Daha önce Federal Hükümet tarafından kendisine miting yasağı getirilen Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, Hamburg’da yapılan G20 zirvesinin ardından apar topar Almanya’yı terk etti. Almanya’da zirve dışında hiçbir etkinliğe katılmasına izin verilmeyen Erdoğan için resmi uğurlama töreni de düzenlemedi, G20’nin aile fotoğrafına da katılmadı.
Erdoğan, G20 vesilesiyle geldiği Almanya’da yandaşlarıyla buluşmak istemiş ancak kamuoyunun tepkisi nedeniyle konuşacağı bir salon bile bulamamıştı. Almanya Federal Hükümeti de Erdoğan’ın bu ülkede miting yapması ve taraftarlarıyla buluşmasını yasaklamıştı. Almanya Dışişleri Bakanlığı, Erdoğan’ın bir Türk konsolosluğunda bile yandaşları ile görüşmesine izin vermemişti.
Son olarak Hamburg’daki Türk konsolosluğuna gitmek istemişti. Ancak Alman yetkililerin buna da izin vermemesi üzerine Erdoğan zirve boyunca sadece kaldığı otel ile zirvenin gerçekleştiği fuar merkezi arasında gidip, geldi.
Öfkesi beş para etmedi
Önceki gece Türkiye’ye dönmeden önce son bir kez basının karşısına çıkan Erdoğan, Alman hükümetine yönelik öfke dolu sözler sarf etti. Alman yönetiminin salon toplantısı yapmasına müsaade etmediğini söyleyen, kendisine uygulanan yasakları şöyle anlattı: “Salon toplantısı yapmama tahammül edemediler. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na Almanya’da konuşma izni vermeyenler, kusura bakmasınlar, özgürlüklerden bahsedemezler. Bu bumerang gibi döner, kendilerini vurur.”
Kendisini kaybetti Demirtaş’a ‘terörist’ dedi
Erdoğan, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklama adı altında rehin alınmasına ilişkin soruyu cevaplarken adeta kendisini kaybetti, Demirtaş’a ‘terörist’ dedi. Erdoğan “Söylediğiniz kişi bir teröristtir. Öyle bir teröristtir ki, bütün Kürt kardeşlerimi sokağa döküp, 53 Kürt kardeşimi öldürten bir teröristtir” ifadelerini kullandı.
Erdoğan G20 zirvesi öncesinde de Alman Die Zeit gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Giovanni di Lorenzo ile mülakat yapmış, gazeteciye ‘Alman basını bana neden diktatör diyor’ şeklinde soru sormuştu. Lorenzo ise Erdoğan’ın sorusunu “Deniz Yücel ve Meşale Tolu gibi Alman gazeteciler hala hapiste ve kimse neden hapiste olduklarını bilmiyor. Ve Yücel hücre hapsinde tutuluyor. Çünkü on binlerce kişi geçen yaz yaşanan darbe girişimi şüphelisi olarak işlerini kaybetti” şeklinde cevaplamıştı. Erdoğan, bu ifadeler karşısında hamle yapmak istemişse de akıllarda Lorenzo’nun sözleri kalmıştı.
Alman Başbakanı Angela Merkel’in ev sahipliğinde gerçekleşen zirvenin ardından G20 ülkelerinin lideri ve eşlerinin katıldığı bir aile fotoğrafı çekildi. Ancak Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan söz konusu bu fotoğraflarda yer almadı.
Erdoğan ayrıca G-20 Liderler Zirvesi’nin klasik müzik etkinliğine ve liderlerle akşam yemeğine de katılmadı. Erdoğan ve eşinin önceki akşam düzenlenen Beethoven’ın 9. Senfonisi’ konserine katılmaması üzerine ön sıralardaki iki koltuk boş kaldı. Erdoğan ve Türk heyeti bu süre zarfında zamanını yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı otelde geçirdi.
Merkel: Erdoğan ile gerginliğimiz sürüyor
Öte yandan Erdoğan’ın talebi üzerine ikili bir görüşme yaptıklarını hatırlatan Merkel de “Bu görüşme aramızda derin farklılıklar olduğunu açıkça ortaya koydu ve bunlar hasıraltı edilebilir nitelikte değil” dedi.
Türkiye’de son bir yılda yaşanan tutuklamalar ve Alman milletvekillerinin İncirlik Üssü’nü ziyaretinin engellenmesini örnek olarak gösteren Merkel, gerginliğin önümüzdeki süreçte de sürebileceğini ima etti.
ANF/HAMBURG