Tunceli Valiliği’nin 4 Ağustos 2016 tarihli basın açıklamasında “teröristlerin tarafından gelen ateşe maruz kalan” ve “güvenlik güçleriyle işbirliği yapan” vatandaş olarak sunduğu A. Yıldız, o günün detaylarını gazetemize anlattı.


Halkın da desteğiyleymiş!

Dersim-Hozat yolu üzerinde, Geyiksuyu Jandarma Karakolu’na yakın bir bölgede, 3 Ağustos 2016 günü HPG gerillaları ile Türk devlet güçleri arasında çatışma çıkmış, ertesi gün Tunceli Valiliği bir açıklama yayınlamıştı. Açıklamada, çatışmanın gerillaların taciz ateşi neticesinde çıktığı, çatışma ardından ise bir vatandaşın Geyiksuyu Jandarma Karakol Komutanlığı’na başvurarak “teröristlerin bulunduğu taraftan araca ateş açıldığını söylediği” belirtilmişti. 


‘2 gerilla uyardı: Gitmeyin’

 “O aracın” şoförü, gazetemize konuştu. O gün araçta Yıldız ailesinin dört ferdi, E. Yıldız, İ. Yıldız, S. Yıldız ve kendisinin bulunduğunu aktaran A. Yıldız, devam etti: “4 kişi, Ovacık’tan, vadi boyundan Hozat’a doğru seyir halindeyken, Geyiksuyu Karakolu’na 1-2 kilometre kala, saat 17:30 sıralarında 2 gerilla yola inip ‘Devam etmeyin, çatışma var, geri dönün’ dedi. Ben aracı yeniden Ovacık’a doğru çevirdikten sonra gerillalar gözden kayboldu. Araçla iki üç adım ilerlemiştik ki, kurşunlar isabet etmeye başladı. O esnada sol ön lastiğin patladığını fark ettim ama ona rağmen ilerlemeye devam ettim. 300-400 metre sonra yol kenarında durup bir menfeze sığındık.”


Ambulansı da engellediler

Çatışmanın tahminen 30-40 dakika kadar sürdüğünü belirten Yıldız, o esnada 155 ve 156’yı arayıp durumu anlattığını ama “Hiçbir şey yapamayız” dediklerini söyledi. Bu sırada araçtaki S. Yıldız’ın şok ve sinir krizi geçirdiğini, durumu ağırlaşınca 112’yi aramak zorunda kaldıklarını anlatan A. Yıldız, ambulansın da jandarma ve polisin izin vermemesi dolayısıyla gelemediğini söyledi. 


Mecburi ifade!

Araç şoförü, şöyle devam etti: “Silah sesleri kesildikten sonra Geyiksuyu Karakolu’ndan bir komutan beni arayarak çatışmanın sona erdiğini, Hozat tarafına devam edebileceğimizi söyledi. Ben komutana onlara güvenmediğimi, köyden birinin gelmesini istediğimi söyledim. Geyiksuyu’ndan bir köylünün bize doğru gelip lastiğimizi değiştirmemize de yardımcı olmasını rica ettik. 10 dakika sonra az önce yanımızdan gidenlerden biri geri dönüp yardımcı oldu. Birlikte Geyiksuyu’na gittik. Vardıktan sonra JÖH’ler bize ifade vermemiz gerektiğini söyledi, karakola gitmek zorunda kaldık.”


Gerilla bize niye ateş etsin?

Gerillaların canlarını tehlikeye atmak pahasına yola inerek onları çatışmalı bölgeye gitmemeleri konusunda uyardığına dikkat çeken A. Yıldız, karakolda da kurşunun gerillalar tarafından geldiğini söylemediklerini, aksine “yüksek tepelerden” geldiğini söylediklerini belirtti ve ekledi: “Gerilla bize niye ateş etsin ki?” Genelkurmay ise açıklamasında, hem kurşunun gerillalardan geldiğini tespit etti(!) hem de A.Y. ve diğer Yıldız ailesi mensuplarını “teröristlere karşı orduyla işbirliği yapan vatandaşlarımıza” dönüştürdü.


OSMAN OÐUZ/HABER MERKEZİ