Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Gezi Parkı direnişini takip ederken polisin saldırısına uğrayan, gözaltına alınan, tehdit edilen gazetecilerle birlikte suç duyurusunda bulundu, sorumluların yargılanmasını istedi. İstanbul Adliyesi önünde "Polis şiddetine son! Sorumlular yargılansın" pankartını açan gazeteciler, sloganlarla polis şiddetini protesto etti, tüm baskılara rağmen yazmaya devam edeceklerini duyurdu. TGS İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş burada yaptığı açıklamada, Gezi direnişini takip eden en az 28 basın emekçisinin, polisin kullandığı gaz bombaları, plastik mermiler ve tazyikli su ile yaralandığına dikkat çekti, "Bu basın emekçilerinden bazıları, habercilik yaptıkları için polis tarafından özellikle hedef alınarak yaralandılar" dedi. En az 14 basın emekçisinin alanda çalıştıkları sırada gazeteci olduklarını söylemelerine karşın gözaltına alındığını belirten Durmuş, "Sarı basın kartı olmadığı için gözaltına alınan veya görev yapması engellenen gazeteciler oldu. Bazı gazetecilerin onlarca çevik kuvvet polisi tarafından dövülerek gözaltına alındığı, kamerayla da görüntülendi" diye konuştu.


'Sorumlusu siyasi iktidar'

Gezi Parkı'nın boşaltılmasının ardından basın kurumlarına şafak baskınları düzenlendiğini hatırlatan Durmuş, İstanbul'un yanı sıra diğer illerde gazetecilerin şiddetin hedefi olduğunu kaydetti. Durmuş, "Bu utanç verici tablonun sorumlusu siyasi iktidar ve iktidara bağlı polis güçleridir. Basın emekçilerine saldıran polis, aynı zamanda halkın haber alma hakkına, basın ve ifade özgürlüğüne saldırmıştır. Gerçekler bu yolla susturulmaya, halktan saklanmaya çalışılmıştır" dedi.

'Görevden alınmalılar'

Basın emekçilerine yönelik saldırıları protesto eden Durmuş, son olarak şunları söyledi: "Bu şiddeti uygulayan polislerin derhal ortaya çıkarılmasını, görevden alınmasını ve cezalandırılmasını istiyoruz!
Başta İstanbul Valisi ve İstanbul Emniyet Müdürü olmak üzere, bu şiddetin sorumlusu olan tüm devlet yetkililerinin görevden alınmasını ve yargı önüne çıkarılmasını talep ediyoruz. Halkın özgürlük talebine kulak tıkayıp bu talebi şiddetle bastırmaya çalışan AKP Hükümeti'ni ve Başbakan Erdoğan'ı istifaya çağırıyoruz. Son olarak medya patronlarına, yöneticilerine sesleniyoruz: En az 28 gazetecinin yaralanması, basın emekçilerinin iş güvenliğinden yoksun çalıştığının da somut bir göstergesidir. Basın emekçilerinin iş güvenliğinden siz sorumlusunuz! İş güvenliği tedbirlerinin derhal alınmasını talep ediyoruz."
Açıklamanın ardından gazeteciler adliye binasına girerek, suç duyurusunda bulundu.

İSTANBUL




EFJ, ETUC, NUJ: Baskılar endişe verici


EFJ, ETUC ve NUJ, Gezi direnişini takip eden gazetecilere yönelik baskı ve operasyonları kınadı, Türk Başbakan Erdoğan'ı insan hakları ve ifade özgürlüğüne saygı duymaya çağırdı.
Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) ve İngiltere Gazeteciler Sendikası (NUJ) 18 Haziran’da Etkin Haber Ajansı (ETHA), gazetecilere yönelik gözaltı, şiddet, baskı ve tehditlere tepki gösterdi. Şiddetin derhal sona ermesini isteyen NUJ Genel Sekreteri Michelle Stanistreet, “Kamu yararı için gazetecilerin hedef gösterilmeden haber yapmalarına izin verilmelidir. NUJ olarak İngiltere Başbakanı David Cameron’dan Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile iletişime geçerek insan hakları ve ifade özgürlüğüne saygı duymaya çağırmasını istedik. Geçerli hükümler ve uluslararası yükümlülükler uygulanmalı, böylece basın da bağımsız haber yapabilmelidir" dedi.  
Avrupa Sendikalar Federasyonu (ETUC) Genel Sekreteri Bernadette Ségol da barışçıl protestolarla grevleri baskı altına almak için hükümet yetkililerinin yaptığı açıklamalardan endişe duyduklarını ifade etti. ETUC, “Türkiye hükümetinin halkın meşru şikayetlerine gösterdiği artan tepkiden ciddi anlamda kaygılıyız. Askeri güçleri işin içine katmak var olan durumu daha da kötüleştirecektir. Türkiye Avrupa ülkesi olduğunu ifade ediyor ve Avrupa Konseyi üyesi. O zaman ona göre davranmalı" çağrısında bulundu.