Mayıs ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken Fransa Cezayir kökenli "El Kaideci" Merah’ı konuşuyor. Ortadan şaşalı bir operasyonla kaldırılan Merah hakkında "çifte ajan", Fransız istihbaratıyla bağlantı, ABD ile bağlantıya kadar birçok iddia ortada dolaşıyor. Çokça sorulan sorular arasında; Pakistan, Afganistan, Suriye, Irak, Ürdün ve İsrail’i dolaşan Merah’ın bu parayı nereden getirdiği ya da bu ülkelere bu kadar kolay nasıl vize aldığı sorusu!
Fransa’da çıkan "Le Point" dergisine göre Muhammed Merah’ın kurban olarak gözüne kestirdiği müstakbel "hedefler" arasında "Müslüman asıllı bir Fransız istihbarat elemanı" da bulunuyor… Bu haber, Merah’ın Fransız istihbaratı ile olan yakın ilişkisinin somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Merah’ın son Yahudi okulu cinayetinden sonra ölüm listesine dahil ettiği "Müslüman asıllı ajanın"; Fransız istihbaratında kendisiyle doğrudan temas kuran şahıs olduğu ayrıca öne sürülen varsayımlar arasında. Sorular ve varsayımların toplamı mevcut iktidara dayanıyor. İktidar ise ırkçı söylemin dozunu yükselterek radikal İslam örgütleriyle bağlantılı olduğunu belirttiği onlarca kişiyi gözaltına aldı. Polis kontrolleri, ev baskınları tüm hızıyla sürüyor. Sınırdışı edilmek istenenler anında mahkeme karşısına çıkarılıp ülkelerine gönderiliyor. Operasyonları izlerken ihmal edilmemesi gereken bir nokta ise mutlaka seçim anketlerinin kontrol edilmesi gerektiği! Nihayet operasyonların da verdiği kuvvetle Sarkozy, sosyalist aday François Hollande ile anket farkını kapattı. Bu fark ırkçı söylemlerin dozunun yükseltilmesi, sendikalara karşı ağır söylemler, güvenlik politikası, anti-İslam tezi.... derken anket sonuçları beklenen düzeye yükseltildi. Muhtemelen önümüzdeki günlerde Hollande’ın önüne geçmek için Sarkozy’nin yeni hamleleriyle karşılaşacağız...
Fransa’da solun adayı François Hollande, seçimi kazanabilir mi? sorusu son iki ay içerisinde sıkça soruldu. Bu gündem hala geriye düşmüş değil. Diğer taraftan Fransa'nın Avrupa siyasetindeki yeri ve etkisi düşünülürse bu meselenin aynı zamanda bir Avrupa meselesi olduğunu düşünenler de çoğunlukta. Fransa ve asıl olarak da Avrupa siyaseti sağa eksen kıralı çok oldu. Bu sağ bloğun gerisinde büyük finansal anlaşmalarda yer alıyor. Örneğni Merkel ve Sarkozy Avrupa'daki ekonomik krize çare bulmak için "AB Mali Paktı"nı ilan etmişti. Giderek krizin girdabına giren bir Avrupa profili varken Avrupa sermayesinin istikrarı bozacak bir hamleyi kabul etmesi mümkün gözükmüyor. Özellikle Hollande’ın AB Mali Paktı’nın iptali için sarfettiği sözler sermayeyi rahatsız etmişti. Hollande, "Merkel, zaten Sarkozy'yi destekliyor" demişti. Daha açık bir ifadeyle Hollande’ın 60 maddelik hedefler planında sermayeye dönük önerileri finans çevrelerini çoktan kaybetmesine yol açtı. Bu nedenle büyük varlık sahipleri ve büyük firmalar Hollande'ın bazı önerilerinin kendileri için ekonomik felaket getireceğini düşünüyorlar. Hollande, adaylığını açıkladığı ilk konuşmada "eşitlik" ve "finansal düzenleme" kavramlarını birincil hedef olarak açıklamıştı. Büyük firmaların vergilendirilmesi ve uzun zamandır sahip oldukları bazı imtiyazların gözden geçirilmesi, kamu bankalarının daha etkin yapılandırılması vb Hollande’ın önerileriydi. Bu önerilere sermayenin göstermiş olduğu tepkiler ise seçimlerde sermayenin tercihinin Sarkozy’den yana olacağını şimdiden ortaya koydu.
Sarkozy’nin sermayenin desteğini alması kendi başına yeterli gelmedi. Bu nedenle yaratılan gerilim konjektüründen oy kazanmanın derdinde. Bunun için yeni doğan bebeği bile iş başında… Burjuva siyaseti, kapitalizmin kendini yeniden üretebilmesi ve sistemin bekasıyla ilgilidir. Ve doğal olarak, bunca çetrefil işlerin üstesinden gelmesi gereken burjuva siyasetçi Sarkozy’nin siyasetinde, insani değerlere, hümanizma, ahlak, vicdan gibi 'lüzumsuz' şeylere yer yoktur! Fransız Devrimi ile hayatımıza giren burjuva demokrasisinin siyasetçi profilini veren Joseph Fouche, Makyavel'in ‘çağdaş' versiyonu ve Makyavelist siyaset felsefesinin tamamlayıcı figürüdür. Makyavel ve Fouche tarzı siyaset bahsinde başarılı olanlar, burjuva siyasetinde ‘en makbul siyasetçi' tipi sayılırlar. Makyavel denildiğinde akla ilk gelen şey, "Amaca ulaşmak için her yol mübahtır" sözüdür. Son birkaç hafta içerisinde Fransa’da yaşananlara bakıldığında ise Maryavel Sarkozy’nin yanında çırak kalır!
Gerilim stratejisi ve siyaset!
Fransa Gündemi