Türk Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önceki gece itibarıyla koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden sayısının ikiye, vaka sayısının ise 191’e çıktığını ileri sürdü. HDP Koronavirüs Kriz Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Garo Paylan ise bu rakamların gerçeği yansıtmadığını, şu anda binler seviyesinde olduğunu söyledi.

HDP Koronavirüs Kriz Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Garo Paylan, vaka sayısının on binlere doğru çıkma olasılığının çok yüksek olduğunu belirtti.

Türk Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs vakalarına ilişkin önceki gece Twitter hesabından açıklama yaptı. Koca açıklamasında ”61 yaşında erkek bir hastamızı kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Bugün sonuçlanan testler, tedbirlerin çok zorunlu olduğunu gösteriyor. Tanı konup tedavilerine başlanan 93 yeni vakamız var. Hasta sayımız 191’e ulaştı. Riskin önünü birlikte keselim” ifadelerini kullandı.

Aykaç Yalman açıklanmadı

Bu arada eski Türk Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın koronavirüsten öldüğü doğrulandı, ancak resmi açıklamalara yansımadı. Pazartesi akşamı GATA, yeni ismiyle İstanbul Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi görürken hayatını kaybeden emekli orgeneral Yalman’ın (80) ölüm nedeninin koronavirüs olduğu yönünde iddiayı ilk önce Sözcü Gazetesi yazarı Saygı Öztürk gündeme taşımıştı. euronews Türkçe’nin edindiği bilgilere göre, Yalman’ın ölüm gerekçesi koronavirüs. Yalman’ın eşi de yoğun bakımda. Ölümünün ardından kendisine askeri bir defin töreni yapılmaması da buna bağlanıyor.

191 rakamı doğru değil

HDP Koronavirüs Kriz Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Garo Paylan, Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek aldıkları kararları ve önerilerini paylaştı. Paylan, ”Açıklanan rakamlarda vaka sayısı 200’e yakın. Benim tespitlerime göre bu rakam şu anda binler dahilinde ve on binlere doğru çıkma olasılığı çok yüksek. Bütün belirtileri gösteren hastalara şu an test yapılamıyor” dedi.

Paket sağlıkçıları kapsamıyor

Erdoğan’ın önceki günkü toplantısı ve açıkladığı pakete yönelik eleştirilerde bulunan Paylan, sağlıkla ilgili büyük bir sıkıntı yaşanırken bu toplantıya sağlık emekçileri; TTB ve SES’in  çağrılmadığını kaydetti. Meslek örgütlerinin çağrılmadığı bu toplantıda, sağlık alanındaki kaygıları giderecek öneriler de çıkmadığını belirten Paylan, emek alanından işçilerin emekçilerin seslerini duyuracak bir temsilci; DİSK ve KESK’in toplantıya çağrılmadığını vurguladı.

83 milyonun büyük çoğunluğunun işçi, emekçi, yoksul olduğunu ama açıklanan 100 milyar TL’lik pakette onlara bir kuruşluk destek olmadığını söyledi. Paylan, şöyle devam etti: ”100 milyar TL’lik paket, dolar karşılığı yaklaşık 15 milyar dolardır. Paketi gerçek farz edelim, karşılığı 15 milyar dolardır. ABD krize karşı parlamentosunda, kongresinde 1,5 trilyon dolarlık destek açıkladı. Almanya ile nüfus aynı, iktidar 15 milyar dolarlık paket açıklarken, Almanya 600 milyon euro destek açıkladı. Yani 40 katı. İspanya ve Fransa’nın paketleri 200-300 milyar euro, yani yaklaşık 20 katı destekler açıkladı. Halka doğrudan destekler açıklandı. Çünkü kötü yönetiliyoruz.

Kaynaklar savaşa harcandı

AKP iktidarı yıllardır kaynakları, saraylara, silahlara, savaşlara ve yandaşlara harcadı. Bir Plan Bütçe Komisyonu üyesi olarak söyleyeyim; şu anda kasa tamtakır. Sadece yandaşlara yarayacak bir paket getiriyorlar, işçiye emekçiye bu paketten kuruş destek yok. Vatandaş başka şeyler bekliyor. Bütün bütçe kaynaklarını sağlık için seferber edin.”

