Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve çalışanlarının yargılandığı davanın ilk duruşması başladı. 24 Temmuz Basın Bayramı gününde görülmeye başlanan davanın ilk duruşması 4 gün sürecek. 

11’i tutuklu 19 Cumhuriyet gazetesi çalışanı ve yöneticisinin yargılandığı Cumhuriyet davasının ilk duruşması başladı. Duruşma salonuna alınan tutuklu gazeteciler Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, gazetenin yayın danışmanı Kadri Gürsel, Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay, gazetenin okur temsilcisi Güray Öz, köşe yazarı Hakan Kara, gazetenin çizeri Musa Kart, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri Önder Çelik ve Bülent Utku, Cumhuriyet Vakfı Danışma Kurulu üyesi avukat M. Kemal Güngör, muhabir Ahmet Şık ve muhasebe çalışanı Yusuf Emre İper alkışlarla karşılandı. Kadri Gürsel’in oğlu Erdem babasına sarılması jandarma komutanı tarafından engellendi.


Tek dikili ağacım kızım

Duruşma kimlik tespitiyle başladı. Ahmet Şık’a ‘Çocuğunuz var mı’ diye soruldu. Şık ”Gurur duyduğum bir kızım var” diye cevap verdi. Şık malvarlığına ilişkin sorulan soruyu ise ”tek dikili ağacım kızım” diye yanıtladı.

Duruşma salonunda bir askerin silahlı olarak bulunmasına avukatlar itiraz etti.


Savunmaya el konuldu

Kimlik tespitinin ardından iddianamenin özeti okundu. Ardından savunmalara geçildi. İlk sözü Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu aldı. Sabuncu’nun yanında getirdiği evraklara el konulduğu için savunmasını yarın yapacağını söyledi.


Kadri Gürsel: Tek bir kanıt yok

Kadri Gürsel’in savunmasında fezlekenin iftiralarla dolu olduğunu belirtti ve ekledi: ”Benim yayın danışmanlığım ile gazetenin iddia edilen yayın politikası değişikliği arasında herhangi bir ilişki kurmak akla ve mantığa aykırıdır, abesle iştigaldir. Bu iki nedenden ötürü böyledir.’’

Hakkındaki ‘bilerek ve isteyerek yardım etme’ suçlamasıyla ilgili tek bir gerçek kanıt bulanamayacağını söyleyen Gürsel, ”FETÖ’nün adı henüz ‘Cemaat’ iken ve bu cemaat ile AKP iktidarı birlikte çalışırken benim bu yapıya karşı bakışım kategorik biçimde negatif olmuştur ve bu bakışım hiç değişmemiştir. Mevcut iktidarın, geçmişte bu grupla sürdürdüğü fiili koalisyon ortaklığını teşhir ettim. Aleyhimdeki suçlamalar, sahte delillere dayandırılmalarına bile gerek duyulmaksızın, iptidai yalanlar, tezvirat ve tahrifatlar ile gerçeküstü bir boyuta taşınmıştır” dedi ve beraat talebinde bulundu.


Baskı ile korkutamazlar

Aranın ardından Akın Atalay savunmasına başladı. Akın Atalay ”31 yıllık avukatım ilk kez bir duruşmaya kravatsız geldim, çünkü geçen hafta kravatları topladılar. Savunmada kullanacağım kitapları sakıncalı diyerek getirmeme izin vermediler. ‘Suç Örgütleri’ isimli kitabı savunmamda kullanacaktım ama izin verilmedi. Bu dava Cumhuriyet’e ve gazeteciliğe saldırıdır” dedi.

Cumhuriyet gazetesine açılan soruşturmanın hukuk cinayeti olduğunu vurgulayan Atalay, ”Bizi baskı, tehditle korkutamazlar. Örgütlerle ve devlet içinde yuvalanmış çetelerle gazetenin ilişkisi yoktur. Tek faaliyeti gazeteciliktir. Son nefesimizi verinceye dek dik duracağız” diye konuştu.

Gazetemize yayına hazırlanırken 4 gün devam edecek davanın duruşması sürüyordu.  


 HABER MERKEZİ