Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlığı ve can güvenliği için Avrupa Konseyi ve CPT’nin önünde başlatılan oturma eylemi 28 günü geride bıraktı. Sadece Kuzey Kürtleri değil, diğer parçalardan Kürtler de Öcalan’a özgürlük talebiyle nöbette yerini alıyor. 

Öcalan’ın sağlığı ve can güvenliği için Strasbourg’da bulunan Avrupa Konseyi (AK) ve İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) önünde 23 Ekim tarihinde 63 kurumun basın açıklamasıyla başlayan oturma eylemi devam ediyor. Hafta sonu Avrupa kurumları kapalı olsa da Kürdistanlılar eylem alanını boşaltmıyor. AK yakınındaki oturma eyleminde sayı 100’ün altına düşmezken, zaman zaman 300’e kadar çıkıyor. Soğuk havaya rağmen eylemlerini sürdüren Kürtler, CPT’nin sorumluluğunu yerine getirme taleplerini her fırsatta yineliyor. 



Rojhilat Kürtleri nöbetteydi

Halayların çekildiği ve ziyaretlerin devam ettiği oturma eylemini bu hafta sonu 40 kişilik KJAR, KODAR, PJAK ve Zağros Platform üyeleri katıldı. Kurmancî, Soranî stranların söylendiği eylemlerde halaylar çekildi. Rojhilat Kültür Komisyonu sanatçıları, eylemcilere mini bir konser verdi. Kurum temsilcileri de yaptıkları konuşmalarda, Avrupa kurumlarına harekete geçme çağrısında bulundu. Kürdistanlılara da eylemi destekleme ve büyütme ile Kürt halkına depremzedelerle dayanışma çağrısında bulundu. 

Dün ise İsviçre’nin Zürih kentinden kültür komisyonu sanatçıları eylem alanını ziyaret etti ve dinleti sundu. Gazetemiz yazarlarından Aziz Oğur ise Rojava izlenimlerine ilişkin bir sunum yaptı ve soruları yanıtladı. 


Tüm insanlığın umudu

Oturma eylemine katılan Rojhilat Kürtlerinden sanatçı Celal Dalawu, Öcalan’ın bütün Kürtlerin umudu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Başkan Apo sadece Kürtlerin değil, bütün insanlık için umuttur. Bunun için Türk devleti 19 yıldır tecrit altında tutuyor. Biz Kürtlerin görevi de buna karşı çıkıp eylemler içerisinde olmaktır. Amacımız ondan haber almak ancak temel hedefimiz Başkan Apo’nun özgürlüğüdür” dedi. CPT, İmralı Adası’na gidene kadar da eylemlerini devam edeceklerini söyledi.


Öcalan’dan haber bekliyoruz

Menuşah Rojhilatî ise Abdullah Öcalan’dan haber alamadıklarına vurgu yaparak, “Başkan’dan 2 yıldır hiç alamıyoruz. Genç, yaşlı hepimiz burada toplanmış, bir önce ondan bir haber almak istiyoruz” diye konuştu.

Jala Mihemed de bölge devletleri tarafından Kürtler üzerinde baskı olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Bu baskılar bugün Önder Apo şahsında yürütülüyor. Kendisine tecrit uygulanıyor. Biz bu uygulamaları kanıyoruz. Bugün Kürdistan’ın 4 parçasında insanlar olarak CPT ve Avrupa Konseyine taleplerimizi iletmek için buradayız.”

Xebat Mihemedî ise “Avrupa ülkelerine çağrımız, Başkan Apo’nun özgürlüğüne kavuşması için Türk devletine baskı yapmalarıdır” dedi.

Beyruz Direqşan da Öcalan’ın özgürlüğü için Avrupa kurumlarının devreye girmesi gerektiği vurgusunda bulundu. 


Kitlesel açıklama yapılacak

Strasbourg’daki süresiz oturma eylemi yarın birinci ayını dolduracak. Bu nedenle eylem alanında kitlesel bir basın açıklaması ve miting organize edilecek. Süresiz oturma eylemini destekleyen Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’daki halk ve inançları temsilen 63 kurumun temsilcisi de açıklamaya katılacak. Tertip Komitesi, basın açıklaması için halka katılım çağrısı yaptı. 



STRASBOURG/Y.ÖZGÜR POLİTİKA




Özgürlüğümüz Öcalan’a bağlı


Strasbourg’daki nöbet eylemine katılanlar arasında Êzîdîler de dikkat çekiyor. Öcalan etrafında kenetlenme çağrısında bulunuyorlar. 



Qamişlolu Beşîr Êzîdî, 28 yıldır Almanya’da yaşıyor. Avrupa Şengal Meclisi Yürütme Kurulu Üyesi ve Heyva Sor çalışanı olan Êzîdî, fermanın yıldönümünde Şengal’deymiş. Ardından 3 ay Rojava’da kalmış. “Şengal ve Rojava’nın durumu oldukça iyiydi. Ortadoğu tarihinde bir rüya gerçekleşiyor. Avrupa devletlerinden de çok daha iyi ve güzel bir sistem kurulmuş” derken, Êzîdî halkı için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın önemine şöyle vurgu yapıyor: “Canı gönülden ve tüm gücümüzle Önderimizle birlikteyiz. Êzîdî halkı olarak Serok bizim yüreğimiz ve beynimizdir. Serok özgür olmadan Êzîdî halkı da özgür olamaz” dedi. Bir haftayı aşkın süre nöbet eylemine katılan Êzîdî, şu çağrıda bulundu: “Unutmayalım ki DAİŞ’e karşı bize Serok Apo’nun fedaileri sahip çıktı. Serok Apo, YPG ve HPG bizi düşmanlardan ve hainlerden kurtardı. Êzîdîler, Serok’un ve onun devriminin etrafında kenetlenmeli.”


‘Önder Apo bizi uyandırdı’



Şengalli Amer İbrahim Almanya’nın Siegen kentinden geliyor. DAİŞ’in 2014’te gerçekleştirdiği katliam sırasında Şengal’deymiş. “Gerillalar Şengal dağında bizim için şehit düştü. Halkımız bunu hiçbir zaman unutmamalı“ diyen İbrahim, yaşanılanları anlatırken hüzünleniyor. 

“Ben Serok Apo için buraya geldim. Halkımız kendisini kandırmasın. Önder Apo bizi uyandırdı, gözlerimi açtı. Daha da ileriye gitmek için Önderimize sahip çıkmalıyız. Önderimiz kurtulursa ancak biz de kurtuluruz” diye belirtiyor. 


’39 yıldır Apocu’yum’



Nusaybinli Ferman Yadel, “39 yıldır Apocu’yum” diyor. Babası 12 Eylül’de Amed Cezaevi’nde tutsak edilen ve hapisteyken işkenceyle katledilen Yadel, “88’de Almanya’ya geldim. Apocu hareketten evvel hiçbir bilgimiz yoktu. Her şeyi onlardan öğrendik” diyor. 

9 çocuk babası olan ve Oldenburg’da yaşayan Êzîdî Yadel, Kürt Halk Önderi Öcalan ise şöyle konuştu: “Şengal için Başkan Apo’ya borçluyuz. Apo bizim onurumuz, gözbebeğimizdir. Êzîdîlerin Önderliğe sahip çıkmasını yeterli görmüyorum. Bin yıldan bu yana Apo’nun Êzîdîler için yaptığını kimse yapmamıştır. Apo Êzîdxan’ın başının tacıdır. “ 


YEKO ARDIL / STRASBOURG