RAMAZAN MARANKOZ/GİESSEN

Almanya’nın Giessen kentinde yaşayan Kürdistanlı Selahattin Turgut ve ailesi bir yıldır Türk turizmi ve ürünlerini boykot ediyor.

Aslen Mêrdîn’in Mîdyad ilçesinden olan Turgut’un mesleği terzilik. 1993 yılından bu yana Almanya’da yaşıyor. Geçtiğimiz yıl artan Türk devlet terörü nedeniyle Türk turizmi ve ürünlerini boykot etme kararı alan Turgut kararını ailesi ile paylaşır. Ailesi de destek verir. Selahattin Turgut, Avrupa’daki her Kürt’ün boykota katılmasını, seçimlere ilişkin ise herkesin oyunun değerini bilerek kullanması gerektiğini ifade etti ve “Bir oy Dehaq’ı tahtından edebilir” dedi.

Bahanelere gerek yok

“Bizim TV’ler ve medya ilan etmeden daha bir yıl önce başlamıştık boykota. Biz aile olarak içimizde başlattık” diyen Turgut, “Turizm, Türkiye’ye gidiş gelişler, giyimden gıdaya kadar her türlü boykota uyacağımızı söylüyoruz. Hata yapmamak için de elimizden geldiğince dikkat etmeye çalışıyoruz. Bu boykota tüm Kürtlerin de uymasını bekliyoruz. Ama ne yazıkki çoğu kişi uymuyor. Çeşitli bahaneler öne sürüyorlar; ‘Sürekli Türkiye’ye gidiyoruz, oradan kopamayız‘ gerekçesiyle malları/ürünleri ucuz bulduklarını veya ‘bulgura, zeytine alıştık‘ gibi bahaneler öne sürüyorlar. Ben de diyorum insan bunlar olmadan da hayatını sürdürebilir. Geçtiğimiz günlerde LIDL’a İtalyan zeytini gelmişti, onu aldım. Ya da Yunan zeytini alıyorum. İlla Türk malını alacağım diye bir şey yok. Bu konuda ‘bir kişiden ne olur’ deniliyor. Avrupa’da bir milyona yakın Kürt var. Sözkonusu Türk mallarına her bir Kürdün aylık 100 Euro harcama yaptığını düşünün ve döviz hesabını çıkarın ne kadar büyük bir miktar çıkıyor. Bunu önemsemek gerektiğini düşünüyorum” vurgusunda bulunuyor.

İspanya isotu evde Türk malı çıkarsa

Turgut, markete girince üzerinde etiket yoksa ürünün nereden geldiğini sorduğunu ifade ederek, “Türk malı değilse alıyorum. Geçenlerde markete girdim, herkes isot alıyor. Ben de alayım dedim. Baktım, üzerinde etiket yok. Kasaya gittiğimde sordum, dediler; ‘İspanya malıdır‘ ben de aldım. Eve gittiğimde dediler kesinlikle bu Türk malı. O şekilde isot iade edilmeyeceği için etmedim. Bir dahaki gidişimde uyarılarda bulundum, eğer Türk malıysa ‘Türk malıdır’ diyeceksiniz diye” gündelik hayatta karşılaştıklarını paylaşıyor.

‘Oyumuzun kıymetini bilelim’

Selahattin Turgut, seçim sürecine ilişkin düşüncelerini de dile getiriyor: “Her oy önemli. Herkes oyunu kullanmalı. Bu şiarla hareket edersek daha iyi olur diye düşünüyorum: ‘Bir oy diktatör düşürür‘, ‘bir oy Dehaq’ı tahtından edebilir‘,‘bir oy zalimin sonunu getirebilir‘ bu şekilde düşünürsek oyumuzun değerini ölçebiliriz. Herkes bu niyetle sandığa gidip oyunu  kullanmalı. Bir oy bizim çok önemli.

Anketlere baktığımızda HDP’nin oyu yüzde 10-11 civarında gösteriliyor. Hileler de var. Hileleri bertaraf etmek için oyumuzu kullanırsak yüzde 13-14 bandındaki oyumuzdan yüzde bir ya da iki oy da çalsalar biz yine barajın altında kalmayız. Avrupa’dan çıkacak fazladan 100 fazla oy İstanbul, İzmit, Adapazarı gibi yerlerde bir milletvekili çıkarıyor. Bunu da böyle görmek gerek. Herkesin oyunu değerini bilmesi lazım. Kullanılmadı mı değeri yok. Kullanılırsa o değere sahip çıkılır.”