Fotoğraf alanındaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı bildiri yayınlayan 100’ü aşkın kadın fotoğrafçı, “Fotoğrafa konu edilen ayrımcı dili teşhir ve protesto edip takipçisi olacağız. Gerektiğinde kurucu, yönetici, katılımcı veya izleyici olmamayı seçerek boykot edeceğiz“ dedi.

103 kadın fotoğrafçı, fotoğraf alanında kadınların yetersiz temsiline itiraz etmek için ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı bildiri yayınlayarak imza kampanyası başlattı.

“Kadınların erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü her yerde olduğu gibi fotoğraf alanında da yetersiz temsili, yüzyıl önce nasılsa bugün de gündemimizde. Üretim kriteri ile baktığımızda, kadın fotoğrafçılar her alandalar ve üretiyorlar. Fakat karar verici konumlarda, sergilerde, yayınlarda yok denecek kadar az temsile/görünürlüğe sahipler veya hiç yoklar! Durum böyleyken hemen hemen tüm erkek fotoğrafçılar, küratörler, akademisyenler, kurum yöneticileri bu konudaki eleştirilere hak verdiklerini ve bu konuda hassas olduklarını ifade ediyorlar. Öyleyse, nasıl oluyor ve ne oluyor da, sonuç böyle oluyor?” diye soran kadın fotoğrafçılar, bildirilerinde şu ifadelere yer verdi:

   

“Fotoğrafla ilişkilenen, fotoğrafı bir ifade biçimi olarak kullanan veya fotoğraf çekerek hayatını kazanan bizler; kadınların yaşam alanlarını daraltan, kadın bedenini fotoğraflarında nesneleştiren, kadının özne olduğunu ısrarla görmezden gelen eril bakış açısının değişmesi gerektiğini biliyoruz. Bunun için emek vermekten vazgeçmeyeceğiz.

“Bizler, toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlik ve ayrımcılığı dert edinen; cinsiyetçiliğin, hiyerarşinin, ırkçılığın, milliyetçiliğin kullandığı dil dışında bir dil üretmeye çalışan; ikili cinsiyet sisteminin tanımları ve algılarıyla sınırlanmayı reddeden fotoğrafçılar olarak buradayız ve fotoğraf alanındaki bu eşitsizliğin takipçisiyiz.

Bundan böyle fotoğraf alanında;

lHer türlü kurumsal yapılanmada (dernek, vakıf, kulüp, federasyon vb.),

* Organizasyon yönetimlerinde (karma sergi, çalıştay, sempozyum, festival, konferans vb.),

* Planlanan faaliyetlere davet edildiğimizde (sergi, panel, konferans, çalıştay, sempozyum, festival, jüri grupları, akademi vb.),

* Fotoğrafa konu edilen kadınlık ve toplumsal cinsiyet temsillerinde, cinsiyet kimlikleri ve yönelimlerine dönük eşitlikçi ve pozitif ayrımcılık içeren yaklaşımı açıkça göremediğimiz durumlarda bu ayrımcı, dışlayıcı faaliyetleri ve dili teşhir ve protesto ederek ayrımcılık giderilene kadar takipçisi olacağız. Gerektiğinde kurucu, yönetici, katılımcı veya izleyici olmamayı seçerek boykot edeceğiz.

* Fotoğraf alanındaki faaliyetlerde bugüne kadar hassasiyet gösterilmeyen cinsiyet kimliği ve yönelimine dayalı eşitsizliği giderecek politikaları ve mekanizmaları hayata geçirmek, ortak çalışma ve üretme kültürünü geliştirmek, fotoğraf dünyasının ilk gündemi olmalıdır.”

HABER MERKEZİ