Geleceğimiz için eylemdeyiz

Diaspora Haberleri —

18 Mayıs 2021 Salı - 18:00

  • Türk devletin işgal saldırıları ve tecride karşı Fransa’nın Strasbourg kentinde devam eden oturma eylemi ikinci haftasına girdi. Her hafta 30 kişilik yeni bir grupla sürecek, dört hafta sürecek eylem dört parçadan Kürdistanlıları bir araya getiriyor.

 

BARIŞ BALSEÇER/STRASBOURG

TJK-E ve KCDK-E öncülüğünde “İşgale ve soykırıma karşı her yer Avaşîn, her yer Zap, her yer Metîna. Dem Dema Azadiye ye!” hamlesi kapsamında 12 Mayıs’ta başlayan oturma eylemi, dokuz yıldır süren Öcalan’a Özgürlük Nöbeti ile aynı alanda yürütülüyor. Avrupa kurumlarının buluştuğu alanda ortaklaşan iki eylemde bir araya gelen Kürdistanlılar işgal ve soykırımın uluslararası destekle sürdüğüne dikkat çekerek, Avrupa’nın Kürt halkına karşı yürüttüğü iki yüzlü politikasının sona ermesini istiyor.

Açlık grevi grubundaydı

2018-2109 yılında tecride karşı Fransa’nın Strasbourg kentinde 14 kişilik grubun yürüttüğü açlık grevi grubunda yer alan Ayvaz Ece de Wuppertal’den gelerek bir hafta boyunca sürecek eyleme dahil oldu. 17 Aralık 2018 başlayan açlık grevi 162 gün sürmüş, avukatların Kürt Halk Önderi Öcalan ile görüşmesi sonrasında 26 Mayıs 2019 tarihindeki basın açıklamasıyla sona ermişti.

Çocukların geleceği için

Ayvaz Ece’nin 8, 11 ve 13 yaşında üç çocuğu var. Eşinin çalıştığını belirten Ece, "Çocukları bırakarak eyleme geldim, bir hafta burada kalacağım. Çocuklar evde kendi ihtiyaçlarını karşılıyor. 'Bizi merak etme' diyorlar. Ben de onların geleceğini düşünerek bu eyleme katıldım" dedi. “Çocuklarımızın özgür geleceği için hepimizin tecridi kırması, işgal ve soykırımın önüne geçmesi gerekiyor” diyen Ece, alan gözetmeksizin ortaya koyulacak direnişlerin ve eylemlerin zaferi getireceğini belirtti.

Direnişimiz moral kaynağı

Ece, gerillanın verdiği tarihi direnişi düşünerek herkesin sürece dahil olması gerektiğini söyledi. Gerilla ve halkın et ve tırnak gibi olduğunu kaydederek, gerillanın direnişi nasıl ki her Kürt’ü mutlu ediyorsa, halkın direnişinin de gerillaya moral vereceğini vurguladı. Ece, “Gerilla yaşamını ortaya koyuyorsa, bizlerin de Avrupa’daki konforlu yaşamımızı kenara bırakıp bu direnişi zafere taşımamız gerekiyor" diye konuştu. Türk devletinin kimyasal kullandığına işaret ederek savaş suçu işlediğinin altını çizen Ayvaz Ece, "Faşist Türk devletinin uluslararası mahkemelerde yargılanması için etkili eylemler düzenlemek gerekiyor" dedi.

Halkın iradesine saygı duyun

Almanya’nın Bonn kentinden PYD adına oturma eylemine eylemine katılan Zeki Şexo, Türk devletinin Güney Kürdistan’daki işgal girişiminin soykırım olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Türk devletinin yayılmacı politikasıyla Kürt halkının kazanımlarını hedef aldığını belirten Şexo, "Ama maalesef bu tehlikeyi gören Özgürlük Hareketi’nin 'Ulusal Birlik' yönündeki tüm çağrılarına rağmen KDP başta olmak üzere bazı Kürtler Türkiye ile işbirliği içerisinde" dedi. “Bugün katledilen her gerillanın, sivil halkın şehadetinde bu işbirlikçi güçlerin payı vardır" diyen Şexo, "buna ortak olmayın" çağrısında bulundu. Kürt Halk Önderi Öcalan üzerindeki tecride dikkat çeken Şexo, "Kürt halkı çözümün anahtarı olarak İmralı’yı gösteriyor" diyerek şöyle devam etti: "Gerçekleştirdiğimiz oturma eylemi ile biz Avrupalılara da bu halkın iradesine saygı duyun diyoruz. Katliamcı, işgalci, demokrasi düşmanı Türk devletini değil, ezilen, soykırımla yüz yüze olan Kürt halkının yanında saf alın."

İki eylemin de parçası

Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğünün sağlanması ve üzerindeki tecridin kaldırılması amacıyla 465 haftadır devam eden Öcalan’a Özgürlük Nöbeti’ni bu hafta Almanya’nın Düsseldorf kentinden giden bir grup devraldı. Grupta yer alan Bedran Aydeniz hem Özgürlük Nöbeti hem de oturma eyleminde yer aldığını söyleyerek, Kürt halkının yıllardır Avrupa kurumlarına seslerini duyurmaya çalıştığını söyledi. “Elbette bu kurumlar Türk devletinin Kürt halkına karşı işledikleri suçun farkındalar” diyen Aydeniz, Kürt halkının yaklaşık 10 yıldır her gün CPT, AK ve AİHM önünde olduğunu ama insan hak ve özgürlükleri, demokrasi havarisi olan Avrupa ülkelerinin Kürt halkının sesini duymaktansa ekonomik çıkarlarını ön planda tuttuklarını belirtti.

Açlık grevini bilmiyorlar mı!

“Adalet diyorlar ama sözde adalet bu” diyerek Avrupa ülkelerinin sessizliğini kınayan Aydeniz sözlerine şöyle devam etti: "CPT, Önderliğimiz üzerindeki tecridi bilmiyor mu? Binlerce siyasi tutsağın 200 güne yaklaşan açlık grevinin farkında değil mi? Tabii ki biliyorlar. Ama Ortadoğu’daki savaş onlara bir rant sağlıyor. Yoksa Önderliğimizin ortaya koyduğu paradigmanın Ortadoğu’da çözüm olduğunu gayet iyi biliyorlar. Ama kanımızdan besleniyorlar. Onlar silah satarak, savaş ekonomisi ile besleniyorlar.”

 

 

 

 

paylaş