Neden yıllardan beri demedi de, şimdi deyiverdi?
Yanıtlamadan önce, Taraf’taki “meydan muharebesinde” AKP yanlısı “saflarda” yer alan Yıldıray Oğur adındaki “genç sivil gazeteci”nin Genelkurmay açıklamasıyla ilgili yazısından kısaca söz edelim. Dünkü yazısında uzun uzun bir “Özel Harpçi”nin telefon konuşmalarını yayınlamış. Bunları da Ergenekon iddianamelerinden almış. Sonuçta bu alengirli şahsın Özel Harpçiliğini kanıtlıyor ve şöyle diyor: “Siz buna hala legal mi diyorsunuz?” Diyorlar. Hem de öyle böyle değil. Açıktan, resmi olarak diyorlar. Tekrar soralım; neden şimdi diyorlar?
Taraf yazarı sanıyor ki, o “Ergenekon” hala “AKP karşıtı” bir “Ergenekon”. Değil. Çoktan “yenilendi”. Yani, aslında tüm gövdesi, “içeri” düşmeyen ve “emekli” olmayan bütün kadroları görevlerinin başında. Yeni olan şu: “Derin devlet” Tayyip Erdoğan’ın “devletine” monte edildi. Şimdi o, yeni devlet adına, “derin devlet” olarak çalışıyor.
“Derin devleti” meşrulaştıran, legalize eden Genelkurmay açıklaması, bu “montaj” işinin tamamlandığını ilan etmiş oluyor. Artık derin olanının da, olmayanın da başındaki hükümet, AKP Hükümeti. Taraf gazetesi bağırıyor ama, “Ergenekon canavarını” bir vuruşta yere seren AKP Hükümetinden ses yok, nefes yok. Muhtemelen bu garip durumu soranlara Erdoğan, “benim Genelkurmay başkanım, benim ‘derin devletimin’ legal olduğunu söylemiş, iyi söylemiş“ diye cevap veriyor.
Ortada bir “devlet” varsa, onun “derin devleti” de mutlaka olur. Derin devleti olmayan ülke yoktur. Krizlerde, savaşlarda, iç savaşlarda, büyük felaketlerde devletleri Hükümetler değil, bu “derin devletler” yönetir. İç düşmana karşı “kanunların” ve “legal silahlı güçlerin” işe yaramadığı durumlarda, bunlar suikast, sabotaj, kundaklama, şantaj, insan kaçırma, uyuşturucu ve fuhuş yöntemleriyle “krizi” aşmaya çalışırlar. Devletlerin “legal araç ve yöntemlerle” bastıramadığı her türlü “tehlikeyi” “derin devlet” dediğimiz aygıt böyle bastırır.
Şu anda AKP Kürt sorunu dışında “duruma hakim”dir. “Derin devlet” onun emrindedir. Şimdilik. AKP kontrolü kaybettiği anda, o “derin devlet” AKP’ye de nizam verecektir. “Devlette devamlılık esastır” diye bir palavra var. Bilirsiniz. Bunun aslı şudur: “derin devlette devamlılık esastır”. O derin devlet aygıtını, “devlet” biçiminde ne gibi değişiklik olursa olsun, o devleti yönetenler devirdikleri güçlerin elinden devralırlar.
Kemalistler İttihatçıların “derin devletini” devraldılar. Menderes’in NATO emriyle kurduğu “derin devlet” CHP’den devralınanın geliştirilmiş biçimi oldu. “Askeri vesayete” son veren AKP’nin de kucağındaki “bebek” aynı derin devlettir.
Daha önce de yazdım; İkinci Dünya savaşında Amerikalılar işgal ettikleri Almanya’da Nazilere hizmet eden tüm “derin devlet” elemanlarını topladılar, Amerika’da eğitip, yeniden Almanya’da işbaşı ettirdiler. Türkiye’de de benzer bir şey oldu. Bildiğimiz “kontrgerillacı“ isim Türkeş’tir. Malum Türkeş Stalingrad savaşı öncesi Nazilerle işbirliği içindeki bir “derin devlet” elemanıydı. Savaştan sonra, “yalnızca kurmay subayların” gittiği ABD’ye kurmay olmadığı halde gönderilen tek subay Türkeş’ti, orada “yeniden eğitilmişti” ve “Nazi yanlısı” bu subay, geri döndüğünde NATO’cu bir “derin devlet” elemanı olarak işbaşı yapmıştı.
“Derin devlet” bir “alettir”. Alet aynı kalır, aleti kullanan “el” değişir.
Taraf yazarının şu andan itibaren Paris katliamında, bu derin devletin rolünü araştırmaya başlaması iyi olabilir. Çünkü Genelkurmayın açıklaması, aslında Paris Katliamını aydınlatan bir açıklamadır. “Derin devlet legaldir” açıklamasının anlamı özetle şudur: Geçici olarak tamir nedeniyle çalışmaları durdurulan Derin devlet yeniden hizmete başlamıştır.
Milletçe gözümüz aydın olsun!..
Genelkurmay’ın açıklaması: Derin devlet hizmettedir
Genelkurmay bir açıklama yaptı. Sizin, bizim ve pek çoğumuzun “kontrgerilla” dediğimiz, yargının ise “Ergenekon” olduğunu saptadığı, 1952 yılında NATO tarafından, tüm NATO ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de yaratılan “derin devlet” hakkında kesin, açık ve cesur bir ifadeyle, “bunlar vardır ve hepsi de legaldir” deyiverdi.