Barış İçin Gençlik Dayanışması aktivistleri, Hatay’da Gezi direnişi sırasında katledilenlerin ailelerini ziyaret etmelerinin ardından Amed'e geldi. PKK’liler için Kulplular Yasevi’nde kurulan taziyeyi ziyaret eden aktivistler, DTK binası önünde basın açıklaması düzenledi. Koşuyolu Parkı’nda, “Gezi’den Lice’ye gençlik barışa köprü oluyor” pankartı ile polis kurşunuyla katledilen Uğur Kaymaz, askerin havan topuyla katledilen Ceylan Önkol, Roboskî’de savaş uçaklarıyla katledilenlerin resimlerinin bulunduğu ve Gezi direnişinde yaşamını yitirenlerin isimlerinin yazılı olduğu “Yürüyoruz” dövizleriyle DTK binası önüne gelen aktivistleri, HDK'liler, “Lice’den Gezi’ye halkların birleşik mücadelesi kazanacak” pankartıyla karşıladı.


Öcalan'ın paradigması
Grup adına açıklama yapan Barış İçin Gençlik Dayanışması aktivisti Rıdvan Öztürk, Gezi direnişinde ortaya çıkan ayaklanmanın Kürdistan ve Türkiye halklarının özgürlük mücadelesini kesiştirdiğini ve toplumsal barışın yolunu açtığını savunarak, "Gezi'de ortaya çıkardığımız birlikte yaşam pratiği, Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın demokratik, ekolojik, cinsiyet özgürlükçü toplum paradigmasının bir örneği olması vesilesiyle halkları yoldaşlaştırdı" dedi. Barışın toplumsallaşıp kalıcı hale gelmesi için AKP'nin barışa dair somut adımlar atması gerektiğinin altını çizen Öztürk, "Kürt halkıyla Gezi'nin taleplerini pazarlıksız ve acilen kabul etmesinin zorunluluk olarak gördüğümüzü beyan ediyoruz" diye konuştu. Gezi direnişinde yaşamını yitiren 7 kişiden 5'inin Alevi olduğunu, bunun da tesadüf olmadığını dile getiren Öztürk, "Bu aslında Alevilere yönelik inkar politikalarının en son aşamasıdır. Barış ancak ve ancak Kürdistan ve Türkiye halklarının eşitlik, özgürlük ve demokrasi taleplerinin anayasal güvence altına alınmasıyla mümkün olacaktır" dedi. 

AMED