108 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan 26 yaşındaki tutsak Aziz Sökemen, gönderdiği mektupta şunları söyledi: “Tecrit, hepimiz için kara leke ve utançtır. Türkiye’nin yasalarına bile aykırıdır. Tüm insani haklar derdest edilmiştir.

 Bu yüzden talebimiz, yasal ve meşrudur. Biz her şeyi göze aldık. Aslında geç bile kaldık. Bu eylem bir çığlık, bir feryattır. Tecrit parçalanmadan bir adım geri atmayacağız. Kararımızın netliği herkesçe böyle bilinmelidir.”

Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 108 gündür açlık grevinde olan Aziz Sökemen, kaleme aldığı mektubunda tecridin tüm Kürt halkı ve Türkiye toplumu üzerinde yürütüldüğünü dile getirerek, “Bu çığlığa ses verin!” çağrısında bulundu.

DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in cezaevinde 79. günden sonra Amed’deki evinde sürdürdüğü ve 147. gününde olan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 16 Aralık’tan itibaren Türk cezaevlerinde yayıldı. 16 Aralık’ta 10 cezaevinde başlayan ve 36 tutsağın dahil olduğu ilk grubun eylemi 109, 17 Aralık’ta 3 cezaevinde başlayan 10 tutsağın eylemi 108, 26 Aralık’ta 13 cezaevinde başlayan 35 tutsağın eylemi de 99. gününde. 2 Ocak’ta bir cezaevinde bir tutsağın başladığı eylem 92, 5 Ocak’ta 26 cezaevinde 100’ü aşkın tutsağın eylemi 89. gününde. 15 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve HDP eski Milletvekili Selma Irmak’ın eylemi de 78. gününe girdi. Son olarak 17 Ocak’ta bir cezaevinde 3 tutsak; 27 Ocak’ta bir cezaevinde 5 tutsak; 28 Ocak’ta bir cezaevinde 2 tutsak; 29 Ocak’ta, bir cezaevinde 3 tutsak; 15 Şubat’ta da 8 tutsak daha eyleme katıldı. 1 Mart’tan itibaren tüm cezaevleri eyleme dahil oldu. HDP Milletvekilleri Dersim Dağ, Tayip Temel ve Murat Sarısaç da Amed’de eylemdeler. Ayrıca Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde HDP’li Nasır Yağız 134 gündür; Mexmûr’da İştar Kadın Meclisi Üyesi Fadile Tok, 74 gündür; Germiyan’da Herêm Mehmûd, 39 gündür eylemde. Açlık grevi eylemcilerinin tek talebi var; Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması.

Açlık grevindeki binlerce tutsaktan biri de Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalan Aziz Sökemen. Muş‘un Bulanık ilçesinde doğan 26 yaşındaki Sökemen, 90’lı yıllarda baskılardan dolayı ailesiyle birlikte Mersin’e göç etti. 3 Temmuz 2015’ten beri tutuklu bulunan Sökemen, 108 gündür açlık grevinde. Sökemen, yürümekte ve sıvı almakta zorlanıyor. Mide krampları, baş ağrıları, vücut kasılmaları, ağız içi yara, ses ve ışığa hassasiyet, tansiyon ve nabız atışlarında düşüş gibi sağlık sorunları yaşıyor. Sürdürdüğü eylem ve taleplerine dair bir mektup kaleme alan Sökemen, tecridin tüm Kürt halkı ve Türkiye toplumu üzerinde yürütüldüğüne vurgu yaptı.

Kritik eşikler aşıldı

Aziz Sökemen’in mektubu şöyle: “Şuan tarihi anlamı büyük bir direşin içindeyiz, Ben de bu cezaevindeki diğer 4 arkadaşımla birlikte 17 Aralık 2018’den beri açlık grevindeyim. Kritik denilen aşamaları çoktan geride bıraktık. Çoğu arkadaşımızda telafisi mümkün olmayan tahribatların yaşandığı bir süreçteyiz.

 Her şeyi göze aldık

 Biz her şeyi göze aldık. Tek amacımız tecridin kaldırılmasıdır. 20 yılı aşkın süredir uygulanan insanlık dışı tecrit, Türkiye’nin Anayasa ve hukukuna aykırıdır. Tüm insani haklar derdest edilmiştir. Bu yüzden talebimiz, yasal ve meşrudur. Leyla yoldaşın duruşu bizim için bir mesajdır.