HDP’nin önerilerini bir kez daha yineleyen Paylan, ayrıca bütün sendikaları, STK’ları, meslek örgütlerini ve muhalefet partilerini dayanışma ağları örme çağrısı yaptı. n ANKARA

149 bin 382 iş yeri kapalı

Türk İçişleri Bakanlığı, Koronavirüs Tedbirleri Genelgesi kapsamında 149 bin 382 iş yerinin geçici süreliğine faaliyetlerine ara verdiğini bildirdi.

Boyner, Mavi, LCW, Yargıcı, İpekyol ve Beymen, Kiğılı, Network, Vakko, Marks & Spencer, GAP, Samsonite, Tumi, B&G, Faik Sönmez, Efor, Mudo, Roman, Twigy, Twist, Machka, Avva, Altınyıldız ve Lufian gibi birçok ünlü marka dün mağazalarını geçici olarak kapatacağını açıkladı.

Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) ise halk sağlığı için AVM’lerin kapatılmasını tavsiye etti.

Koç Holding şirketi Ford Otosan da birkaç gün önce yaptığı açıklamada, Kocaeli ve Eskişehir fabrikalarında üretime iki hafta süreyle ara verdiğini duyurmuştu.

Toyota da 21 Mart’tan 5 Nisan’a kadar üretimi durdurduğunu açıkladı.

ÖSYM sınavları erteledi

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi ÖSYM, koronavirüsü salgını önlemleri kapsamında 9 sınavın takviminde değişiklik yapıldığını açıkladı.

 
 

Neşeleri yerinde

Paketin, tam anlamıyla 'şirketlere milyarlarca liralık kalkan, halka abdest ve kolonya tavsiyesi' planı olduğunu belirten gazeteci Hakkı Özdal, "Saraylara koruma tedbiri, kulübelere abdest telkini ve kolonya!" dedi.

Mevcut iktidarın, Türkiye tarihinde eşine az rastlanır ölçüde açık, apaçık bir sınıf tavrı koyduğunu kaydeden Özdal, insani bir kriz durumunda dahi, emeğiyle, işgücünü ve zamanını satarak geçinenlerin değil; krizden etkileneceği düşünülen şirketlerin yanında durulduğunu ve bu hiçbir demagojik perde arkasına gizlemeye bile gerek duyulmadan ilan edildiğini söyledi. Erdoğan’ın, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na “Neşen yerinde” diye takılmaktan bile çekinmediğine dikkat çeken Özdal, duvar’daki yorumunda şöyle devam etti: "Aralarına geniş mesafeler konarak oturtulan sermaye temsilcileri bu latife karşısında bakanlarla birlikte gülüşmüştür. Bu patronların halen faal olan işyerlerine gidip gelen emekçilerin, servislerde, toplu taşımada nasıl bir ‘mesafe’ ile oturdukları hiçbirinin aklına gelmemiştir elbette. Sermaye sınıfı, devleti ve bürokratlarıyla birlikte benzeri görülmemiş bir katharsis yaşamıştır canlı yayında. Kapatılmayan AVM’lerin sahip ve ortakları, halen çalıştırılan fabrikaların sahipleri, sanayiciler, inşaatçılar, turizmciler, özel sektör kodamanları ve bunların siyasi temsilcileri, hiçbir işçi temsilcisinin olmadığı bir ortamda, virüs salgınının iktisadi ve siyasi fırsatlarının tadını çıkarmıştır; 'neşeleri yerinde' olarak…"

Türk devleti fırsat olarak görüyor

Türk devletinin, sermaye sınıfı ve bürokrasisiyle birlikte, bu salgını bir fırsat olarak gördüğünü ilan ettiğinin altını çizen Özdal, şunları ifade etti: "Ekonomik krizin yol açtığı çöküntüler, İdlib fiyaskosu, bunlara paralel olarak halk sınıfları nezdinde görülen destek çözülmesi ve eşzamanlı olarak alternatif çıkışlar, restorasyon arayışları gibi sorunlar karşısında Saray rejimi; yanıltıcı olmaya çok açık, geçici ve riskli bir zaman kazanmış gibi görünüyor. Kalıcı ve gerçek çözümler üretmek konusunda eli kolu bağlı olan rejim, virüs salgınının, hem ekonomik sorunların hem de siyasi tıkanmışlığın önünü açacak bir fırsat penceresine dönüşmesini umuyor."

