Çocuk yaşta evlendirilen ve uzun yıllar boyunca erkek zihniyetinin her türlü şiddet uygulamasına maruz kalan Şirin Sayhan, ‘Geç de olsa yaşamım boyunca aldığım en doğru karar, o evden ayrılmak oldu’ diyor.
Henüz 14 yaşında iken ailesi tarafından evlendirilen Şirin Sayhan, 66 yaşında cesaretini toplayarak yeni yaşamını kurdu.
Sayhan’a uygulanan şiddet sarmalı, abisinin evlenebilmesi için babası tarafından kendisinden 13 yaş büyük bir erkekle evlendirilmesiyle başladı. Karşı geldiği anda şiddet uygulandı. Hikayesini şöyle anlatıyor: ”Abim büyüktü. 5, belki de 6 sene askerlik yapmıştı. Ben çocuktum. Abimi evlendirmek için ‘berdel’ yaptılar. Babam, ‘Bu kızı vereceğiz ve karşılığında birini alacağız’ dedi. Aradan zaman çok geçmemişti ki o değiş tokuş misali yapılan karşılıklı anlaşmada gözden çıkarılan kişinin ben olduğumu anladım. Ertesi gün babama ‘İstemiyorum’ dedim. ‘Niye kızım’ diye sorunca konuşmaya başladım. Bir anda yüzümde sertçe bir tokat hissetim. Babam ‘Senin etin kemiğin ne ki erkek seçiyorsun’ diyerek bağırmaya başladı. Peki benim etim budum neydi ki beni evlendirmeye karar vermişlerdi? Evlenmeme karar verdiği erkek için ise büyümüş bir kadındım.”
Nereye dönse kıskaç
Yaşadığı korku karşısında artık sessizliğe bürünen Sayhan, çok zaman geçmeden evlendiriliyor. “Evlendirildiğim erkek bayağı büyüktü ve ben ise hala çocuktum. Her akşam ‘Gitmem yatağına, korkuyorum’ diyor, ağlıyordum. Bunun üzerine evlendiğimin üçüncü günü evime gönderildim. Daha sonra akrabaların baskısıyla tekrar döndüm” diye anlattı.
En ağır işleri yaptırdılar
Gebe kaldığı süreçte evlendirildiği erkeğin askere gittiğini belirtiyor Sayhan. Hamileliği boyunca her türden ağır işi kendisine yaptırdıklarını, eşi askerden döndüğünde doğum yapmış olduğunu ancak iki gün aradan sonra kendilerini evden attıklarını anlattı. Sayhan, “Kızımı kucağıma alıp annemin evine gittim. Annem beni o halde görünce bir daha dönmemi istemedi. Sütüm olmadığı için kızım aç kalıyor ve ağlama krizleri geçiriyordu” dedi.
Kızı karşılığında kuma
Sayhan, büyüttüğü kızının da tıpkı kendisinin akibetini paylaştığını şöyle dile getirdi: “Elimde büyüttüğüm kızım genç kız oldu. Onu istemeye geliyorlardı. Babası ‘Onunla kendime bir eş alacağım’ diyordu. Bir gün biri çıkıp geldi. Kızımla evlenmek istediğini, kendi kızını da eşimle evlendireceğini söyledi. Ben de, kızım da isyan ettik, karşı çıktık. İkimize de şiddetin en ağırını uygulayarak, dağ başında bir köyde nikah kıydılar. Bir hoca getirdiler. Zorla arabalara koyup götürdüler.”
‘Birbirimize sığındık’
Eşinin, bu kez getirdiği kumasına karşı kışkırttığını ifade eden Sayhan, “O adamın işkencesi bitmiyordu. Bu kez de beni bir kadınla karşı karşıya getirdi. Bizi birbirimize düşman ederek zevk alıyor gibiydi. Ben de çocuklarım için mevsimlik işçilik yapmaya başladım. Fındığa, pamuğa gittik. Buralardayken rahat nefes aldığımı ve çocuklarım için ayakta durduğumu anladım. Çok geçmeden diğer kadın da şiddet görmeye başladı. Bizi birbirimize düşüren erkeğin şiddetine karşı artık birbirimizden başka sığınacak kimse olmadığını ikimiz de anlamıştık” diye konuştu.
‘Sonunda o evden ayrıldım’
Sonunda tüm gücünü toplayıp evden ayrılmaya karar veren Sayhan, hayatının en doğru kararını geç de olsa verdiğini söylüyor. Çocuklarını da yanına alan Sayhan, 66 yaşında yaşamında yeni bir sayfa açıyor.
JINNEWS/İSTANBUL