Kara leke ve utançtır

Aslında geç bile kaldık. Şu bilinmeli ki bedenlerle oluşturulan çelikten irade tecridi illaki kaldırtacaktır. Bu tecrit hepimiz için kara leke ve utançtır. Bu koşullarda yaşamak her gün ölümle yaşamaktır. ‘Her gün ölmektense bir kere onurluca ölürüz’ diyerek başladık bu eyleme. Ne olursa olsun, sonuç neyi gösterirse göstersin bu tecrit parçalanmadan bir adım geri atmayacağız. Kararımızın netliği herkesçe böyle bilinmelidir.

Bu eylem, bir feryattır

 Bu eylem bir çığlık, bir feryattır. Kendisine ‘Ben vicdanlıyım, ben insanım’ diyen herkes, bu çığlığa ses vermeli ve bunun için mücadele etmelidir. Nihayetinde tecrit, tüm Kürt halkı ve Türkiye toplumu üzerinde yürütülmektedir. Demokratik bir ülkede yaşamak istiyorsak, faşizme ‘dur’ diyeceksek, bunun ilk adımı tecridin kırılmasıdır.

Üzerimize düşeni yapıyoruz

 Bu uğurda, Newrozlarda büyük bir eşik atlatılmıştır. Ancak bu yeterli değildir. Başka bir can yitirilmeden kamuoyu vicdanı ve halkımız harekete geçmelidir. Ki bu inanç ve güveni taşıyorum. Bizler demokrasi ve barış ortamının sağlanması için zindanda üzerimize düşeni yapıyoruz.

Bu haklı talep artık her yerde dile getirilmeli. İçeride ya da dışarıda bu uğurda mücadele veren tüm yoldaşlarıma ve halkımıza umut ve direncimi yolluyor, herkesi bu feryada ses vermeye çağırıyorum. Kazanacağımıza olan inancımızla adım adım yürüyoruz.”

 

AMED

 
 

Vazgeçirmeye çalışıyorlar

   

Tarsus Cezaevi’nde 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan Agit Tekin, cezaevi idaresinin eylemlerini sonlandırması için baskı yaptığını aktararak, “Eylemimizden vazgeçirmeye çalışıyorlar. Ancak taleplerimiz kabul edilene kadar eylemimiz sürecek” dedi.

Tarsus 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan 22 yaşındaki Agit Tekin, 1 Mart’tan beri eylemde. Tekin, 2014’te Mersin’de tutuklanarak “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 12 yıl hapis cezası verildi. Tekin, sırasıyla Mersin E Tipi Kapalı Cezaevi, İskenderun Cezaevi’nde ve son olarak Tarsus 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi.

Annesi Bahriye Tekin, 5 ay önce eşi ve kendisine cezaevi idaresince “gardiyanlara hakaret edildiği” gerekçesiyle soruşturma açıldığını belirterek, şunları söyledi: “5 ay önce görüş için geldik. Eşimi keyfi olarak görüşe almadılar. Sadece beni bıraktılar. Eşime 6 ay görüş yasağı verildi. Ben gardiyana beddua etmişim bana da 2 ay görüş yasağı verdiler. 1 Nisan’da açık görüşte 20 dakika görüşebildik. Diyarbakır’dan Tarsus’a 20 dakika görüşme yapabilmek için geldim. Çok yoğun ve keyfi aramalardan geçiriliyoruz. Keyflerine göre görüş saatini ve görüşe girmeyi sağlıyorlar” diye konuştu.

Kimsenin umurunda değilsiniz!

 Tekin, görüşme sırasında oğlunun kendisine, “Biz C-9 koğuşu olarak 12 kişi 1 Mart’tan itibaren açlık grevindeyiz. Bizlere vitamin ve sıvı verilmiyor. Gardiyanlar, ‘Siz neyin peşindesiniz? Sizin amacınız nedir? Boşu boşuna açlık grevindesiniz. Kimsenin umurunda değilsiniz. Talepleriniz kabul edilmeyecek. Boşuna kendinize zarar vermeyin. Bırakın. Neyin açlık grevi yapıyorsunuz?’ diyerek baskı uyguluyor. Eylemimizden vazgeçirmeye çalışıyorlar. Ancak taleplerimiz kabul edilene kadar eylemimiz sürecek” dediğini aktardı.