Barış Anneleri İnisiyatifi’nin kuruluşunda yer aldı. 2009’da yapılan yerel seçimlerde yüzde 88.8 oy oranıyla Gever Belediye Başkanı seçildi. Ancak hakkında açılan davalardan dolayı aldığı iki yıl hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması sonrası görevinden azledildi. Hapisten çıkmasının ardından 30 Mart 2014’te yapılacak yerel seçimleri için önseçimde Gever’deki 570 delegenin 470’inin oyuyla yeniden aday oldu. Kendisiyle, adaylığını ve projelerini konuştuk.


Gever bir erkek şehri gibi görünüyor. Böyle bir şehirde bir kadın olarak belediye başkanı olmak nasıl bir duygu?

Evet, Gever bir erkek şehri. Fakat ataerkil zihniyet ülkenin genelinde var. BDP’nin kadına biçtiği değerin hesabı bile yapılamaz.  Bu şehre ikinci defa aday adaylığı için başvurduğumda ilk tepkiyi, en yakınım olan ailem verdi. “Gever’in feodal yapısından ve aşiretçiliğin yoğunluğundan dolayı kaybedersen çok üzülürüz” dediler. Ama aksine BDP’nin kadın kotası belirlemesi sonrası girdiğimiz seçimde yüzde 88.8 oy aldık. Bu seçimlerde bunu geride bırakmayı, yüzde 90 almayı hedefliyoruz.

Eşbaşkan olarak seçildiğiniz takdirde kadın sorunuyla ilgili nasıl çalışmalar yapacaksınız?

Geçen dönemde de böyle çalışmalarımız zaten vardı. Örneğin Kadın Kooperatifi’ni , yine Kadın Derneği’ni kurmuştuk. 2009’da ihtiyaç duyan 35 kadınımıza SODES desteğiyle eğitim vermiştik. Fakat yirmiden fazla kadının aktif olarak çalıştığı kooperatifimiz ve diğer projeler hep yarım kaldı. Bu dönemde ilk etapta yarım kalmış projelerimizi tekrar hassasiyetle hayata geçireceğiz. Bunun yanı sıra Kent Meclisi bünyesinde kadın destekli tarım ve hayvancılığı kalkındıracak adımlar atacağız. Çünkü kadın emek demek, ekoloji demek. Yüzyıllardır doğurup yetiştiren kadın, tarım ve hayvan yetiştiriciliğini de en iyi şekilde yapabilir. Yeter ki bunun imkanları sağlansın. Bu yüzden, belediyecilik çatısı altında en çok gerçekleştirmek istediğimiz projeler, kadını bilinçlendirme ve ekonomik özgürlüğünü sağlama projeleridir.


Başka ne gibi projeleriniz var?
Kürdistan’ın hemen hemen her şehrinin temel sıkıntıları olan yol, ulaşım, sanayi, su, elektrik, şehirleşme, tarım ve hayvancılık odaklı bitirdiğimiz veya halen üzerinde çalıştığımız projeler mevcut. Kimi finansal sıkıntıları atlatabilmek için gerekli görüşmeler yapılıyor. Örneğin, henüz yeterli olmasa da şehir merkezindeki işlek yollar onarıldı, üç sosyal alan yapıldı. Gever’in çok ihtiyaç duyduğu modern bir mezbaha yapıldı.
Şehrin altyapı projesi de hazırlanmış, bekliyor. Avrupa destekli olacak bu projenin yüzde 95’i hibeli. Yine, sulama ve içme suyunu sağlamak için gerekli her bağlantıyı kuruyor, görüşmeleri yapıyoruz. Su bakımından çok zengin olan bu bölgenin su sıkıntısı çekmesi gerçekten de üzücüdür. Bu yüzden, Devlet Su İşleri’nden aldığımız onayla Dilimli Barajı’nın yüzde 50’sini arıtarak içme suyu, diğer yarısını da sulama için kullanılabilir hale getirmeye yönelik çalışmalar yapılacak. Ancak yüksek bir maliyeti olan bu proje için bütçe sıkıntısı çekiyoruz.

Eşbaşkanlık sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok önemli bir girişim olarak görüyorum. Dünya geleninde sadece BDP gerçekleştiriyor, demokratiktir. Önümüzdeki dönem BDP belediyelerinde 6 aylık küçük bir sıkıntıdan sonra artık güçlü bir biçimde benimsenecek; pratiğe de olumlu bir şekilde yansıyacaktır.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Öncelikle Sayın Öcalan ile başlatılan süreci Gever halkı da dahil bütün Kürt halkı olarak destekliyoruz. Hasta ve çocuk tutsakların serbest bırakılması gerekiyor. Akabinde tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması için gereken yasal zemin oluşturulmalı.
Buradan, en başta kadınlarımız olmak üzere bütün halkımıza sesleniyorum: Kendi çocuklarımızın geleceği için duyarlılık ve hassasiyetle mücadele edelim. Bu çağrım sadece Kürtlere değil ezilen, ötekileştirilen, yok sayılan bütün halklaradır.


YAŞAR AKSU/COLEMÊRG