğu yönünde herkesin görüş birliği içinde olduğunu dile getirerek, “Bu siyasi darbeye AKP, MHP ve onların koltuk değneği Perinçek dışında Türkiye’nin tüm kesimlerinden tepkiler geldi. Türkiye halkları 19 Ağustos kayyum darbesine karşı çok önemli bir demokratik tavır aldı, HDP’yi yalnız bırakmadı” dedi.

Yenilgiyi sindiremediler 

Kubilay, üç büyükşehir belediyesine kayyum atanmasının nedenini “İktidar bloku 31 Mart seçim yenilgisini sindiremedi” şeklinde açıklayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kayyumları silip süpüren Kürt halkının iradesine bir kez daha saldırarak intikam almaya, Türkiye halklarının barış, demokrasi ve özgürlük umudunu yok etmeye çalışıyor. Bu iktidar 23 Haziran’da İstanbul’da da bir kez daha görüldüğü gibi toplumun çoğunluk desteğini yitirerek azınlığa düşmüş, meşruiyet krizine sürüklenmiş bir iktidardır. Bu iktidar toplumsal rıza üretebilecek kapasiteden yoksun, zorbalıkla ayakta durmaya çalışan bir iktidardır. HDP ile demokratik siyaset zeminlerinde mücadele edebilecek yetenek, birikim, politika ve kapasiteden yoksun olan iktidar, darbe ve zorbalık gibi gayri meşru yöntemlere başvuruyor. HDP’yi kriminalize etmeye ve etkisizleştirmeye çalışıyor. Böylece 31 Mart’ta başlayan yeni siyasal süreci kesintiye uğratmak, açılan demokratik değişim kapısını kapatmak, bu soygun ve savaş düzenini sürdürmek istiyorlar. Onların bütün kini nefreti düşmanlığı bu nedenledir.

İstanbul ve Ankara’yı da kapsar 

Eğer bu tehdit zamanında önlemez, saldırı zamanında püskürtülemezse İstanbul, Ankara belediyelerini de kapsayacak şekilde genişleyeceğine kimsenin şüphesi olmamalıdır. Ne var ki, bu sefer ki yanlış hesap demokrasi duvarına tosladı ve ters tepti. 2016’daki kayyum zorbalığı karşısında sessiz kalan çevreler, Soylu’nun yalanlarına inanmadılar. 19 Ağustos darbesine karşı sert tepki göstererek protesto seslerini yükselttiler. Darbeden medet uman iktidar güçlerinin sevinci kursağında kalmış oldu.

 

 Eşbaşkanlar neyle suçlanıyor? 

Buradan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya soruyorum; belediye eşbaşkanlarımız neyle suçlanıyor? Somut hukuki bir açıklama istiyoruz. Bu açıklamayı yapmayacaklar, yapamayacaklar. Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan daha seçimler yapılmadan önce defalarca ‘Sandıktan çıksanız bile kayyım atayacağız’ diyerek, halk iradesini tanımayacağını beyan etmemiş miydi? Diyarbakır Valiliği 1 Nisan’da kayyum atama talebinde bulunmuş. Seçimler ne zaman yapıldı 31 Mart’ta. Anında harekete geçmişler, o zaman bir darbe planlamışlar.

   

 Tek dava açmadılar 

Bazen tarih herkesin yüzüne sert bir rüzgar gibi çarpar. 2016’da da DBP’li belediyelere kayyım atarken, belediyelerin kasasında para vardı, o paraları dağa göndereceklerdi diye propaganda yapmıyorlar mıydı? E sonra ne oldu? Hiçbir usulsüz harcama bulamadırlar, tek bir dava açamadılar. Çünkü hepsi yalandı. Bunların içerisinde tek doğru olan belediyelerin kasasında para olduğuydu. Çünkü o belediye başkanları ihtiyaç dışında o paraları harcamıyorlardı. Şimdi belediye kasaları tam takır. Milyarlarca borç da cabası.

 

Kayyumlardan alacağız

HDP iktidarın yalan ve iftiralarıyla baş edecek iradeye sahip bir partidir. Çünkü HDP gücünü haklılığından ve demokratik meşruiyetinden almaktadır. HDP olarak, iktidarı bu kararı geri almaya, belediye başkanlarını görevlerine iade etmeye ve bu ülkenin alnına sürdükleri kara lekeyi temizlemeye çağırıyoruz.

Bedia Özgökçe Ertan, Ahmet Türk ve Adnan Selçuk Mızraklı hala seçilmiş meşru belediye eşbaşkanlarımızdır. HDP olarak halkımızın gasp edilen siyasi iradesine sahip çıkacak ve belediyeleri kayyımlardan geri alacağız. Er ya da geç bu olacak. Darbe karşıtı demokrasi güçleriyle demokratik ve meşru direnişimizi kararlılıkla sürdürmeye ve büyütmeye devam edeceğiz. Bilinmeli ki, darbeyle gasp edilen Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerini özgürleştirme mücadelesiyle, darbe tehdidi altındaki İstanbul, Ankara, Mersin, Adana ve Antalya belediyelerini savunma mücadelesi birleştiği, aynı kanala aktığı zaman darbeleri ve zorbaları tarihin çöplüğüne göndermek mümkün olabilir. Bu vesileyle hak, hukuk, adalet ve vicdan sahibi her yurttaşı bu onurlu mücadeleye ve demokrasiye sahip çıkmaya çağırıyoruz. Amed, Mardin ve Van’a belediye eşbaşkanlarımızla dayanışmaya davet ediyoruz.”

 

ANKARA

 
 

Amed ve Van’da oturma eylemleri

 

Büyükşehirlerin gaspına karşı dün de Amed ve Van’da oturma eylemi yapıldı.

