
DİHA Muhabiri Çağdaş Kaplan, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Yürüyüş Dergisi muhabiri Naciye Yavuz, Özgür Halk Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ömer Faruk Çalışkan ve Hêviya Jinê editörü Sultan Şaman için "tanıklık" yaptı. Tutuklu gazetecilerin yakınları ve çalışma arkadaşları, dün de Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya gelerek oturma eylemi yaptı.
Meslekleri yargılanıyor
Açılış konuşmasını yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, "Meslektaşlarımızın gazetecilik faaliyetleri nedeni ile yargılandığını düşünüyoruz" diye konuştu. Dicle Haber Ajanıs muhabiri Çağdaş Kaplan'ın babası Nesim Kaplan ise, "Çağdaş, emek gazeteciliği yapan genç bir gazeteciydi. Doğruları yazdığı için devlet tarafından hedef gösterildi" diyerek, oğlunun selamlarını iletti. Kaplan'ın çalışma arkadaşı DİHA muhabiri Güler Can da "Ben O'nun gazeteciliğine tanığım. Çok iyi bir adliye muhabiriydi. Adliyeleri çok iyi biliyor. Hep haber için geldiği bu adliyede yargılanacak" dedi. Kaplan'ın cezaevinden gönderdiği haberlerle cezaevlerindeki tecride sürekli dikkat çektiğini akran Can, "Çağdaş'ı tutukladılar, ama Çağdaş yazmaya devam ediyor. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi'nde O'nun haber kaynağı olan 36 avukat bulunuyor" diye konuştu.
İnsanların hayatı kararıyor
Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay için tanıklık yapan gazeteci Şükran Soner ise, "Meslek yaşamının hemen başında içeri alınan insanların hayatının karardığının kimse farkında değil" diyerek, 12 Eylül döneminde devlet tarafından hedef gösterilen gazetecilerin iş bulmakta zorlandığını anımsattı. Cezaevi koşullarına ve tecrit ile uygulanan işkenceye işaret eden Soner, "Rejimin demokrasi olup, fiilen demokrasi yaşanmaması 100'ün üzerinde tutuklu gazeteci olmaması ile doğrudan ilgili" dedi.
CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kağan Salıcı ve EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan'ın da katıldığı eylemde, Yürüyüş Dergisi muhabiri Naciye Yavuz, Özgür Halk Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ömer Faruk Çalışkan ve Heviya Jinê editörü Sultan Şaman'ı da yakınları ve çalışma arkadaşları anlattı. Eyleme, ESP Merkez Yürütme Kurulu üyeleri ile Emekli Sen üyeleri de destek verdi.
İSTANBUL
Gerçekler saklanamaz yürüyüşü
Dışarıdaki Gazeteciler Grubu, “KCK” adı altındaki operasyon ile tutuklanan meslektaşları başta olmak üzere hapisteki gazeteciler için yürüyecek ve “Değil 100, 1000 gazeteci de hapse atılsa gerçekler saklanamaz” diyecek.
Dışarıdaki Gazeteciler grubu, geçen yıl Aralık ayında “KCK” adı altında yapılan operasyonlar ile cezaevine atılan meslektaşları için yürüyecek. Gazeteciler yarın akşam İstanbul Taksim Meydan’ında buluşup, “içerideki gazetecilerin” fotoğraflarıyla Galatasaray Meydanı’na yürüyecek.
Tasmalı değil kelepçeliyiz
Çağrı metninde şöyle denildi: “Pozantı Cezaevi’ni, Roboskî Katliamı’nı, Kimyasal silahları, faili meçhulleri, gözaltında kaybedilenleri, ‘intihar etti’ denilen askerleri yazdıkları için, 24 Aralık 2011’de 36 gazeteci tutuklandı. Haklarında 800 sayfa iddianame yazıldı. Ve bir kez daha gördük ki ‘suçları‘ büyük: Sayfalarca haber yaparak, toplumdan gizlenmeye çalışılan gerçekleri duyurmak, tarihe not düşmek... Aynı ‘suçu’ işleyenleri geçmişte öldürerek, şimdi hapse atarak susturmayı deniyorlar. Geçmişte başaramadılar, bu kez de başaramıyorlar. KCK adı altında yapılan operasyonda tutuklanan ve beş aydır hapiste olan meslektaşlarımız, artık “içeriden” bildiriyor, parmaklıkların ardında olanları anlatıyorlar. Onlar içeride de susmayacaklarını kanıtladı, biz de Dışarıdaki Gazeteciler olarak hem onların yanında olduğumuzu hem de bizi susturamayacaklarını bir kez daha söylemek için meydana çıkıyoruz. KCK, Odatv, Devrimci Karargah ya da adı ne olursa olsun, aslında aynı operasyonla; değil 100, 1000 gazeteci de hapse atılsa gerçeklerin saklanamayacağını söyleyeceğiz bir kez daha. Gazetecileri karalayarak, aslında gerçeğin üstünü örtme çabasında olanlara, ‘Tasmalı değil kelepçeliyiz’ diyeceğiz. ‘Adaletsizliğin ve bu dönemde yaşananların tümünün tanığıyım’ diyenleri, susmayacaklarını haykırmak için yanımızda olmaya çağırıyoruz.”
İSTANBUL