
Fransa’da Kürt kadınlarının Fransız partiler içerisinde çalışma boyutu neredeyse parmakla sayılır bir düzeyde. Bu nedenle genel milletvekili seçimlerinde Kürtler temsiliyetini bulamazken, son birkaç yıldır özellikle belediyelerde meclis üyesi ya da belediye başkanı yardımcısı düzeyinde Kürt kadınları siyaset alanında görülmeye başladı. Meral Jajan, Ile De France bölgesinde bulunan Creil şehrinin Belediye Başkan Yardımcısı olarak bu alanda bir ilki başarmış. Meral Jajan ile Fransa’da eğitim almış Kürt kadınlarının siyasal yaşamda karşılaştıkları zorlukları ve çalışmalarını konuştuk.
Siyasal yaşamınız ne zaman başladı?
98’de üye olarak Sosyalist Parti’nin yerel çalışmalarında görev almaya başladım. Sol bir gelenek içerisinden gelenlerin yakınlığı nedeniyle tercihim Sosyalist Parti oldu. Biraz da o dönem SP’nin eşitlik sloganı etrafında kendimi daha yakın bulduğum içindi bu. Bu alanda aktif bir üye olarak çalıştım. 2007 yılında şu anki belediye başkanı o dönem belediye başkan yardımcılığı yapıyordu. Seçimde aday olmayı tasarlıyordu. Oluşturduğu listede genç bir kadın olarak bana da yer vermek istedi. Ben bu çalışmaya dahil olduğumda bunu bireysel olarak algılamak yerine kendi toplumumun ihtiyaçları temelinde düşündüm. Aynı dönem teklifi kabul ederken diğer bölgelerden de Kürt adayların gösterilmesi gerektiğini savunduk. Nitekim diğer şehirlerde de Kürt adaylara yer verdiler. Ama onlar kazanamadı. Belediye başkanı birinci turu geçtiğinde ikinci turda seçilen 10 kişi arasında ben de vardım. Diğerleri belediye başkanının çok yakın; ta çocukluktan bu yana arkadaşlarıydı. Bir Kürt olarak bu listeden seçilmek onur vericiydi. 2 yıl sonra bölge bazında yapılan çalışmada seçildim. Yani benim hem Creil Belediyesi’nde hem de bölgede 350 şehri kapsayan alanda da çalışmam var. İki göreve sahibim.
Kendi toplumumuzun bu süreçte payı oldu mu?
Belediye Başkan yardımcılığı sürecinde toplumumuzda oy kullanabilenler desteklediler. Ama bizim toplumumuz Fransa’daki partiler içerisinde siyasal bir faaliyetten çok uzak bir yerde duruyor. Bir nevi bu süreç bütünsel olarak algılanamıyor. Şu an bulunduğum pozisyonda ben hem halkımın çıkarları, aynı zamanda bir Fransız olarak da burada yaşayan tüm toplumların ihtiyaçlarına dönük çalışmalıyım. Belediye’nin bu bölgede iyi bir hizmet sunması, eşitlikçi davranması, sosyal-kültürel projeleri desteklemesi yönünde elimden geleni yapmalıyım. Aynı zamanda ülkemde yaşanan sorunları, orada Kürtlerin yürüttüğü belediyecilik faaliyeti konusunda Fransızları aydınlatma gibi bir misyona sahibim. Ama kimi yerde halkımızın benden beklentileri bireysel bazda kalıyor. Ben bunu yapamadığım durumda bu algılanamıyor. Tek tek bireyler bazında ihtiyaçlara dönük bir çalışma anlayışı öncelikle siyasal bir misyonu olan, halk için hizmet vermesi gereken bir kurumda çalışma yürütmede ön tıkayıcı ve geliştirici bir yön taşımaz. Oysa bu bölgede kurumlarımız var. Bu kurumlarımızın geliştireceği sosyal ve kültürel projelerin belediye bazında desteklenmesi gereken bir pozisyondayım. Bu yönlü bir çalışma toplumumuzun bireysel ihtiyaçlarından daha önemli bir yerde duruyor. Bu bölgede çok sayıda halk yaşıyor. Bütün bunların ihtiyaçlarını da gözeten bir anlayışla belediye faaliyeti içerisinde yer alıyorum. Burada bir tecrübe de edindim. Ben bunu toplumumla paylaşmak, benim dışında insanlarımızın bu faaliyetlerde aktif olması için elimden geleni yapmak istiyorum. Aynı zamanda bizimle benzer süreçler yaşamış diğer halkların insanlarıyla projeler geliştirme amacındayım. Halen derneklerimiz belediyelerin sunduğu birçok olanaktan yararlanamıyor. Oysa tüm belediyelerin dernekler için özel fonları mevcut. Belediyeler kendi sundukları hizmetler dışında derneklerin bölge kültürünü, sosyal yapısını güçlendirmesi için katkı sunmaya hazır. Bu konuda Kürtler çaba harcamalı.