Amed Büyükşehir Belediyesi binasındaki polis ablukası dün de devam etti. Elazığ Caddesi ve yan yollar polis bariyerler trafiğe kapatılırken, tüm yollara TOMA’lar konumlandırıldı. HDP’lilerin, DBB önünde açıklamasına izin verilmezken, Lise Caddesi’ne gelen HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ile milletvekilleri Garo Paylan, Meral Danış Beştaş, Hişyar Özsoy, Remziye Tosun, Semra Güzel ve Musa Farisoğulları, yurttaşlarla birlikte burada oturma eylemi başlattı. Oturma eyleminin yapıldığı Lise Caddesi de polis bariyerleriyle kapatılırken, yurttaşların açıklama noktasına geçişlerine polis eşliğinde izin verildi. Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı da bir süre sonra, belediye yakınında toplanan kitleye katıldı. Mızraklı, alkış ve sloganlarla karşılandı. Dört saat süren oturma eyleminin ardından öğleden sonra, “İrademe dokunma” pankartı ardında basın açıklaması yapıldı.

HPG Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, şunları söyledi: “Büyük bir suç işledi bu iktidar. Erdoğan, Soylu eliyle büyük bir suç işledi. Anayasal bir suç işledi. Kayyum atama, Türkiye’nin altında imzası bulunan uluslararası sözleşmeler açısından da suçtur. Bu suçu taammüden işlediler. 31 Mart seçimlerinden önce planlamaya başladılar. Yaptıkları ağır darbedir. Bu siyasi darbe, bu suç karışışında, hukuk, demokrasi ve adalet mücadelemizi en meşru şekilde sürdürmeye devam edeceğiz. Sivil itaatsizliğimizi her alanda, her gün göstereceğiz. Kürt halkının kendi temsilcilerini seçmesini, kendi kendisini yönetmesini hazmedemiyorlar. Bugün atanmış olan o utanç figürü vali, daha belediye başkanlarımız mazbata almamışken kayyum olarak atanmak için başvurmuş. Bu hukuksuzluk ve adaletsizlik karşısında hiçbir arkadaşımız diz çökmedi, diz çökmeyeceğiz. Elbette kazanacağız, mutlaka kazanacağız” sözlerine yer verdi.

Barış Annesi Safiya Sezgin de kayyumları kabul etmediklerini ve etmeyeceklerini vurgulayarak, “Çek elini haklarımızın üzerinden. Kayyum o belediyede olsa da bizim başkanımız Selçuk Mızraklı’dır. Biz başkanlarımızdan başka kimseyi kabul etmiyoruz” diye seslendi.

 Eylem slogan ve alkışlar eşliğinde sonlandırıldı.

 
 

Van’da oturma eylemi

 

Amed ve Mardin ile birlikte büyükşehir belediyesi gasp edilen Van’da tepkiler sürüyor. HDP’liler, dün de Cumhuriyet Caddesi’nde oturma eylemine geçti. Eyleme, Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Muş Milletvekili Şevin Coşkun, Van Milletvekili Muazzez Orhan, Van Milletvekili Murat Sarısaç, Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Hakkari Milletvekili Sait Dede, Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanlari Bedia Özgökçe Ertan ve Mustafa Avcı, HDP İl Eşbaşkanları Ümit Dede ve Yadşen Karabulak katıldı.

Polis basın mensuplarının oturma eylemine yaklaşmasını engelledi. Eylem sırasında vekillerin üzerinden dronelerin uçurulduğu görüldü.

 

AMED/VAN

 
 

Mardin Valisi de ertesi gün göndermiş

 

Mardin Valisi’nin de Diyarbakır Valisi ile aynı gün yani seçimin ertesi günü olan 1 Nisan 2019’da kayyum atanması için bakanlığa başvurduğu ortaya çıktı.

Türk İçişleri Bakanlığı’nın Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Adnan Selçuk Mızraklı’dan sonra Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk için de seçimin ertesi günü harekete geçtiği anlaşıldı. Mardin Valisi de aynı Diyarbakır Valisi gibi 1 Nisan 2019 günü daha mazbatalar alınmadan İçişleri Bakanlığı’na yazmış. 31 Mart seçimlerinde Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ahmet Türk’ün İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınması için yazılan yazının girişinde “Mardin Valiliğinin 01.04.2019 tarih ve 4381 sayılı, 06.08.2019 tarih ve 10110 sayılı yazıları ve eklerinde” ifadesiyle başlayarak, Türk hakkında açılan soruşturmalar sıralanıyor.

Valiliğin yazdığı yazıya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 18 Ağustos 2019 günü onay veriyor.

Ahmet Türk’ün görevden alınmasına gerekçe olan soruşturmaların ise seçilmeden öncesine ait olduğu görülüyor. Başkan seçildikleri sonra “akrabalarını işe aldığı”, “şehit yakınlarını ve bazı birimlerde çalışanların işten çıkarıldığı” yönündeki iddiaların ise Ceza Hukukunun görevi olmadığı, işten çıkarılanların işe geri dönmek için mahkemeye başvuracağı ifade ediliyor.

Görevden almanın hukuksuz olduğu gerekçesiyle Ahmet Türk’ün göreve dönmek için İdare Mahkemesine başvurmaya hazırlandığı bildirildi. Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’nın görevden alınması için seçimden bir gün sonra valiliğin harekete geçtiği ortaya çıkmıştı.

Mardin Valisi Mustafa Yaman, 2016’da da Ahmet Türk’ün yerine kayyum olarak atanmıştı. Yaman seçimden sonra ise Mardin Valisi olarak göreve devam etmişti.     

 MARDİN