Tablo, beklentilerinin aksine

Tablonun, bu beklentinin hilafına olacak şekilde ağırlaşma eğilimine işaret eden Özdal, şunları ekledi: "Bu ‘istikrar kalkanı’ ayininden saatler sonra Sağlık Bakanı, gerçeğin ancak bir kısmını gösterse de onun gücü hakkında fikir veren yeni sayılar açıklıyor. Vaka sayısının geometrik olarak arttığı (neredeyse her gün iki katına çıkıyor), artık ölümlerin başladığı ve devam edeceği anlaşılıyor. Sağlık sisteminin bu yükü ne kadar taşıyabileceği, ev kredilerini genişletmek gibi ‘önlem’lerin salgına karşı ne kadar faydalı olabileceği gibi aslında cevabı belli sorular, gerçek hayat tarafından daha sık ve yakıcı olarak gündeme getirilecek. Türkiye, tarihsel bir kriz anında, neo-islamcı iktidar ve onun arkasında hizalanmış sermaye kesimlerinin, kendi ikballeri dışında hiçbir değer tanımayan fırsatçılıkları tarafından esir alınmış durumda. Sahabe menkıbeleriyle avunacak, meselenin 'birkaç hafta içinde çözüleceği' varsayımıyla yapılmış patron kurtarma planlarıyla vakit kaybedecek lüksü yok. Ülke dün, bizzat onu yönetenler tarafından açık bir sınıf karşıtlığında resmedildi. O halde çözüm de sorunun olduğu yerde aranmalı: Saraylar ve kulübeler…"

Dolar 6.54 TL'yi aştı

Türkiye’de dolar/TL kuru, Ağustos 2018’den bu yana ilk kez 6.52'nin üzerine çıktı.

Borsa İstanbul'da işlemler 0,74 kayıpla 84 bin 940 puandan başlarken; sonrasında gelen alımlarla BIST 100 Endeksi'nde kayıplar azaldı. Saat 10:23'te BIST 100 endeksi, yüzde 0,25 kayıpla 86 bin 348 puandaydı, öğleden sonra yeniden 84’lere geriledi.

Dolar/TL kuru, 19 ay sonra 6.50'nin üzerine çıktı. Kur, saat 14.06’da 6.5425 seviyelerinde bulunuyordu. Aynı dakikalarda Euro/TL ise 7,045 seviyelerinde.

Dolar/TL kuru son olarak Ağustos 2018’in son günlerinde 6,50 seviyelerinin üzerine tırmanmıştı.

Brent petrolün varil fiyatı, koronavirüs endişeleri ve Suudi Arabistan'ın arz yönündeki açıklamalarının etkisiyle 2003’ten bu yana ilk kez varil başına 25 doların altını test etti. Fiyatlar dün bir miktar toparlandı ve yeniden 25 doların üzerine çıktı.

İşçi ve emekçi zarar görecek

İktisatçı Prof. Dr. İzzettin Önder, Erdoğan'ın açıkladığı paketin, geri dönüşü olmayan bir tahribata yol olacağını, işçi ve emekçilerin zarar göreceğini söyledi.

Prof. Önder, "Şimdilik sadece sermaye kurtarıldı, rahatlatıldı. 'Sermaye emekçilere iş verecek olandır, kurtarılmalıdır' şeklinde yaygın bir kanı var, hayır öyle değil" dedi. BİA’dan Uğur Zengin’e konuşan Prof. Önder, şunları ifade etti: "Büyük bir salgın karşısında -insanlar zaten panik havası içerisinde- daha da çok kredi ertelemeleri gerçekleştirilerek işverene avantaj sağlandı. İşten atılan işçiler ne olacak? Firmalara işten işçi atmayın tavsiyesinde dahi bulunulmadı. Şimdilik sadece sermaye kurtarıldı, rahatlatıldı. Burada çok ciddi bir fırsatçılık ortaya çıkacak. 30 elemanı varsa 25'ine izin verecek, işten atacak. Geri dönüşü olmayan bir tahribata yol olacak. İşçi ve emekçi zarar görecek. Onun dışında detaylarda bizim bilmediğimiz ne sorunlar var bilemiyoruz. Ulusal mücadele boyutu yok, kısmi mücadele var. Bunun bir faydası olacağını sanmıyorum. İnsanlar daha da hastalanacak, hizmetlere ulaşmak zorlaşacak. Sağlık tedbirlerinde yuvarlak, sermaye desteğinde net konuşuldu. Piyasa ne kadar canlanabilir bunu bilmiyorum. Sermayeyi bu kadar güçlendirmek yerine evde kalanları desteklemek gerekiyordu."