Tüm bu faaliyetleri yürütürken bir kadın ve anne olarak zorlanıyor musunuz?
Elbette çok zor. Çocuklarım küçük ve siyasal yaşamda olmak büyük bir enerji gerektiriyor. Fransa’da politikayla uğraşmak neredeyse emeklilerin işi gibi görülüyor. Genç ve anne olan bir kadının bu alanda faaliyet yürütmesi öncelikle aile desteğiyle sağlanabiliyor. Özellikle eşim bu konuda bana büyük bir destek sunuyor. Çocukların bakımı konusunda benden daha fazla zaman ayırıyor. Üstelik de kendisi de uzun çalışma saatlerine sahipken çalışmalarımı rahatlatmak amacıyla sorumluluklarını biliyor. Bu benim için çok önemli.
Bölgede bulunan Kürt kadınları konusunda projeleriniz mevcut mu?
Bölgede her kuşaktan Kürt kadın var. Yaşlılarımızı değiştirmek ya da onlarla yeni projeler yapmak belki daha zor ama özellikle genç annelerle buluşmak gerekiyor. Bizlerin büyüdüğü süreçte bizim için iki seçenek vardı; biri okuldu, diğeri ise ailemiz ve kültürel ortamımızdı. Şimdiki kuşaklar için ortam giderek bozuluyor. Anneler çocuklarıyla bağ kuramıyorlar. Kadınlar çocuklarıyla yaşadıkları problemleri kendi içlerinde taşıyorlar. Oysa bunu ortaklaşa aşmanın, yeni kuşakların eğitimleri, sosyal yapılarını güçlendirmek ve eğitime kanalize etmek için çalışmalıyız. Bu konuda bir öncülüğe ihtiyaç var. Gençlerin boş zamanlarını dolduracak aktiviteler de gerekiyor. Eğer gençler bizim geleceğimiz diyorsak bu konuda bir şeyler yapmaya ihtiyaç var. Özellikle genç annelerin bu konuda adım atması gerekiyor. Toplantılar düzenlendiğinde artık çocuklar gerekçe gösterilerek katılımdan vazgeçilmemeli.
Belediye çalışmalarınızda Kürt kimliğiniz sorun yarattı mı?
Belediye ile burada yaşayan Türklerin de ilişkileri mevcut. Özellikle derneklerle yaptığımız toplantılarda benim kendimi Kürt kimliğimle tanımlamam tepkilere neden oluyordu. Ülkemde kısıtlanan şey yaşadığım Fransa’ya taşınıyor. Bunu kısıtlamaya kimsenin hakkı yok. Burada her ulustan insan yaşıyor. Herkes kendi ulusal kimliğiyle kendini ifade ediyor. Ama Kürtler sözkonusu olduğunda burada kısıtlama devreye giriyor. Bunları zamanla aştık kanısındayım. Şu an kimliğimle bir çalışma yürütüyorum. Bugüne kadar kendi kimliğimle yürütmüş olduğum siyasal çalışmalarıma devam edeceğim. Şu an aynı zamanda yüksek lisans eğitimime devam ediyorum. Aynı zamanda anneyim. Bütün bunlar içerisinde bir kadın olarak siyasi çalışmalarıma ara vermeyi düşünmüyorum.
Meral Jajan, Amed-Erxenî doğumlu. 12 Eylül darbesinden sonra babası yurtdışına gitmek zorunda kaldı. Jajan da, 1982 yılında 4 yaşındayken Fransa’ya geldi. Creil bölgesinde büyüdü. İlk gelen kuşakların çocukları gibi o da daha kapalı bir alanda büyüdü. Kendi kültürüne daha yakın bir yerde büyürken eğitimini tamamladı. Finans alanında eğitim aldı. Bu alanda 7 yıl çalıştı. Evli ve üç çocuk sahibi.
SELMA AKKAYA/PARİS