Federal Seçiciler Kurulu Almanya’nın yeni cumhurbaşkanını seçti. Toplam beş adayın yarıştığı seçimlerin galibi beklendiği gibi eski Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier oldu.

Almanya’da Federal Seçiciler Kurulu ülkenin yeni cumhurbaşkanını seçmek için dün toplandı. Eyalet temsilcileri ve vatandaşlardan oluşan bin 260 üyeli kurul oylama için Berlin'deki Federal Meclis binasında biraraya geldi. 

5 aday yarıştı

Seçimlerde toplam beş aday yarıştı; Koalisyon hükümetindeki Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) ortak adayı eski Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier (61), Sol Parti'nin desteklediği yoksulluk konusundaki araştırmalarıyla tanınan Christoph Butterwegge (66), sağ popülist Almanya için Alternatif'in (AfD) adayı Albrecht Glaser (75), Özgür Seçmenler'in (Freie Wähler) adayı Alexanden Hold (54)  ve Korsan Partisi adayı Engelbert Sonneborn (78). 

Sonuç şaşırtmadı

Seçimde beklendiği gibi favori aday Steinmeier seçildi. Federal Seçiciler Kurulu’nda çoğunluğu Hıristiyan Birlik Partileri ile Sosyal Demokratlar oluşturduğu için diğer partilerin adaylarının seçilme şansı düşüktü. Ayrıca Hür Demokrat Parti (FDP) de seçimde Steinmeier'i destekledi. İlk turda 931 oy alan Steinmeier, Almanya'nın 12. cumhurbaşkanı seçildi. 

Gauck 18 Mart'ta ayrılıyor

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ilerlemiş yaşını gerekçe göstererek seçimlerde yeniden aday olmayacağını açıklamıştı. Gauck'un görev süresi 18 Mart'ta sona eriyor. 

Steinmeier: Zorlu bir görev olacak 

Gauck'un yerine geçecek olan Steinmeier yaptığı açıklamada, "Kendimi görevin zor olmasına ve etrafımızı saran kriz ve çatışmalardan uzak duramayabileceğimiz bir duruma hazırlıyorum. Ancak önemli olan güvensizlik ortamında kaybolmayıp, geleceği şekillendirmek" diye konuştu.

Merkel övgüyle söz etti

Başbakan Angela Merkel ise gün içinde yaptığı açıklamalarda Steinmeier'i överek "O herhangi bir Sosyal Demokrat değil, Almanya'yı iyi temsil edeceğine güvendiğim bir Sosyal Demokrat" dedi. 

20 yıldır siyasetin içinde

61 yaşındaki Frank-Walter Steinmeier Alman diplomasisinin yüzü sayılıyor. Steinmeier, Merkel'in büyük koalisyonunda 22 Kasım 2005-28 Ekim 2009 tarihleri arasında Almanya Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. 17 Aralık 2013 tarihi itibariyle yeniden Dışişleri Bakanı oldu ve 27 Ocak 2017 tarihine kadar bu görevde kaldı. 20 yıldır siyasetin içinde olan Steinmeier, başbakanlık müsteşarlığı, meclis grup başkanlığı, başbakan adaylığı gibi çeşitli görevleri de üstlendi. Deneyimli siyasetçi ülkesinde "pragmatik ve sözünü geçiren bir siyasetçi" olarak tanımlanıyor. 

Türkiye’yi eleştirse de işbirliğinden yana

Steinmeier, Türkiye'ye en hakim Alman siyasetçilerin başında geliyor. Türkiye ile yakın işbirliğini savunsa da Erdoğan rejiminin özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında muhalefeti ve basını hedeflemesinden duyduğu rahatsızlığını gizlemiyor. 

Uzun yıllar boyunca Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecini destekleyen Steinmeier, HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın tutuklanmasının ardından Türkiye’nin geleceği konusunda bir yol ayrımında olduğunu söylemişti. 

Steinmeier, Avrupa Parlamentosu ve Avusturya’nın Türkiye’nin müzakerece sürecinin askıya alınması çağrılarına destek vermiyor. Bununla birlikte Türkiye’de demokratik özgürlüklerin sınırlandırılmasını ve hukuk devleti ilkelerinin ihlalini eleştiriyor. 

HDP’lileri Berlin’e davet etmişti

Steinmeier, Dışişleri Bakanı olarak son kez Kasım 2016’da gittiği Ankara’da Türkiye’de olanlardan kaygı duyduğunu ve çözüm sürecine geri dönülmesi gerektiğini söylemişti. Ayrıca görüştüğü HDP’li vekilleri Berlin’e davet etmişti. 

Eleştirileri nedeniyle AKP hükümeti tarafından diplomatik teamüllere aykırı bir protokolle ağırlanan Steinmeier, Almanya’da da büyük tepki çekmişti. Sol Parti milletvekilleri Martina Renner, Sevim Dağdelen ve Ulla Jelpke, Steinmeier’i "diktatörlük rejimi"ne destek vermekle suçlamıştı. Hatta Jelpke, eleştiri dozajını artırarak "Steinmeier, Ankara’da acınacak haldeydi" demişti.


 BERLİN