Bu yıl 6’ncısı düzenlenecek olan Amed Kitap Fuarı’nın “Onur Konuğu” yazar Mıgırdiç Margosyan, 3 yıl sonra yapılacak kitap fuarının kendisini mutlu ettiğini söyleyerek, “Diyarbakır’ın kültürel mirasına sahip çıkmamız gerekir” dedi. Acının dilini reddettiğini belirten Margosyan geçmişle yüzleşmenin yapılması gerektiğini ifade etti.

 

LEZGİN AKDENİZ / AMED / MA

 

TÜYAP tarafından 120 yayınevinin katılımıyla Amed 6’ncı Kitap Fuarı, 25-30 Eylül tarihleri arasında Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Fuar, 5 gün boyunca panel, söyleşi, atölye çalışmaları ve çocuk atölye çalışmalarından oluşan 60 etkinliğe ev sahipliği yapacak. Etkinlikler ve imza günlerinde yüzlerce yazar okurlarıyla buluşma fırsatı bulacak. Bu yılki fuarın “Onur Konuğu” eserleriyle Amed’i anlatan ve kent hafızasının edebiyattaki önemli taşıyıcılarından biri olan yazar Mıgırdiç Margosyan olacak.

Bir soluk olmasını diliyorum 

Fuarın uzun aradan sonra yapılmasını kendisini mutlu ettiğini ifade eden Margosyan, “Kitaplar, fuarlar aracılığıyla varlığını gösterirken, yazarın ürettiği kitabı vitrine çıkarıp okurla buluşturmayı sağlarken, aynı zamanda yazar ve okur buluşmasını sağlar. Uzun bir aradan sonra Diyarbakır’da Kitap Fuarı’nın düzenlenmesi ayrıca mutlu etti beni. Umuyorum fuar çeşitlilik açısından zengin olur. Birbirlerine önyargıyla yaklaşanlar, farklı düşünceye sahip olanlar burada temas sağlayacak. Ve bu ön yargıların yıkılacağı inancındayım. Diyarbakır için bir soluk olmasını umuyorum” dedi.

Asıl meselemiz...

Ülkedeki gerilimli atmosfere dikkat çeken Margosyan, “Bir şey yoksa meselesi de olmaz. Varsa ve inkar ediliyorsa bu mesele sorun olur ve bu yöntemle çözülmez. Bizim ülkemizde mesele hiç bitmiyor. Herkes gelir, bir şeyler söyler, yapar, eder; ama o mesele kalır. Şu veya bu şekilde yozlaşır, üç, beş sene sonra aynı meselenin değişik bir hali karşına çıkar. Aynı meseleleri çözememenin verdiği kısır döngülü bir zihniyet meselesi de var. Çözülmemiş, bugüne kadar gelmiş, değiştirilmiş, şu veya bu şekilde üstü örtülmüş ama bitmeyen bir haldedir. Kötü olan, bir meseleyi çözememiş olmanın verdiği sıkıntıyı tekrar tekrar yaşamak. Acılar kıskanılacak hale geliyor. Bizim asıl meselemiz Diyarbakır’ın kültürel mirasına sahip çıkmak olmalıdır” dedi.

 

Amed’in gayrı resmi tarihi 

Kitaplarını “Diyarbakır’ın gayrı resmi tarihi” olarak niteleyen Margosyan, kitaplarının her ne kadar köy yaşamı, gündelik hayat, yaşadığı topraklardan ayrılma gibi geleneksel taşra edebiyatının tanımlamalarına uysa da bütünsel olarak bakıldığında amacının geçmiş ve şimdiyi buluşturmak olduğunu söyledi. Margosyan, “Geçmiş ile yüzleşip barışamazsak huzuru bulamayacağız” dedi.

Acının dilini reddettiğini belirten Margosyan, “Acıyı pansuman ederek, gülerek, satır aralarında vermeyi tercih ediyorum. Çünkü biliyorum ki hassasiyetle okuyan o duygusal insanlar satır aralarını benden daha iyi okuyacaklardır” ifadelerini kullandı.

Kitapları

Margosyan’ın Ermenice, Kürtçe ve Türkçe yayınlanan kitapları şöyle: Kirveme Mektuplar, Gavur Mahallesi, Dicle Kıyılarında, Bizim O Yöreler, Söyle Margos Nerelisen, Biletimiz İstanbul’a Kesildi, Tanrının Seyir Defteri, Zurna, Kürdan, Çengelli İğne.